198784 Defa Okundu

Cahil, bilmeyen değil, öğren-meyendir.

Öğrenemeyen değil, öğren-meyendir.

Yani bilmediğini “bilmeyendir”.

Halktan kopuk sanatçı olur mu?

Sanatçı milletin değerleriyle dalga geçebilir mi?

Dalga geçtiği, halkın üzerinden para kazanabilir mi?

Dalgasını geçtiği ve inancını tiye aldığı halktan yıllarca para kazanmışsa;

Halen para kazanmaya devam ediyorsa;

Nasıl tepki gösterelim?

“Minik serçe” olarak bilinen Sezen Aksu’dan söz ediyorum.

Kamuoyu ikiye ayrılmış vaziyette.

“Minik serçeyi” destekleyenler-eleştirenler.

Ne demiş “minik serçe”?

“Selam söyleyin o cahil Adem ve Havva’ya”!

“Selam söyleyin” derken “serçe” kime söylüyor bunu?

Kendi  kendine şarkı söylemediğine göre;

Herhalde “serçeyi” dinleyenler olmalı, “selamı söyleyecek olan kişiler”.

Peki, “cahil” olarak nitelenen kimler?

Hz. Adem ve Hz. Havva.

İslam itikadına göre Hz. Adem ve Hz. Havva ilk insan değil mi?

Müslümanlara göre “evet”.

“Cahil” kelimesi  bizim yargı mercilerine göre hakaret sayılmıyor olabilir.

Çok şık bir  kelime midir?

Hadi diyelim bu lafı söyleyen Sezen Aksu’nun “serçeliğine” verelim.

Kendisi “serçe” ya, belki lafının nereye gideceğini bilmeyebilir?

Belki “tecrübesiz” olabilir veya yaşı müsait değildir.

Belki yeni öğrenecektir.

Falan, filan.

Peki, bu “serçeyi” destekleyenlere ne demeli?

Mesela DEVA partisi genel başkanı Ali Babacan.

Yıllarca bakanlık yaptı.

Paranın nereden geleceğini  nereye gideceğini bilir.

Paranın nereye gideceğini bilen bir lafın nereye gideceğini bilmez mi?

“Sanatçılarımız sanatlarını icra ederken özgür olmalıdır” demiş Babacan.

Yani şimdi Babacan, Hz. Adem’e cahil diyen birinin yanında yer alınca oy oranı artmış mı oluyor?

Babacan’ın oyları ne kadar yükseldi acaba?

Bırakın oylarının yükselmesini  Babacan’ın oy kaybedeceği kesin olmasına kesin.

Yahu, bu memlekette inancımızı istismar edenlerden bıktık usandık.

Babacan gibi sağ gösterip inancımıza saldıranların yanında yer alanlar oldukça inancımızı istismar edenlerin ekmeğine yağ  sürülmeye devam edecektir.

Şimdi Ak Parti, Babacan’ın  bu “serçevâri” tavrını alacak ve tepe tepe kullanacaktır. 

Yine İBB Başkanı İmamoğlu bu “serçeye” destek vererek “Sanatçıdır konuşacak, sanatçılar bu ülkenin iç sesidir. Kimse gündem değiştirmek için bu sesleri kısamaz.” demiştir.

Toplumun yüzde 99’u Müslüman olan bir ülkede dini değerlerle alay eden bir “sanatçıya” destek vermek hangi aklın ürünüdür?

Bu ülkede sadece Babacan ve İmamoğlu mu inancımızı istismar edenleri “palazlandıran”?

Kimisi inancımıza “ortaçağ” karanlığı diyor,

Kimisi başörtüsü yırtıyordu, eskiden.

Kimisi “iman tazelemekteydi”.

Kimisi Humeyni hayranıydı.

Kimisi de Bakara Suresine 'Makara' diyordu.

Al birini vur ötekine.

Yani bu ülkede sadece işini yapan bir siyasi parti olmayacak mı?

Vesselam…

Yorumlar