7756 Defa Okundu

Sosyal medyada iletişim günümüzde en çok tercih edilen iletişim biçimidir. Bu da sosyal medyada iletişim kurmayı ön plana çıkarmaktadır. Maalesef günümüzün vazgeçilmezi olmuştur. Evde, işte, yatarken, uyanırken hatta yolda giderken, genç, yaşlı, kadın, erkek, çoluk, çocuk demeden herkes günün çoğu zamanını sosyal medyada geçirmektedir. Bu anlamda sosyal medyanın insanlar üzerindeki etkisi de bir hayli fazla olmaktadır.

Sosyal medya bilgiye anında ulaşma konusunda insan hayatına büyük kolaylıklar sağlıyor fakat bu kolaylıkların yanında şöyle de bir sıkıntı doğuyor.

Karşımıza çıkan yalan ve algı içerikli haberler ve paylaşımlar...

Sosyal medyadaki sahte kullanıcı profillerinin varlığı, sosyal medya kullanan bireyler için tehlike arz ederken, paylaşılan içeriklerin gerçek olup olmadığı konusunda şüpheler oluşturmaktadır. Allah’ın Kelamı Hucurat Suresinin 6. Ayetinde

‎يَٓااَيُّهَاالَّذ۪ينَاٰمَنُٓوااِنْجَٓاءَكُمْفَاسِقٌبِنَبَاٍفَتَبَيَّنُٓوااَنْتُص۪يبُواقَوْمًابِجَهَالَةٍفَتُصْبِحُواعَلٰىمَافَعَلْتُمْنَادِم۪ينَ

Ey iman edenler! Size, ‘hiçbir endişe, iç burkulması duymadan dinin emir ve yasaklarını açıktan açığa çiğneyebilen ve yalana aldırmayan’ bir kimse önemli bir haber getirecek olursa bunun doğru olup olmadığını iyice araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa karşı haksız bir saldırıda bulunur, sonra da yaptığınıza pişman olursunuz!

Masum insanlara zarar vermemek için bir fasığın getirdiği haberin iyice araştırılması emredilmektedir. Günümüz fasıklarından sadece masum insanlar değil, devletimizin bekasının da zarar gördüğü bilinmektedir.

Dini ve ahlaki durumları bilinmeyen bu sosyal medya kullanıcıları, doğrudan fasık olarak nitelendirilemese de en azından bunların fasık olma ihtimali bulunan meçhul kişiler oldukları kesindir. Bu nedenle onların aktardıkları haberler de bu ayetin kapsamına girmektedir.

Müslümanların sosyal medya platformlarında gerçek dışı haberleri beğenerek, paylaşarak veya yorumlayarak masum insanların maddi veya manevi zarar görmelerine sebep olmalarıda büyük bir mesuliyettir. Bizler Müslümanlar olarak akıllı olmalıyız.

Kur’an-ı Kerim, yalnızca imanla ilgili konuları düzenlemez, insan hayatında karşılaşabileceğimiz bütün sorunlarla mücadele etme yöntemini gösterir. Aile hayatından komşuluk ilişkilerine, siyasetten ekonomiye, ticarete kadar pek çok alanda, İslam’ın esaslarından uzak olması düşünülemez.

Bir beyaz eşya fabrikasını düşünelim. Ürettiği bir buzdolabının hemen yanında kullanma kılavuzu bulunur.

İşte insanın da neyi, nasıl yapması ve hayatı doğru yaşaması için kullanma kılavuzu vardır. Yol gösteren manasına gelen kılavuz bu dünyada bizim için Kur’an’ı Azimuşşan’dir.

Hucurat Suresi de Kur’an’ın, ahlaklı  davranmanın kurallarını açıklayan surelerinden birisidir: 

Size gelen haberin doğruluğunu araştırın. (6)

Adaletli davranın. (9)

İnsanların arasını düzeltin. (10)

Alay etmeyin. (11)

Birbirinizi ayıplamayın. (11)

Birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. (11)

Zannın bir çoğundan sakının. (12)

Kusurları ve mahrem olanı araştırmayın. (12)

Bakınız, kendi elimizle özel hayatlarımızı sergilediğimiz sosyal medya için bir mesaj, bir ikaz değil mi ?

Gerçek kimliğimizi açıklamadan, başkaları hakkında yorum yapmanın, paylaşım yapmanın, gündemi değiştirip algı yapmanın,  insanlara hakaret etmenin, yanlış bilgiyi kolayca yaymanın, insanların özel hayatlarını ifşa etmenin, insanların arasını bozmanın, gördüğümüz bir resim ya da paylaşım üzerinden çok kolay sonuç çıkarmanın, bir insanın gerçek hayatını bile bir tık ile zora sokmanın kolay olduğu bir sanal dünyadan söz ediyoruz. Tam da yukarıdaki ayetlerde bize verilen emirlerin yokluğunun yaşandığı bir dünya…

Gerçek hayatta olduğu kadar, sanal dünyadaki davranışlarımız da Müslümanca bir tavır gerektirir. Müslümanlar için “ahlaklı ve takvalı” olma sorumluluğu “gerçek-sanal” ayrımını kabul etmez. İnternette, sosyal medyada, paylaştığımız konuştuğumuz, yazdığımız, yaydığımız her şeyin hesabının ahirette mutlaka sorulacağının bilincinde olmalıyız.Ahirette fake hesapların arkasına da gizlenemeyeceğiz.

Ne güzel söylemiş üstadımız Bediüzzaman Hazretleri: “Bir dâne sıdk, yakar milyonla yalanı. Bir dâne-i hakikat, yıkar kasr-ı hayali. Sıdk büyük esastır, bir cevher-i ziyâlı. Yeri verir sükûta-eğer çıksa zararlı. Yalana yer hiç yoktur, çendan olsa faydalı. Her sözün doğru olsun, her hükmün hak olmalı.”

 

Yorumlar