1548 Defa Okundu

Devlet Yoneticilerinin resmi bilgilendirmelerine, arşivlere ve remi kayıtlara göre bu Ülkede çeşitli zamanlarda yabancı şirketlere petrol arama, çıkarma ve işletme izinlerinin verilmesi sonucunda, adı geçen şirketler tarafından türlü bahane ve gerekçelerle (derinde, maliyetli, yüksek teknoloji gerektiriyor, kalitesiz, rezerv yetersiz vb.), bunlar gerçek dışı tabi, petrol çıkartılmadı, sondaj kuyuları betonla kapatıldı. Bunlar oldu. Hepsi gerçek. Şaka gibi değil mi? 

Uzmanların ve bilim adamlarının verdiği bilgilere göre; yerli, yabancı, Batılı, Amerikalı, Rus şirket ve kurumların açıklamalarına göre Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki petrolün niteliği, kalitesi ve derinliği Kuzey Irak ve Suriye'deki petrol ile aynı. Yine bu açıklamalar bağlamında Türkiye PETROL DENİZİ üzerinde yüzüyor. Ben demiyorum, yabancılar ve Batılı şirketler ve kurumlar söylüyor.

Hal böyle iken bu Memleketin petrolünün kuyularının üzerine beton dökülmesinin, çıkartılmamasının ne demek olduğunun, ne menem ve zillet bir şey olduğunun takdirini sizlere bırakıyorum! 

Bilindiği gibi İstanbul'un en önemli sorunlarından biri trafik sorunudur. Trafikte insanların saatleri geçiyor. İstanbul halkı trafik nedeniyle adeta kırılıyor. Trafiğin rahatlatlatılması ve sorunun çözümü için dolmuş, otobüs, metrobüs, metro, tünel vb. toplu taşıma sistematiğinin geliştirilmesinin önemi yadsınamaz bir gerçeklik ve zorunluluktur. 

Hal böyle iken, İstanbul'un şeysi, Haziran ayının ilk haftası, İstanbul trafiğini rahatlatmak amacıyla yürütülen Dolmabahçe-Levazım tüneli ve Sancaktepe-Üsküdar metro inşaatlarına toprak dökerek, çalışmaları durdurdu. Adı geçen tünel ve metro inşaatlarının üzerini toprakla kapattı.

Skandal, vahşet, akıl dondurucu değil mi? Akıl alır gibi değil! Yıl olmuş 2021, metro ve tünel inşaatlarının toprakla üzerlerinin kapatılması da ne demek? Allah akıl, fikir ve izan versin!

Böylesine bir düşmanlık, Milletin çıkar ve menfaatlerine, kamu yararına aykırılık ve ihanet olabilir mi? Ama oldu! Ama gerçek! Parkını ve yeşilini korumaya çalışan, parkın imara açılması planını protesto eden, kendisi ile görüşme talebini reddederek korumasına, medeni İstanbul kadınının ağzını, burnunu kan ve revan içinde bıraktıran İstanbul'un şeysi, yaptı!

Millet, Türk vatandaşı ve İstanbul halkı böyle bir düşmanlığı ve ihaneti, kendisine yapılan alçaklığı kesinlikle ve kesinlikle hak etmiyor! 

Ancak Türk Milleti bir şey yapıyor. Kendisine  yapılan her saygısızlığı, ihaneti ve alçaklığı kılı kırk yaran bir titizlikle kara kaplı defterine not ediyor. Günü gelince hesabını sormak, kusurluların burunlarından fitil fitil getirmek üzere…!!!

Saygı ve selamlarımla…

 

Yorumlar