1308 Defa Okundu

Dünya medyası 6 gün boyunca Süveyş Kanalı’nı kapatan gemiyi konuştu. 24 Mart’ta dünyanın en önemli ulaşım ticaret kanalını ulaşıma kapatan Evergreen şirketine ait “The Ever Given” adlı konteyner gemisi, uzun uğraşlar sonrası 29 Mart’ta hareket ettirilerek kanal tekrar gemi ulaşımına açıldı. Süveyş Kanalı’nda enlemesine karaya oturan ve deniz ticaretinin durmasına neden olan geminin, dünya ekonomisine her gün 10 milyar dolar zarar verdiği kaydedildi. 

Akdeniz’i Kızıldeniz’e bağlayan Süveyş Kanalı, Mısır’ın Osmanlı idaresinde olduğu bir dönemde Fransızlar tarafından açıldı. İngilizler, kanalın açılmasına karşıydı. Bundan dolayı İngilizler, 1882’de Mısır’ı işgal ederek Kanal’ın kontrolünü ele geçirdi. Tarihi kaynaklarda, Süveyş Kanalı’nın ilk kez Mısır Firavun’u II. Ramses zamanında açıldığı ancak daha sonra buranın kumla dolduğu ve kullanılmaz hale geldiği ifade ediliyor. Abbasi halifelerinden Harun Reşid döneminde de Kanal’ın açılması konusu gündeme geldiği fakat İspanyol, Portekiz ve Frenklerin bu Kanal üzerinden Müslüman toprakları işgal girişiminde bulunabilecekleri dile getirilerek red ediliyor. 

Sina Yarımadası’nın batısında yer alan Süveyş Kanalı, 193,3 kilometre uzunluğunda ve en dar yeri ise 313 metre genişliğindedir. Kanal, Afrika çevresinde dolaşmaya gerek kalmadan Asya ile Avrupa arasında deniz taşımacılığı yapılmasını sağlıyor. Süveyş Kanalı, dünyanın en uzun ve en önemli su yolları arasında yer alıyor. Dünya ticaretinin yaklaşık yüzde 12’sine ev sahipliği yapan Kanal’dan her yıl yaklaşık 18 bin gemi geçiyor. Kanal, bugüne değin birçok gemi kazasına tanıklık etti. 

Süveyş Kanalı’nın öneminde dolayı, İsrail’in de yıllardır Sina Yarımadası’nın doğusunda yeni bir kanal açmak istediği dile getiriliyordu. İsrail, Akabe Körfezi ile Akdeniz’i birleştirerek yeni bir Kanal açmak istiyordu. Akabe Körfezi’nin Kızıldeniz’e girişindeki Tiran Boğazı’nda bulunan Tiran ve Sanafir adalarının 2016 yılında Mısır tarafından Suudi Arabistan’a verilmesinin bunun ilk girişimi olduğu iddia ediliyor. Akabe Körfezi daha önce Mısır su yolu sayılırken, iki adanın satışı ile birlikte Akabe Körfezi uluslararası bir su yolu haline geldiği vurgulanıyor. 

Öte yandan, İsrail’in Suudi Arabistanla birlikte Kızıldeniz’in kıyısında hedefledikleri “Neom” adlı bir mega kent inşa projesinin de amacının yine bu yeni Kanal olduğu vurgulanıyor. Böylece İsrail, yeni Kanal ile birlikte her yıl Süveyş Kanalı’ndan milyar dolarlarca para kazanan Mısır’ın kazancının önüne geçmiş olacak. Son gemi kazasının dünya ekonomisine verdiği zarardan dolayı, yeni bir Kanal projesinin İsrail başta olmak üzere birçok devletin yeniden gündemine girdiği belirtiliyor. 

İsrail, yeni bir Kanal’ın yanı sıra Neom projesi ile birlikte hem Sina Yarımadası’na sahip olacak hem de Akdeniz’deki doğalgaz ve petrole daha rahat ulaşmış olacak. Kuzey ve Güney olmak üzere iki bölgeden oluşan Sina Yarımadası, petrol, doğalgaz, altın, demir, kömür, kireç, manganez ve çinko gibi birçok yer altı zenginleri bağrında barındırıyor. Dünyanın en iyi sofralık tuzu ve cam için kullanılan kum buradan çıkarılıyor. Bütün Mısır’a yetecek tarım alanına da sahip olan Sina Yarımadası 1978’deki Camp David Sözleşmesi ile birlikte adım adım Mısır’ın elinden çıkarılmaya çalışıldı. 

BM kayıtlarına göre Akdeniz’deki önemli doğalgaz ve petrol alanlarından biri de Gazze ve Kuzey Sina’nın başkenti el-Ariş şehrinin karşısında bulunuyor. Gazze’nin ve Mısır’ın gayri hukuki olarak bugün el koyan İsrail, yeni Kanal ile birlikte Akdeniz’de kendine hukuki zemin oluşturmaya çalışacaktır. Hasılı kelam, Süveyş Kanalı kapatan gemi olayıyla birlikte Sina Yarımadası, Akdeniz ve Kızıldeniz’deki gelişmeleri birlikte okumak gerekiyor. İsrail yıllardan beri göz diktiği Sina Yarımadası’daki olayları da bu gözle ayrıca incelemeli. Sonuç olarak İsrail, bir kanal ile birlikte birçok kuşu birden vurmuş olacak.

 

Yorumlar