Suriye’de barışın sağlanması önerilerini oluşturabilmek için öncelikle;

Suriye’de barışın sağlanması önerilerini oluşturabilmek için öncelikle; savaşan ülkelerin gerekçeleri, mevcut durum tespiti ve böyle giderse nasıl bir sonuca gideceği ile gidişatın nasıl değiştirileceği irdelenmelidir. Şimdi her konuyu ayrı bir başlıkta inceleyelim.

Suriye savaşan ülkelerin gerekçeleri

Suriye savaşının uzaması ABD ile Rusya’nın Ortadoğu hâkimiyeti için Suriye üzerinden kapışmalarıdır. Rusya uzak bir kıtadaki ülkenin kendi sınırlarının bitişiğinde ve yakınındaki ülkelerde, ABD’nin söz sahibi olmasını istemiyor. ABD ise süper güç olmanın rahatlığı ile her ülkeye karışma ayrıcalığını kaybetmek istemiyor. Dünya ülkelerinin büyük bir kısmı (koalisyon güçleri) ABD tarafında yer alıyor. İran, Suriye rejim yönetimi ve Lübnanlı Şii Hizbullah ise Rusya tarafında duruyor. Türkiye bu kamplaşmada, iki taraftan birine katılmak yerine üçüncü bir taraf oluşturmayı tercih etti. Bu tercihin soncu olarak sadece uzaktan desteklemek yerine, bizzat silahlı güç ile çatışmalara “Fırat kalkanı operasyonu” doğrudan katıldı. Fırat kalkanı operasyonu ile Türkiye fiilen ve resmen üçüncü tarafı kurdu.

***

Üçüncü tarafta, maalesef bizi askerleri ile destekleyen bir ülke yok. Sadece manevi destek veriyorlar. Türkiye, Ortadoğu ve tüm Müslüman ülkelerde; ne ABD’nin ne de Rusya’nın söz sahibi olmasını istemiyor. Müslüman ülkelerin kendi aralarındaki sorunları, Müslüman ülkeleri arasında çözmelerini istiyor. Bu nedenle de Türkiye her fırsatta ve ortamda, ABD ve Rusya’ya rağmen “dünya beşten büyüktür” diyor. Doğru taraf, Türkiye’nin durduğu taraftır. Allah c.c. da Müslümanların Türkiye’nin durduğu tarafta olmasını ister bence. Birinci dünya savaşında Osmanlı, iki batılı gruptan birinin tarafında, ittifak devletlerinin yanında yer aldı. Savaşı kaybetti ve dağıldı. İkinci dünya savaşında Türkiye tarafsız kaldı. Ancak savaş sonunda oluşun gruplardan, ABD’nin başını çektiği, NATO ülkelerinin yanında yer almak zorunda kaldı. Çünkü Rusya’nın başını çektiği VARŞOVA PAKTI ülkelerinin yanında yer almış olsa idi; Rusya Kırımda, Suriye-Lazkiye’de olduğu gibi kalıcı olarak İstanbul’a yerleşecekti. Tarafsız kalsa idi de, savaş çıkartarak işgal edecekti. Çünkü boğazları kontrol altında tutmak istiyor. Türkiye bu çekince ile NATO’ya girmek için çok büyük çaba sarf etti. Kore savaşında, NATO’nun yanında savaşa girdi. Sonra NATO’ya katıldı.

***

Bu gün ise alttan alta, üçüncü bir tarafı, ABD ve Rusya’ya karşı oluşturmak istiyor. En büyük fiili adım ise Fırat kalkanı operasyonudur. Hem ABD hem de Rusya bu hakikati biliyor ve ona göre hareket ediyorlar. Bu yüzden birçok konuda ortak hareket ediyorlar. Bu birliktelik daha da artacak gibi gözüküyor. Türkiye ise her iki tarafın çıkarlarını çarpıştırarak aradan sıyrılmak istiyor. Çünkü Türkiye yönetimi, Müslüman ülkelerin dıştan müdahalelere kapalı olmasını, İslam ordusunun kurulmasını istiyor. Ama içten içe çok sevinseler de, çok isteseler de, İslam ülkelerinden hiçbiri Türkiye’ye açık bir silahlı destek vermiyor, veremiyorlar; ABD ve Rusya’nın hışmına uğramak istemiyor. Aslında Türkiye’de yıllarca böyle yaptı, ancak Sayın Cumhurbaşkanımızın sadece kişisel cesareti ile “dünya beşten büyüktür” denilerek, daha adil bir dünya kurulması için üçüncü taraf oluşturma girişimlerini başlattı. Eğer Cumhurbaşkanımız ölürse; korkarım, “dünya beşten büyüktür” diyen bir lider kaymayacak. Bu düşünceyi Türkiye halkına ve diğer Müslüman halklara benimsetmek ve yaygınlaştırmak için Arapça, İngilizce ve Türkçe, “dünya beşten büyüktür”, pankartı olan tişörtler basılıp, Türkiye’de ve dünya da satılmalıdır. Dünyada kamuoyu oluşsun. Hatta herkes yılbaşı hediyesi olarak bu tişörtü hediye etmeli kampanyası başlatılabilir. Sivil inisiyatif 

Suriye’de mevcut durum ve muhtemel sonuçları bir daha ki yazıya inşallah…