2212 Defa Okundu

Kırk yıldır  ülkemizin üzerine  çöken PKK terör örgütü gerçeği ile dize getirilmeye çalışıldık. Terörün başladığı ilk yıllardan sonra 1993 yılında zamanın gazetecileri aracılığıyla diyalog çağrılarına rastlıyoruz. Ama hemen ardından Elazığ Bingöl yolunda savunmasız askerlerimizin şehit edilişini. 

1999 yılına gelindiğinde  Öcalan’ın teslimi sonrası silahlı kuvvetlerin başarılı operasyonları sonrası  sahadaki terör örgütü üyesi ve terör eylemi neredeyse bitmişti. Yine terör örgütünün güçlenmesine en büyük neden ise Amerika’nın  Taşucu Limanını kullanma talebinin reddedilmesine yol açan tezkere meselesi.  

Şu anda Amerika’nın Suriye’de YPG/PKK terör örgütünü yardımını o bölgedeki müttefik arayışının bir sonucu olarak görmek gerekli.  Ak Partinin 361 milletvekili ile  iktidara gelir gelmez verilen bir kararda 90 fire vermesi  hem partide hem Amerika’da derinden etkilere yol açmıştı. Çünkü tezkere sonrası  Amerika kamuoyu bu konuda Türkiye’yi çok farklı propagandalarla kötülemiş ve senato üyeleri  dahil bu propagandanın etkisiyle Türkiye karşıtı birçok karara imza atmalarına neden oldu. Dönemin Başkanı  George W. Bush yazdığı kitabında ‘’ Hayalkırıklığına ve hüsrana uğramıştım. Şimdiye kadar yaptığımız en önemli taleplerimizden birinde, NATO müttefikimiz Türkiye, Amerika'yı yarı yolda bırakmıştı.’’ Diyerek  Amerika’nın ruh halini en iyi şekilde anlatacaktı.

Bugüne geldiğimizde dışişleri ve askeri uzmanlarının hemfikir olduğu bir konu var. Bugün halen PKK terör örgütü ile mücadele devam ediyor ise bunu 1 Mart’ta tezkereye hayır oyu vermemizin neden olduğudur.  O zaman ki savaş karşıtlarının ve Müslüman bir ülkeye müdahaleye müsaade edilmemesi argümanlarına  dayalı propagandalarının bir sonucu olarak verilen bu kararı şu anda değiştiremeyiz ancak o tarihte bu anlaşma yapılsa idi Türk askerinin Kuzay Irak sınırında bir tampon bölge oluşturma iznini alacağı ve bugün  terörün merkezi olarak görülen Sincar , Kandil , Gara bölgesinin zaten Türk askerinin hakimiyetinde olacağını düşününce uluslar arası  ülke politikaları oluşturulurken duygusallıktan ve  siyasetten arındırılmış ve rasyonel kararlara ihtiyacımız olduğunu açıkça görüyoruz.  Ben de şimdi soruyorum madem o zaman Amerika askerlerinin ülkemizden geçişine müsaade etmedik ama hala Adana’dan , Malatya’ya Diyarbakır’dan Konya’ya kadar neden Amerika askerleri ülkemizde?

Yeni ABD Başkanı John Biden  ise yönetimini oluşturduktan sonra sorunlu konulara ilişkin açıklamalarını yapmaya başladı. Henüz Türkiye ile ilgili  bir temas ve görüşme gerçekleşmedi ama eli kulağında. Buradan tüm siyasilere seslenerek şunu söylemek isteriz. Ülke içindeki muhalefetinizi lütfen bir yana bırakın ve faturasını vatandaşın çekeceği bir tatsızlığa meydan vermeden Amerika ve diğer tüm ülkelere  tek söz, tek ses olarak cevap vermeyi başarın. 

Yorumlar