648 Defa Okundu

                    “Konvansiyonel Medya” dan “Sosyal –Dijital Medya” ya          

     Klasik yayıncılıkla haber yapma ve haber almaya dayalı yazılı basın olarak gazete ve dergi yayınını esas  alan  “konvansiyonel medya” nın yerini, bugün büyük ölçüde, elektronik yayıncılığın ortaya çıkması ve bunun vasıtalarının  (radyo, televizyon e –posta, fesburg, yutup, akıllı telefon, sms, twittir vb.) iyice çeşitlenmesi ve herkesin bunlara kolayca sahip olması sonucu adına   “dijital medya” veya “sosyal medya” denilen yeni bir medya çeşidi ortaya çıkmıştır.

             Günümüz itibariyle,   “İletişim Devrimi” ile gelen ve büyük etkinliği sebebiyle çağımıza  damgasını vurması sonucu, “Atom  Çağı’nın  ardından “Dijital Çağ’ ın gelmesi kendisini  gösterdi” yorumlarının yapıldığı günümüzde, yaygınlığı, kolay kullanım ve ulaşımı  sebebiyle, “Dijital –Sosyal Medya” nın iç ve dış birçok çıkar çevrelerinin,   kendilerinin  egoist veya benmezkezci  çıkarlarının yıkıcılığı veya etik olmamaya yönelik  “yalan haberler” le hasımlarını  linç etme biçimlerinin  daha da atak yaptığı bütün   bunlara   bir çare bulmak için bütün devletlerin etkili tedbirler almaya yönelik   harekete geçtikleri, Fransa ve Almanya gibi devletlerin bu yasaları çıkardıkları kendisini göstermiştir.

                                       “Sosyal Medya Yasası” nın Lüzumu      

       Hele Türkiye gibi jeopolitik, ideolojik, stratejik, ekonomik ve teolojik açılardan dünyanın hedef alınan en merkezi ülkesini teşkil eden ülkemizin  iç ve dış algı hainane operasyonlarına daha çok maruz kalması hükümetimizi de Sosyal Medya konusunda  haklı olarak tedbirler almaya sevk etmiştir.

         TBMM Dijital Mecralar  Başkanı Hüseyin Yayman yaptığı açıklamada, ana ekseni “yalan terörünü önlemek” yanında,  kişilik haklarına  saldırının, kadına yönelik şiddet,  cinsel istismar ve çocuklara yönelik cinsel tacizin önüne geçilmesi  vb. hususlarının yasada yer alacağını dile getirmiştir. Görülüyor ki, yalan terörünün önlemesi yanında “ailenin  korunması” na yönelik hususlar yasada ön plana çıkmıştır.

                               Yeni Bir “Milli Beka Sorunumuz” ve Kaynakları         

          Bizim bu yazımızda   özellikle üzerinde durmak istediğimiz husus, Ekim’de çıkarılacak yasanın  “sosyal – dijital medya” ile sınırlı kalmayarak “konvansiyonel medya” ile neredeyse bir asrı aşkın  bir süre içinde  gazeteler ve dergilerde “cinsel istismar, tahrik ve sapmalar” ı  esas alan, ananevi milli aile yapımızın ve İslami hassasiyetler  geleneklerimizin ve insanın cinsellik konusunda doğası veya  fıtratına aykırı olarak  yayınların yapılmasına da bir çekidüzen verilmesi ve  “sınırlama” getirilmesidir.   Günümüz itibariyle, gazetelerin magazin ekleri ve son yıllarda cinsellik haberlerini  manşetlerinden bile vermeye başlamalarıyla  iyi  aile yapımızı yıkmaya   yönelik “savaş ilanı bültenleri” gibi çıkmaya devam etmeleri, diğer  “MİLLİ BEKA SORUNLARIMIZ” yanında,  sağlam aile yapımızı da tehdide  yönelik “MİLLİ BEKA” sorunumuzun da ortaya çıkmasına sebep olmuştur.  Toplumu meydana getiren, insan vücudunu  oluşturan  hücreler benzeri ailelerin varlığıdır. İnsan vücudunda hücrelerin çökmesi sonucu canlı insan bedeni nasıl ki ortadan kalkarsa, bir toplumda da iyi aile düzeni  çökerse toplum da çökeceğinden,  bunun  da bir milli bir  beka sorunu olarak algılanarak, ortadan kaldırılması  günümüz itibariyle bir zorunluluk  halini almıştır.   

