10 °c

Referandumun söyledikleri

Sandıkların dili vardır ve siyaseten bu dili iyi okuyabilmek gerekmektedir. 

Türkiye 16 Nisan’da yapılan referandumla tercihini yapmış ve Başkanlık sistemine evet demiştir.

Bunun yanında başka ne demiş, ne mesaj vermiştir?

16 Nisan’daki sandıktan çıkan mesajlara bakıldığında 2017 referandumu şunları göstermektedir:

MHP'de Bahçeli dönemi dünkünden daha ciddi bir şekilde sorgulanacaktır.

CHP içinde de Kemal Kılıçdaroğlu sekizinci yenilgisinin hesabını vermeye zorlanacaktır. Her ne kadar yuh seslerine rağmen koltuğu bırakıp gitmek istemeyecek olsa da…

Diğer bazı tespitler ise şöyledir:

AK Parti teşkilatları batı şehirlerinde kesinlikle yenilenmelidir. Ankara ve İstanbul belediye başkanları yeni seçimde kesinlikle değişmelidir.

AK Partililer elde çanta ihale takibinden artık vaz geçmezse gelecek karanlıktır.

İstanbul'da AK Partili belediyeler kendilerini sorgulamalıdır.

Doğuda Kürt vatandaşlarımız Reislerine sahip çıkmıştır.

Bu referandumu Recep Tayyip Erdoğan kazanmıştır.

Recep Tayyip Erdoğan en kısa zamanda çevresine, kesinlikle güvenilir, istişare edebileceği ve de her dediğine başını sallamayan; para ve makam tutkusu olmayan insanları almalı, dalkavuk akıl adamları, sözünün önünü sonunu düşünmeyen danışmanları, halkın değerleriyle uyuşmayan hınk deyicileri tez elden kenara çekmelidir. 

Teşkilattaki İl ve ilçe başkanları tek tek gözden geçirilmelidir. 

Çünkü öncesinde AK Parti ruhunu taşımayan esasında AK Partiye hiç oy vermemiş, 2017 yılında da ayakkabı kutusu sallayan, 2015 yılında utanmadan Reis’e hırsız diyebilen bazı kişilere makam verilince işte bu tipler 2017 referandumunda hem "hayır" demiş hem de davayı olmadık zamanda satmışlardır.

Bu referandumda Cumhurbaşkanı olarak şehir şehir meydan meydan halka hitap eden, İstanbul’da ilçe ilçe kampanyaya giden Reise rağmen Başbakan Binali Yıldırım’dan başka teşkilatlardan hiç esnaf ziyareti yapan veya tabana yönelik çalışma içinde olan AK Partili görülmüş müdür? Ya da kimler görülmüştür?

Zaten böyle bir revizyonun şart olduğu zaten referandumdan çok yüksek sonuç çıksa da yine gerekliydi.


Siyasette buna kan değişimi veya şimdiki deyimle güncellenme deniliyor. AK Partinin başına geçecek olan Reis bu güncellemeyi mutlaka bunu yapacaktır.

Söz konusu vatan ise gerisi teferruattır.

Bütün bunlardan sonra söylenecek söz şudur. Gün AK Parti için birlik günüdür. Türkiye’yi yeniden kucaklama günüdür. Bunun için de AK Parti’yi ilk kuruluşundaki vizyon ve misyona göre temsil edecek ve eden isimlerin tekrar göreve getirilmesinin günüdür.

Nitekim Başbakan Binali Yıldırım Referandum 'zafer veya hezimet' diye anlatılmamalı, yorumlanmamalı. Bu oylamanın kaybedeni yoktur, kazananı bütün millet olmuştur” diyerek vatandaşı kucaklayıcı bir dil kullanmıştır.

Biz % 60’lara kilitlenmişken böyle bir sonucun çıkması biraz burukluk olmuştur ama aldığımız sonucun ne kadar büyük olduğunu da yine Reis "atı alan Üsküdar’ı geçti” sözleriyle perçinlemiştir.


AGİT diye bir örgütün referanduma gölge düşürme çabası da yine Reis tarafından “haddinizi bilin!” diyerek reddedilmiştir.

Yine bu sonucun önemini Hollanda’nın Özgürlük Partisinin (PVV) ırkçı lideri Geert Wilders’in Hollanda'da % 71 oranında "Evet" veren seçmenlere topluca Türkiye'ye dönme çağrısında bulunması açıklamaktadır.

Hollanda’daki ve Almanya’da ki bu ırkçı yaklaşımlara karşı gurbetçilerimizin Berlin'de Kurfürstendamm Caddesi'nde toplanarak Türk bayrakları ile yürümesi, Hollanda’da ise Türkiye Rotterdam Başkonsolosluğu önünde Cumhurbaşkanı Erdoğan posterleriyle ‘Evet’i kutlayıp konvoyla şehir turu atması hazmedemeyenlere kapak olmuştur.

ABD Başkanı Trump da Türkiye Cumhuriyetinin I. Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı arayıp tebrik etmiştir.

Bundan sonra Başbakan Binali Yıldırım’ın söylediği gibi Türkiye bir bütün olarak bir ve beraberlik içinde hep beraber Türkiye’dir… 

Dışlamak, ötelemek bizim geleneklerimizde yoktur.

Yeniliğe alışmak kolay değildir. 90 yıllık bir sistemin yenilenmesi ve Başkanlık sistemine geçmesi üç aylık gibi kısa bir sürede ancak bu kadar anlatılabilmiştir.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye de kararlı duruşundan dolayı teşekkür etmek gerekir. Ancak sonuçlar göstermiştir ki vatandaş Reis’e güvenerek sandığa gitmiş ve esasında Reis için “evet” denilmiştir. Yani bu başarı esasında karşılıksız, menfaatsiz Erdoğan’ı seven vatandaşlarımızın başarısıdır.

Reis de bu referansını milletinin geleceği için kullanmış ve Türkiye’ye Başkanlık sistemi armağan etmiştir.

Öyleyse bize düşen şudur:

Vatana millete hayırlı olsun…

YORUM YAZIN

adınız ve soyadınız ile yorum yapabilirsiniz
YAZIYA İLK YORUMU SİZ YAPIN

Diğer Yazıları

Tüm Yazıları

Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.
istiklal.com.tr bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.