SOSYAL MEDYA BATAKLIĞI

Sosyal medya da hayatımızın vazgeçilmezleri arasına girmiş durumdadır. Genel olarak bu durumdan şikayetçi olsak da kolay kolay da kendimizi sosyal medyanın etki alanından kurtaramıyoruz.

            Sosyal medya da hayatımızın vazgeçilmezleri arasına girmiş durumdadır. Genel olarak bu durumdan şikayetçi olsak da kolay kolay da kendimizi sosyal medyanın etki alanından kurtaramıyoruz.

            Sosyal medya insanı farkına varamayacak derecede öyle etki alanına alıyor ki, insan büyülenmiş gibi ne yaptığının farkına bile varamıyor. Onun için sosyal medyayı hafife almadan fayda ve zararlarını bilerek kullanalım. Bilinçsiz kullanım bir çok psiko-sosyal sorunlara yol açtığı gibi telafisi zor olan imani sorunlara da yol açmaktadır.

            Sadece zamanın boşa harcanması, israf edilmesi olmayıp en tehlikeli olanı paylaşımların desteklenmesi veya karşı çıkılmasıdır. Sosyal medyayı etkin kullanmaya çalışan biri olarak bu durumlara sık sık rastlıyorum. Kısmen de olsa niyetini de bildiğim bir çok insanın beğeni ve yorumlarını görünce hayretler içinde kalıyor ve üzülüyorum.

Bu yazıyı da bu kaygılarımdan dolayı yazıyorum. İnşallah, bir kardeşimize faydalı olurum. Amacım, kimseyi suçlamak olmayıp ikaz etmektir. Birbirimizi ikaz etmek bir Müslüman kardeşin diğerine olan haklarındandır. Hiçbir Müslümanın “bana ne deme hakkı” olmadığı gibi “sana ne deme hakkı” da yoktur.

-Ne demek “bana ne”, “sana ne”?

            Allah(cc) korusun, ateşte yanan bir dostunuzun sizi kurtarmak için hiçbir çaba göstermediğini bir düşünün!

-Siz, bu duruma duyarsız kalabilir; benim için önemli değil, onun kendi tercihidir, diyebilir misiniz?

            Aklı selim hiçbir kimse bu durumu normal göremez. Olması gereken ister dostumuz isterse başka biri herkesin faydası ve zarar görmemesi için gerekeni yapmaktır.

Ayrıca, “Emri bil maruf, nehyi anil münker” bütün Müslümanların en önemli vazifelerindendir.

            Sosyal medya paylaşımlarının beğenilmesi ile ilgili daha önce de aynı içerikli yazımda verdiğim bir örneği tekrar vereceğim. Bir arkadaşımın paylaşımının içinden aldığım  “…Akraba evliliklerine sıcak bakan sapıklar….” İfadesi üzerinde duracağım.

            Bu ifadeye “beğen” tıklaması yapan tanıdığım hatta içlerinde namaz kılan kişi de var. Ne paylaşanı ne paylaşıma “beğen” tıklatanları suçlamak için bu örneği vermiyorum. Niyetleri farklıdır ona da bir şey demiyorum; ancak, çok ciddi çok önemlidir.

Şöyle ki;

            İslam dininde evlenilmesi haram kadınlar ayet ve hadislerde belirtilmiş ve bunların dışındakilerle evlenmenin helal olduğu açıkça ifade edilmektedir.

            Paylaşan ve beğenen arkadaşların niyetinin Allah(cc)’ın emrine muhalefet olsun diye paylaşmadığı ve “beğen” butonuna basmadığını düşünüyor; ancak, hassasiyet gösterilmediğine yüzde yüz inanıyorum.

            “Akraba evliliklerine sıcak bakan sapıklar” ifadesi açıkça Allah(cc)’ın emrine karşı gelmek olduğu gibi sıcak bakanlara da sapık denilmektedir. Bu durumun dindeki karşılığı yorumsuz küfürdür.

Kardeş çocukları akraba olup birbiriyle evlenmelerinde dinimize göre bir sakınca yoktur ve evlenilebilir. Peygamber Efendimiz(sav) amcasının oğlu Hz. Ali(ra) Efendimiz ile Hz. Fatıma(ra) annemizi bizzat kendisi evlendirmiştir. Sevmekle mükellef olduğumuz Ehl-i Beyt Efendilerimiz bu evlilikten meydana gelmiştir.

            -Hiç farklı açıklamalara girmeden azıcık düşünelim ve karar verelim!

            Buna benzer haddinden fazla paylaşımlara ve beğenilere veya beğenilmesi gerekli olup da aleyhte yorumlara rastlıyoruz. Bu durumları basite almamalıyız. Bu uyarıları yapan kişinin derdi insanların özgür iradelerine karışmak değil; isteyen istediği paylaşımı yapabilir, istediği paylaşımı beğenip beğenmeyebilir. Ancak, Müslüman olarak zararımıza ve faydamıza olacakları iyi bilmeliyiz, bilmek zorundayız. 

            Okumadan, içeriği anlaşılmadan beğenilen yazıların içinde mesul duruma düşeceğimiz ifadeler olabiliyor. Beğenmek demek, tasdik etmek demektir.

            Bu durum sadece sosyal medya için geçerli değil; görsel medya hatta hayatın içerisinde bir çok beğenilmemesi gereken şeyleri beğeniyor, alkışlıyoruz. Mesela, bir kadın sanatçı sahneye çıkıp şarkı söylüyor ve seyredenler alkışlıyor, övüyor.

Oysa ki, bir kadının insanların önüne geçip şarkı türkü söylemesi, tiyatro yapması haramdır. Allah(cc)’ın haram kıldığı herhangi bir şeyi beğeniyoruz. Bunun hükmünü güvendiğiniz bir hocaya sorabilir veya güvenilir bir İslami siteden öğrenebiliriz.

            Kıymetli dostlarım, İMANIN bir insan için öneminin yüzde birini anlayabilsek inanın İMANSIZ ÖLMEK korkusundan içimiz yanar.

Müslüman bir ülkede Müslüman ana babanın çocuğu olarak dünyaya gelmişiz, bunun kadrini kıymetini bilelim. İMANIMIZI muhafaza etmek için çok çok dikkat edelim.

            İmansız gitmek ebedi CEHENNEM demektir!

         

           

                   

 

Yorumlar