420 Defa Okundu

“Şair toplumun soluğu, nefesi, haykıran sesidir. Susarsa şairler, korkarsa duygularını ifade etmekten vay haline o toplumun! Ne demişti Mehmet Emin Yurdakul: “Unutma ki şairleri haykırmayan bir millet, sevenleri toprak olmuş öksüz çocuk gibidir.” Evet, Susarsa şairler, korkarsa duygularını ifade etmekten, toplum; umudunu kaybeder, azmini yitirir,  kimliğini, tarihini unutur. Susarsa şair, atalet çöker toplumun üstüne; çöken ataleti atamadığı için üzerinden hissizleşir, duyarsızlaşır, değersizleşir; çürür içten içe. Zillet, son durağıdır bu suskunluğun”, dedim ve duygularımı şiire dökerek köşe yazımı tamamladım.

 

ÖYLE BİR DEVİR Kİ…

 

İhlâs göçük altında, samimiyet komada

Kalmadı sığınacak ne bir koy ne bir ada

Çelme takınca iblis, düş teslim oldu yâda

Namusluda lahavle namussuza sazende

Oyun içinde oyun künde üstüne künde

 

Işık soğuk, renk donuk; yalan yılanı sokar

Katil hür, maktul mahkûm; gölge gölgeden korkar

Edep ağa takılmış; feryadı arşa çıkar

Yedi/ yirmi dört yalan, üç de hile içinde

Oyun içinde oyun künde üstüne künde

 

Rant havada konfeti, üstü samur palanın

Devletin malı deniz, domuzu çok talanın

Hem gönlü hem de gözü doysun diye balanın

Bak yine kayıp ettin, ebesin elim sende

Oyun içinde oyun künde üstüne künde

 

Cambazda hüner gani, yumurtaya kulp takar

Tankın zırhı çelik de paletinde kusur var

Sözleşme şöyle dursun vergisi canlar yakar

Kitaba uydurulmuş yersen bu, üç öğünde

Oyun içinde oyun künde üstüne künde

 

Kanda kanaviçe işler, hortumu süslü sülük

Vurgunda tam isabet bu işin rantı büyük

Çek kanuna bir çizgi sonradan olmasın yük

Tezgâhı kurmuş kuran kıstırılmaz ininde

Oyun içinde oyun künde üstüne künde

 

Türedi davalarda zulalanmış savcı var

Uçan kaçan kurtulmaz ölümüne avcı var

Her organda dolaşan damar damar sancı var

Ergenekon’dan çıktık, Sarı Kızla en önde

Oyun içinde oyun künde üstüne künde

 

Mahrem tefe takıldı, iffet atıldı dama

İsraf bütçede açık, faiz üstüne yama

Hâlâ “ ne var ki”, diyor hele bak sen adama

Borç gırtlakta, yük ağır; hâl kalmadı bedende 

Oyun içinde oyun künde üstüne künde

 

Hak yiyen haklı çıktı, Hakkı bu işe şaştı

Yandaş mertekleşince hırsız dağları aştı

Cazgır eğile dursun rakip yandan dolaştı

El ense, tırpan, derken dış kazık, kemanede

Oyun içinde oyun künde üstüne künde

 

Tahkiyenin takkesi emme basmaya supap

Paralelde nane var, açılımda şişkebap

Özü umursayan kim, ülke düşse de bitap

Kalasın düğümünü düzeltemiyor rende

Oyun içinde oyun künde üstüne künde

 

Dil, küfürde kararlı; kel başa şimşir tarak

Bulutlar alev alev; dış düşman, içte nifak

Cinnete ramak kaldı; din ürkek, ilim korkak 

Ömür sürükleniyor yanar/döner peşinde

Oyun içinde oyun künde üstüne künde

 

İmalatta hata var, eğitim başıbozuk

Ahlakı hak getire; ar yırtık, vicdan kavruk

Midede lokma haram, beyinde fikir koruk

Fitne bayram yapıyor dudaklarında hande

Oyun içinde oyun künde üstüne künde

 

Ekonomik kriz mi, kimdir bunu söyleyen?

Bir bakın vakıflara göbek atıyor yeğen

Aha ip aha kazık; seç de birini beğen

Taklada ustalaştık; ters, yan, çapraz, parende

Oyun içinde oyun künde üstüne künde

 

Kinle yoğrulan hamur verir acılı ekmek

Kör gözlere kulaklık, sağırlara dümbelek

Liyakat olmayınca havada kalır emek

Doğruluk, dürüstlükmüş, onlar kaldılar dünde

Oyun içinde oyun künde üstüne künde

 

Aldanan, aldatılan; aldatanının kölesi

Çözenlere aşk olsun yüzyılın bilmecesi

Sinenler sindirdiler çıkmaz mazlumun sesi

Hukukta ibre oynak madrabazlar dümende 

Oyun içinde oyun künde üstüne künde

 

Tarihe kör bakanlar diyor ki “biz iyiyiz”

Ben de şöyle diyorum, “biz aynı dinden miyiz?

Sizde ayrım kol gezer, biz her dem sevgideyiz

Göz merteği görmezse akıl kalır mı zinde

Oyun içinde oyun künde üstüne künde

 

Halimiz, ahvalimiz; işte özeti budur

Güç yetmiyor şeytana, ister sus ister kudur

Var olan yokluklarla edildik hepten mağdur

Hadi, uzat diyorlar sen de boynun kemende

Oyun içinde oyun künde üstüne künde

 

Yorumlar