21 °c

Sebzenin fiyatı, aracının kârı

Hükümet dezavantajı avantaja çevirmek, muhalefet de mevcut durumu avantaja çevirmek isteyince, sebze meselesi bir kez daha ülke gündemine oturdu.

Hükümetin sebze fiyatlarındaki aşırı artışa karşı önlemi sert oldu. Üreticiden alınan sebzeler, belediyeler aracılığıyla halka sunulunca, fiyatlar gerilemeye başladı.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, sebze fiyatlarındaki artışı “gıda terörü” olarak nitelendirerek tarlada 2 lira olan domatesin kentlerde 8 liradan halka sunulduğunu belirterek tepki gösterdi.

Dile kolay üreticiden tüketiciye ulaşana dek fiyat 4 kat artıyorsa, demek ki ne üretici kazanıyor ne de tüketici, tek kazanan aracılar oluyor.

Öyleyse işe aracı zincirini kısaltmakla başlayıp, arzı artıran önlemleri de hayata geçirmek şart.

Zaten hükümet işe arzı artırmaya yönelik tedbirlerle başladı.

Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, geçtiğimiz günlerde “seracılık paketi”ni açıkladı ve bu alana yönelik kredilerde vadenin 7 yıla kadar çıkarılacağını bildirdi.

İş bununla da sınır kalmadı ve seracılıkta projelere yüzde 75'i kadar yatırım kredisi de verilmesi de karar altına  alındı.

Ayrıca 14 ay vadeli işletme kredisi ve 10 milyon liraya kadar yatırımlarda hazine desteği de verilecek.

Mevcut seralar finansal olarak desteklenirken, seraların ülke genelinde yaygınlaştırılması da planlanıyor.

Seracılıkta kredi paketi 2 yıla kadar ödemesiz olurken, tüm bu desteklere 2 yıl boyunca devam edilecek...

Sebze ve meyve fiyatlarındaki artış sadece vatandaşın gıda yükünü artırmakla kalmıyor, enflasyonu da körüklüyor.

Yani bu işin kökten çözümü için radikal ve kalıcı önlemler almak şart. Yoksa belediyelerin sebze satışıyla fiyatların uzun vadede dengeye oturması pek mümkün gözükmüyor.

Eğer Ziraat Bankası’nın “seracılık paketi” adı altında uygulamaya koyduğu finansal destekle, hem üretim maliyetlerinin düşürülmesi, hem de arzın artırılması sağlanabilirse bu ilk adım olur.

İkinci adım ise, üreticiden tüketiciye uzanan yolda aracı zincirinin kırılması ve aşırı karların önüne geçilmesi olmalı.

Eğer bu da sağlanabilirse sebze ve meyve fiyatlarındaki artışın önü, geçici olarak değil, kalıcı olarak kesilmiş olur.

Zaten bunun başka bir yolu da yok.

 

YORUM YAZIN

adınız ve soyadınız ile yorum yapabilirsiniz
YAZIYA YAPILAN YORUMLAR1 YORUM
  • Trollsavar 18 Şubat 2019 01:53 Eğer Ziraat Bankası’nın “seracılık paketi” adı altında uygulamaya koyduğu finansal destekle, hem üretim maliyetlerinin düşürülmesi, hem de arzın artırılması sağlanabilirse bu ilk adım olur. Maalesef verilen bu destek çok ama çok yetersiz. Sektörün uzmanlarına sorarsanız size uluslararası piyasada çok daha uygun kredilerle çok daha az maliyete başka ülkelerde sera yatırımı olanaklarından bahsederler. Yatırımcı çekmek için verilen desteklerin arttırılması şart İkinci adım ise, üreticiden tüketiciye uzanan yolda aracı zincirinin kırılması ve aşırı karların önüne geçilmesi olmalı. Bu her ne kadar ilk bakışta doğru gibi gözükse de buradaki asıl sorun üretimin azalması ve tarım 4.0'a geçememezdir. Tarladan çıkan ürün zaten sorunlu ve çürük, üstüne bir de sadece nakliyatta kaybedilen bir %25 kayıp zarar var. Çok yüzeysel bir yazı olmuş.

    CEVAP YAZ 0 0 (0) Öne çıkart

Diğer Yazıları

Tüm Yazıları

Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.
istiklal.com.tr bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.