2300 Defa Okundu

Seçimlerin modernleşme yolundaki toplumlarda ve gelişmekte olan ülkelerde  ayrı bir yeri ve önemi vardır. Bu süreçte halkın toplumsal problemlerini, planlarını, projelerini anlatabilmesi  seçimler ve partiler yolu ile yürütülmektedir. Temsilde adalet mi yönetimde istikrar mı sorularının ekseninde yürüyüp giden uzun dönemler koalisyonlar ile yönetilen ülkemizde yönetimde istikrar ilkesinin sonucu olarak  yaşanan rejim değişikliği aslında beraberinde yine temsilde adalet sonucunu doğuran küçük partilerin yine  anahtar rol oynadığı bir hal alarak  yönetime katılmasının önünü açtı.

Ülkemiz yine son zamanlarda seçim söylentileri ile meşgul edilmeye başlandı. Şu anki haliyle CHP ve AK Partideki parti içi ayrılmalar ve ayrışmaların hızlanması da bu seçim zamanının yaklaştığının habercisi olarak yorumlamak gerek. Bana kalırsa seçimler yapılmadan  önce yapılması gereken daha elzem düzenlemeler var.   Her zaman konuşulan ancak bir türlü ortak mutabakat sağlanamadığı için rafa kaldırılan seçim yasası ve siyasi partiler yasası düzenlemeleri.

Ülkemizin genç nüfusu fazla olmasına rağmen siyaseti yürütenlerin eskidikçe eskiyen ve kabaran bir cv ile halen siyaset sahnesinden çekilmeme gayretlerini hep izliyoruz. Şu anki meclisin bir profiline baksak bile aynı durumu görürüz. Belediye başkanı ardından milletvekili sonra yeniden il başkanı sonra  milletvekili ardından yönetim kurul başkanı vs derken yenilerin önünün hep kapalı  olduğunu, millete hizmet şiarında olan kişilerin hiçbir zaman önce çıkamadan çarkların içinde kaybolup gittiğini üzülerek görüyoruz. Bu nedenle memuriyette görevde bulunanların, öğretmenlerimizin ,akademisyenlerimizin, işçilerimizin, gençlerimizin, kadınlarımızın siyasete katılımının teşvik edilmesi sağlanmalıdır. Ağırlıklı olarak  firma sahipleri, avukatlar, mimar, mühendislerden ve doktorlardan  oluşan  meclisimize toplumun her kesiminin temsil edilebildiği bir hale getirmenin çabasında olmalıyız.  

Seçmen kimi seçtiğini bilmeli , tercihli oy sistemine geçilmeli, gerekirse seçmen parti kısıtlamasına maruz bırakılmadan seçeceği kişileri  isim isim yazarak seçme  imkanına kavuşmalıdır. Ya da en kısa çözüm yolu olarak dar bölge seçim sistemine geçilerek her seçim bölgesi bir vekil seçecek şekilde düzenlenmelidir.

Siyasi partiler yasasında değişiklik ile delege sistemi gözden geçirilmeli , göreve gelen parti başkanlarının  meslek odalarında olduğu gibi arka arkaya iki defadan fazla seçilmesinin önü kapatılmalıdır.

Bu dileklerimizden sonra bir seçim tarihi tahmini de biz yapalım. Kovidin yaralarının sarılması 2021’de de süreceğini düşünürsek 2022 bahar aylarının seçim için iyi bir zaman olduğunu söyleyebilirim.

Yorumlar