3060 Defa Okundu

Dezenformasyon geçmişte de günümüzde de sıklıkla kullanılan bir yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır. Sosyal medya ile birlikte yalan bilginin yayılması ise oldukça kolaylaştı.

Terör örgütlerinin propagandasından tutun da siyasilere yönelik algı operasyonuna kadar yapılan dezenformasyon ne yazık ki artarak devam ediyor.

Sosyal medya ile birlikte habere ulaşma anlayışı da değişti. Çoğu internet kullanıcıları gündemdeki gelişmeleri sosyal medyadan takip ediyor.

Gerçek algısı ise sosyal medya kullanıcılarının bir habere kattığı yorumla birlikte zarara uğruyor.

Yalan bir haberin doğrusunun ortaya çıkmasından sonra da kişiler üzerinde etkisinin devam ettiği yönünde ortaya konulan bir gerçeklik var.

İnsan zihnini daha kolay etkilemesi sebebiyle de görsellerin dezenformasyonda daha fazla kullanıldığı da hatırlatmada yarar bulunuyor.

Özellikle günlük  siyasi tartışmalar arenasına dönen sosyal medyada insanların hassas oldukları her alanda dezenformasyon çalışmaları yapılıyor. Özellikle son zamanlarda buna örnek olarak mülteciler konusunu verebiliriz.

Toplumu hakikat anlayışından uzaklaştıran bu durumdan gerektiği gibi rahatsız olunmaması da diğer önemli bir nokta.

“Kim neye inanmak istiyorsa inanıyor” yerine “Kişi için sadece bir doğru vardır, o da gerçek neyse odur” cümlesini ölüm eşiğinden kurtarabilir miyiz bilmiyorum ama bunun için uğraş verilmesi bireysel değil toplum değerlerimiz açısından oldukça önemli bir nokta.

Bireylerin bilinç düzeylerinin arttırılması için elbette devletin çalışmalar yapması gerekiyor.

Ancak kişilerinde bilgilenmeyi istemesi gerekiyor.

Kişinin öncelikle dezenformasyonun insanlığa nasıl büyük bir zarar verdiğini çok iyi kavraması şart.

Sosyal medyada bot hesaplar tarafından yayılan nefret söylemlerinin de toplum içerisinde kaos çıkarmak için kullanıldığını da unutmamak lazım.

Manipülasyon, provokasyon amacı taşıyan dezenformasyon ile mücadeleye ise sadece bizler değil gelecek nesiller açısından da önem vermek elzem.

Her şeyden önce nezaket ve birlikte yaşama kültürünü yok eden sosyal medyada yüz yüze gelince söylenmeyecek her şey dile getirilebiliyor.

Eleştirilerin dili kültür seviyemizi çok aşağılara çekiyor.

Öte yandan sosyal medya da ülkeler arası dezenformasyon yöntemiyle bir savaş verildiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Teknolojik gelişmeler hayatımıza katkı sağladığı sürece değerlidir.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’a geçtiğimiz günlerde sosyal medya ve internet haberciliğine ilişkin düzenlemeleri içeren Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi soruldu. Bozdağ "Sosyal medya yasası geniş kapsamlı bir yasa. Bu alanı bir zapturapt altına almayı da hedefleyen bir yasa. Yalan haber yayanlarla ilgili ağır da müeyyideler getiren bir yasa. Yürürlüğe girdiğinde ne kadar etkili olduğunu göreceğiz. Ulusal hukuk ve ulusal yaptırımlarla bu alanda istenilen neticenin alınması mümkün gözükmüyor. Esasında burada uluslararası bir sözleşmeye, sözleşmeci her devlete de yükümlülük getiren hükümlere ihtiyaç var." demişti.

Sosyal medyayı kötü amaçlı kullanmayan kimsenin korkmasına gerek yok!

Son olarak Siberay'ın sosyal medyada bilgi kirliliğine karşı önlemlerini de sizler ile paylaşmış olalım.

-Kaynağı doğrulayın

Bilgiyi paylaşan kişi ya da kaynak çok önemli.

Sosyal medya kullanıcılarının gerçek olup olmadığına dikkat edin.

Web siteleri için ise site adını ve linkleri kontrol edin.

-Sadece başlığa bakıp geçmeyin

Paylaşılan bilgilerin doğruluğunu kontrol etmek adına tamamını okuyun.

Kaynaklarınızı çeşitlendirerek güvenirlik açısından daha iyi fikir sahibi olun.

-Tarihe dikkat edin

Paylaşılan bilgi ya da haberin ne zaman paylaşıldığına dikkat edin.

Destekleyici bilgileri araştırın

Gerçekleri doğru bir şekilde yansıtan kaynaklar, örnek ve istatistiklerle paylaştıkları bilgileri destekler.

İçeriklerin doğruyu yansıttığına emin olun.

-Dezenformasyona alet olmayın

Doğruluğunu teyit etmediğiniz bilgileri sosyal medya hesaplarınızda veya haberleşme gruplarınızda paylaşmayın.

Bilgi kirliliğine aracılık etmeyin.

Yorumlar