2404 Defa Okundu

Sosyal medya içerikli yazılarımı ihtiyaca binaen zaman zaman paylaşıyorum. Çünkü, her geçen gün sosyal medya kullanıcısı artmakta dolayısıyla paylaşımlar ve paylaşımları beğenen ve beğenmeyenler de aynı oranda artmaktadır.

Bu paylaşımlar ve beğeniler içinde imana zarar verenleri görünce içim acıyor bir Müslüman olarak kendimi ikaz etme mecburiyetinde hissediyorum.

Onun için sosyal medyayı hafife almadan fayda ve zararlarını bilerek kullanalım. Bilinçsiz kullanım bir çokpsiko-sosyal sorunlara yol açtığı gibi telafisi zor olan imani sorunlara da yol açmaktadır.

Sadece zamanın israf edilmesi olmayıp en tehlikeli olanı paylaşımların desteklenmesi veya karşı çıkılmasıdır. Sosyal medyayı etkin kullanmaya çalışan biri olarak bu durumlara sık sık rastlıyorum. Kısmen de olsa niyetini de bildiğim bir çok insanın beğeni ve yorumlarını görünce hayretler içinde kalıyor ve üzülüyorum.

Üzülmek yeterli olmayıp mutlaka birbirimizi ikaz etmek zorundayız. Birbirimizi ikaz etmek bir Müslüman kardeşin diğerine olan haklarındandır.

Hiçbir Müslümanın “bana ne deme hakkı” olmadığı gibi “sana ne deme hakkı” da yoktur.

Allah(cc) korusun, ateşte yanarken bir dostunuzun sizi kurtarmak için hiçbir çaba göstermediğini bir düşünün!

-Siz, bu duruma duyarsız kalabilir; benim için önemli değil, onun kendi tercihidir, diyebilir misiniz?

Aklı selim hiçbir kimse bu durumu normal göremez. Olması gereken ister dostumuz isterse başka biri herkesin faydası ve zarar görmemesi için gerekeni yapmaktır.

Ayrıca, “Emri bil maruf, nehyi anilmünker” bütün Müslümanların en önemli vazifelerinden olup farzdır; yani yerine getirilmediği takdirde kişi Allah(cc) karşı sorumlu olur.

Sosyal medya paylaşımlarının beğenilmesi ile ilgili daha önce de aynı içerikli yazımda verdiğim bir örneği somut ve anlaşılır olduğu için tekrar vereceğim.

Bir arkadaşımın paylaşımının içinden aldığım  “…Akraba evliliklerine sıcak bakan sapıklar….”ifadesi üzerinde duracağım.

Bu ifadeye “beğen” tıklaması yapan tanıdığım hatta içlerinde namaz kılan kişiler de vardı. Ne paylaşanı ne paylaşıma “beğen” tıklatanları suçlamak için bu örneği vermiyorum. Niyetleri farklıdır ona da bir şey demiyorum; ancak, çok ciddi çok önemlidir.

Şöyle ki;

İslam dininde evlenilmesi haram kadınlar ayet ve hadislerde belirtilmiş ve bunların dışındakilerle evlenmenin helal olduğu açıkça ifade edilmektedir.

Paylaşan ve beğenen arkadaşların niyetinin Allah(cc)’ın emrine muhalefet olsun diye paylaşmadığı ve “beğen” butonuna basmadığını düşünüyor; ancak, hassasiyet gösterilmediğine yüzde yüz inanıyorum.

Akraba evliliklerine sıcak bakan sapıklar” ifadesi açıkça Allah(cc)’ın emrine karşı gelmek olduğu gibi sıcak bakanlara da sapık denilmektedir. Bu durumun dindeki karşılığı yorumsuz küfürdür.

Kardeş çocukları akraba olup birbiriyle evlenmelerinde dinimize göre bir sakınca yok ve evlenebilir.Peygamber Efendimiz(sav) amcasının oğlu Hz. Ali(ra) Efendimiz ile Hz.Fatıma(ra) annemizi bizzat kendisi evlendirmiştir. Sevmekle mükellef olduğumuz Ehl-i Beyt Efendilerimiz bu evlilikten meydana gelmiştir.

-Hiç farklı açıklamalara girmeden azıcık düşünelim ve karar verelim!

Buna benzer haddinden fazla paylaşımlara ve beğenilere veya beğenilmesi gerekli olup da aleyhte yorumlara rastlıyoruz. Bu durumları basite almamalıyız. Bu uyarıları yapan kişinin derdi insanların özgür iradelerine karışmak değil; isteyen istediği paylaşımı yapabilir, istediği paylaşımı beğenip beğenmeyebilir.

Ancak, Müslüman olarak zarar ve faydamıza olacakları iyi bilmeliyiz, bilmek zorundayız. 

Okumadan, içeriği anlaşılmadan beğenilen yazıların içinde mesul duruma düşeceğimiz ifadeler olabiliyor. Beğenmek demek, tasdik etmek demektir.

Bu durum sadece sosyal medya için geçerli değil; görsel medya hatta hayatın içerisinde birçok beğenilmemesi gereken şeyleri beğeniyor, alkışlıyoruz. Mesela, bir kadın sanatçı sahneye çıkıp şarkı söylüyor ve seyredenler alkışlıyor, övüyor.

Oysa ki, bir kadının insanların önüne geçip şarkı türkü söylemesi, tiyatro yapması haramdır. Allah(cc)’ın haram kıldığı herhangi bir şeyi beğeniyoruz. Bunun hükmünü güvendiğiniz bir hocaya sorabilir veya güvenilir İslami kaynaklardan öğrenebiliriz.

Kıymetli dostlarım, İMANIN bir insan için öneminin yüzde birini anlayabilsek inanın İMANSIZ ÖLMEK korkusundan içimiz yanar hatta uyku uyuyamayız!

Maalesef, anlayamıyoruz; anlasak bugünkü yaşadığımız hayatı yaşamaz daha fazla Allah(cc)’ın emir ve yasaklarına uymaya çalışırdık.

Müslüman bir ülkede Müslüman ana babanın çocuğu olarak dünyaya gelmişiz, bunun kadrini kıymetini bilelim. İMANIMIZI muhafaza etmek için çok çok dikkat edelim.

İmansız gitmek ebedi CEHENNEM demektir!

           

           

           

           

 

Yorumlar