4380 Defa Okundu

Siyasi konulara girmiyorum. Tercihim değil. Benden daha hevesli dostlarım var. Önceliğim de değil. Benden yeteneklileri var. Lakin bu konu mühim. Galiba birinin “Kral çıplak!” demesi gerekiyor. Biraz mahcubiyeti göze almak demek bu. Mahcup olmak da benim işim olsun.

İki-üç haftadır İstanbul sokaklarında (ve gördüğüm kadarıyla Ankara sokaklarında da!) gözüme çarpıyor o ilan. Çarpmaktan fazlası aslında. Gözümü kaçıramıyorum. “Kahraman’ın Yolculuğu” yazısı ve İBB başkanı Ekrem İmamoğlu’nun KFC tadındaki fotoğrafı.

Şahsi bir tanışıklığım yok. Husumetimin olmasını da beklemeyin. Meşru bir seçimi iki kez kazanmıştır. Kim ne derse desin, meşru başkanımızdır. Benim gibi kendisine oy vermeyenlerin de başkanıdır. Başkanımdır.

Billboardları süsleyen bu kitap, özünde takdir edilmesi gereken bir çalışma. Batı siyasetinde var olduğuna inandığımız şeffaflığın yerel numunesi. Bir seçimin nasıl kazanıldığına dair paylaşımlar, bir sanat dalı olan halkla ilişkiler, tanıtım, reklam gibi alanlarda ciddi bir ders konusudur. Alanın duayeni bildiğim, yayınlarını dikkatle izlediğim MediaCat’in yayınladığı kitapta seçim kampanyasını yürüten reklamcı arkadaşımız bir başarının bileşenlerini açık ediyor. Kendi tabirleriyle ‘yeni siyaset’in ve planlı kampanyanın anatomisini çiziyor. Âlâ!

 

“Ama”sı da var bu işin… Başkan İmamoğlu, bu özel çalışmanın konusu olmayı kabul ettiğine göre, açıkça duyması ve açıkça duyduğunun da açıkça duyulması gereken uyarıları hak ediyor.

“Yeni tarz siyaset”se niyetimiz, elimi değil dilimi taşın altına koyuyorum. Sözüm doğrudan başkanadır:

Birincisi, “kahraman” diye nitelendirilmeniz için beklememiz ve beklemeniz gerekiyor Sayın Başkan. “Kahramanlık”ın, hak ettiğiniz ve başkalarının da hakkını verdiğinizi düşündüğü bir unvan olması gerekiyor. Kahramanlık dediğimiz, alınmaz; verilir.

İkincisi, seçim kazanmış olmak “kahraman” olmak için yeterli değil. Seçilmiş olmak kahraman olmanıza verilen fırsattır. Yol açık ama yolun başındasınız. Çerçeve henüz boş; sizin emeğinizi bekliyor.

Üçüncüsü, acı gerçeği hatırlamak, kahraman olmanıza yardımcı olur diye buraya yazıyorum: Siz, “Ekrem İmamoğlu” olduğunuz için seçilmiş değilsiniz. “Başkan AKPli olmasın!” diyenlerin tepkisinin odağı olduğunuz için kazandınız. Propaganda diliyle konuşursak, ‘pozitif bir odak’ değilsiniz; negatif bir odaksınız. Kim olduğunuzu değil, kim olmadığınızı önemsedi seçmenleriniz. “O seçilmesin de kim seçilirse seçilsin!” cümlesindeki anonim bir “kimse”siniz. İsterseniz ve de çalışırsanız, bu anonim “kim”i, özel bir “kimlik”e dönüştürebilirsiniz. Bu da başarı dediğinize yaslanarak değil, sorumluluğu yüklenerek gerçekleşecektir.

Dördüncü uyarı tam da bu yüzden buraya konmalı: Kendinizi  görüntüye ve görünmeye değil, işe vermenizi bekliyoruz İstanbullular olarak;. Belli ki siyasal çevreniz sizi rövanşist bir mükellefiyet içine itiyor. Burası hem heyecan verici hem kolaydır. Taraftarlık enerjisi havai fişek gibi parıldar ama kalıcı değildir. Aklınızda tutun: Muhalifiniz olan trolleri de müttefikiniz olan trolleri de memnun edemeyeceksiniz. İki grup da yaptığınızı az bulacak.

Beşinci ve son uyarı: Gerçekten “yeni siyaset” diye bir şeye inanıyorsanız ve buna adanmışsanız, bunun sadece size fayda vermekle kalmayacağını, siyasi rakiplerinize de iyilik olacağını göz önüne alın. Rakipleriniz de sayenizde bilmediklerini öğrenirler; ülke kazanır. Rakibim dediklerinizin aynısını, sadece istikametini değiştirerek yapacaksanız, siyasetiniz “yeni” değil demektir. Eski siyaset, hepimize kaybettirecek. Ama önce size…

Yorumlar