       Amerika ve Batı’ da iyi aile  yapısı çökmüş, ortada  aile  diye bir şey kalmamıştır. Bunun yansıması bizde de görülmeye başlamış, Batı  medeniyetinin insanın doğası ve fıtratına uymayan cinselliğini taklitçilik yanında, dış ve iç hainane algı operasyonlarıyla  da “kültürel savaş” tan olarak aile yapımızı çökertmeye yönelmiş ve kurgulanmış yapılanmaların  varlığı da bir asrı aşkın bir zamandır kendisini göstermektedir.      

 

         Son günlerde  içimizdeki  birçok sivil toplum örgütü,  gazetelerin  ve yazarlarının,  dışarının çıkarlarına hizmet için fonlandığı haberleri basınımızda yoğun olarak yer almıştır. Bu fonlamaların aile yapımızı  da  “cinsel istismarlar, tahrikler - sapmalar” la yıkmaya yönelik kullanılıp kullanılmadığı  konusu da ciddi olarak araştırılmalıdır. Çeşitli dış ve iç emeller ve çıkarlar amaçlı  fonlamalar olmadan maliyetleri  çok yüksek gazetelerin 1 lira veya 2 liralık satışlarla yaşamayacağı da dikkate alınırsa, böyle, le bir araştırmanın önemi daha da artmaktadır..  

                               Sayın Cumhurbaşkanımız ve TBMM’den İsteğimiz

         Tatillerini genelde  Bodrum’da yaptıkları  için adları “sanatçı” ya çıkmış, birçoğu sanatçı bozuntusu (gerçek ve etik sanatçılara saygımız vardır)  genç kızlarımız ve genç erkeklerimiz yetişme çağında oldukları ve kendilerine   imrendikleri, üstat tanıdıkları için bunlara  özenti ile,   cinsellik açısından etik olmayan hallerinden olarak, kimin kiminle nikahsız gizli ve yasak aşk ilişkilerinden olarak birlikte oldukları,  çorap değiştirir gibi sık sık sevgili deştirdikleri, kimin kimin kaçıncı karısı oldu, sık sık boşanmalara dayalı olarak bozuk aile düzeni ilişkileri ve etik olmayan  daha neler neler, adlarına toplu olarak   “Bodrum Sendromları” da denilen        ve gazetelerin magazin eklerinde yer alan “cinsel istismar,  tahrik –cinsel sapma” haberleri yanında,  pornomsu pozlarının yayınlanmasına da, bunlar televizyonların magazin programlarında da yer aldığı halde, bu olup bitenlere     bir çekidüzen  verilmez ve sınırlamalar getirilmezse  “Sosyal Medya Yasası” nın eksik çıkacağı kanaatindeyiz.

    Bu eksikliğin giderilmesi başta Sayım Cumhurbaşkanımız   olmaz üzere, bütün parti liderlerimiz ve TBMM’den en halisane isteğimizdir.    

    Not: Milli geleneklerimize ve İslami hassasiyetlerimize aykırı olarak,  cinsel istismar, tahrik ve sapmalarla ilgili olarak, gazetelerin magazin eklerinin  “Türk ailesi varlığına  karşı savaş ilanı bültenleri” gibi çıkışlarıyla ilgili  daha geniş bilgi edinmek için şu kitabımı okumanızı  tavsiye ederim: “Ülkemizde 15 Temmuz 2016 Darbesinden Daha Tehlikeli Olan Nedir?, Vatan Yayınları, İstanbul, 2016, s. 8 – 44) .  1   9   2021 

Yorumlar