1520 Defa Okundu

Daha önceki makalemde yazmıştım.

Allah vardır. Çünkü, kainatın düzeni, ilmi, insanların yaradılışı Allah’ın varlığındandır.

Ama onun yüce kudretini büyüklüğünü biz takdir edemeyiz, bilemeyiz.

O konuyu Rabbil alemin kapatmıştır.

Yalnız, Yüce Yaradan beynimize kendisini arayan bir merkez koymuştur.

Her beyinde bizi kim yarattı? diye soran bir şuurlu merkez vardır.

Ayrıca dimağımızda da bir kişiye, lidere tabii olma merkezi de mevcuttur.

Bu bakımdan Allah  ruhları vasıtası ile dimağda kendisini aratır.

Tabii ki buldurur da…

Ayrıca bir peygambere bağlanma merkezi de ona tabii olma olayını meydana getirir.

                ***

O halde ruhlar, rabbini arar.

Bu konuda serbest bırakılmıştır.

Bir kitapla yol gösterilen kullar, bir peygamberle de desteklenerek,

Allah kulluk eder, onu zikreder.

Çünkü yaradılışın gayesi budur.

Gerisi teferruattır.

                ***

Çünkü, Kuranı Kerimde daha Bakara 2. Ayette,

“Bu kitap gerçektir. Takva sahiplerine (!) yani Allah’ın emirlerini tutup,

Yasaklarından sakınanlara yol göstericidir.” Demektedir.

Yani takva olmayanlara yol  göstermeyebilir.

Ayrıca 3. Ayette de “Takva sahipleri, gaybe inanır, yani görmediği Allaha inanır.

Namazını dosdoğru kılar, verdiğimiz rızıktan da  ihtiyaç sahiplerine dağıtır(infak).” Demektedir.

                ***

Eğer insanlar;  İslam’ca yaşarsa, tabii ki kurtulanlardan olur.

Ama İslam’ca yaşamak için daha 7 yaşında İslami bilgileri almalı,

Anne ve babasını örnek alıp, haramdan sakınmalı, ibadetlerini yapmalıdır.

İşte beynimize yerleştirdiğimiz bilgi ve bedene öğrettiğimiz eğitim;

Bizim geleceğimizi planlar.

Bu bilgilerle eğitilirsek ruhlarımız, nefsimize ve bedenimize hakim olur.

Şeytanın ve nefsin aşırı isteklerine köstek vurulur.

İyi bir hayat tarzı ortaya çıkar.

                ***

Şu noktalar aydınlatılmalıdır.

Melekler, Allah tarafından ne emredilmişse  onu yapar. İnsanlar üzerinde kayıt yapar.

İnsanı yönlendirme görevi yoktur.

Cinler de;  manyetik  gücü ve enerjisi olan  şuurlu  varlıklardır.

İnsanları yönlendiremezler. Onların da kafir ve Müslümanları vardır.

Şeytan, beynimizin, dimağ altı merkezlerinde etkilidir.

O bölge (Sub kortikal merkezler) de nefsimiz vardır. Yeme, içme, yaşama, üreme merkezleridir.

İnsan bedenini o merkezler yönetir.

Ama dimağımızın (şuur) kontrolündedir.

Eğer, iyi bir İslami eğitim almışsak, ruhumuzun kontrolündeki dimağ,

Nefsi terbiye eder. Hayatı güzel ahlakla geçirir.

Ruhumuz yani dimağımız boş bırakılmışsa,  yani cahil kalmışsak,

Nefsimiz bizi belalardan, belalara  sürükler.

Allah’ın yasakladığı işleri yaptırır. İbadet ve zikirden ayrı kalarak cehennemi boylar.

Allah sizleri korusun.

Fırsatken de İslam’ı  öğrenip yaşamaya bakalım.

İbadet ve zikrimizi ihmal etmeyelim.

Yorumlar