13 °c

Parası Olan Evde, Olmayan Asker de:

Bedelli

            18 maddelik torba yasa içinde olan bedelli askerlik, yakın zaman da çıkacak ve parası olan evinde, olmayan da asker de olacak. Eskiden Türkiye (Osmanlı) denilince, akla ilk gelen Müslümanlık ve Askerlik olurdu. Bunun sebebi de bizim İslam’a olan bağlılığımız ve yüksek askeri gücümüzdü. Müslümanlık konusuna bir şey demiyorum ama askerlik için öyle düşünmüyorum…

            Bedelli askerlik adaletsizliğin daniskasıdır! Parası olan askere gitmeyecek, basacak parayı 28 gün yapacak dönecek. (28 gün şartı kalkabilir) Parası olmayan ise 12 ay vatani görevini yapacak. Gerektiğinde operasyonlara katılacak ve belki de şerefiyle şehit olacak. Ancak bedelliler bu şereften mahrum kalacaklar. Buda onlara en büyük ceza olsun.

(Şehzade Yavuz Selim Osmanoğlu vatani görevini yaparken)

            Tabii parası olduğu halde seve seve gidip vatani görevini yapan yiğitlerimiz de var. Tıpkı Doğu’yu ve Batı’yı dize getiren, cihana hükmeden Hanedan-ı Al-i Osman şehzadesi Yavuz Selim Osmanoğlu gibi, bedelli askerliği beklemeyip seve seve vatani görevine gidenler gibi.

            Adnan Oktar:

            Kamuoyun da Adnan Hoca olarak bilinen Adnan Oktar (Eski ismi Harun Yahya)  ve grubuna, 11 Temmuz'da mali polisler tarafından sabaha karşı operasyon yapılmış ve yüzlerce kişi gözaltına alınmış daha sonra da tutuklanmışlardı.

            Adnan Oktar hakkındaki iddialar öyle böyle değil. Uluslararası ajanlığından tutunda çocuk istismarına kadar ne ararsanız var… Duyanlar aynen şöyle diyor; şoktayız meğer ne edepsiz ne namussuzmuş vs.vs.

            Abartmadan yazıyorum ben Adnan Oktar hakkındaki bu iddiaları en az 15 yıldır duyar konuşurum. Bu iddiaları destekleyen yüzlerce video var sosyal medya da.

            Hal böyleyken neden 15 belki daha fazla yıl beklendi. Bunun cevabını da kamuoyuna devletin yapması lazım geliyor!

            Sağlık Çalışanlarına Şiddet:

            Geçtiğimiz hafta sağlık çalışanlarından 2 doktor hasta yakınlarının şiddetine maruz kalmışlardı. Sık sık duyduğumuz bu haberler neden yaşanıyor? Birinci ve en büyük sebebi eğitimsizliktir. Öncelikle yapılması gereken kişilerin hak ve sorumluluklarını bilmelerinin sağlanmasıdır.  Şiddet kimden kime yapılırsa kabul edilir değil, alçaklıktır. Ancak unutulmamalıdır ki sağlık çalışanları da hasta ve hasta yakınlarına gerektiği gibi davranmalıdır.

            Sağlık çalışanlarının çok çalışıyoruz, çok yoruluyoruz nöbetler falan filan gibi bahanelerini ben kabul etmiyorum! Her çalışan özveri de bulunuyor, bulunmalıdır da. Öncelikle birbirimize karşılıklı saygı duymamız birçok durumu çözecektir. Hasta ve hasta yakınları ne hak ve sorumlulukları olduğu konusunda bilgilendirilmeli, sağlık çalışanları da bu doğrultuda hizmet vermelidir…

Annesini kanserden kaybeden biri olarak bir örnek vereyim 2 yılda en az 20 defa muayene ve kontrolüne gittiğimiz doktor arkadaş, anneme ‘’ilk gelişiniz mi?’’ diye sordu. Bu soruya rahmetli annem çok üzülmüş ‘’2 yıldır gelip gittiğim doktorumun bana sorduğu soruya bak’’ demişti.

Rahmetli annem sağlık sektöründe çalışan torunlarına aynen şöyle derdi. ‘’Sizlere vasiyetimdir sevgili torunlarım, lütfen hastalarınıza iyi davranın.’’

            Yazdıklarımdan çok rahmetli annemin torunlarına olan vasiyeti durumu özetlemiştir İnşallah. Rahmetullahi Aleyh.

            Banka da Unutacak Kadar Zenginiz:

            Ülke ekonomisinin bozuk olduğu, piyasaların durduğu, ülkenin borç batağına girdiği neredeyse her gün duyduğumuz banal sözlerden bir kaçı...

           

            Şimdi bu banal yalanları uyduranlara söylüyorum; ülkenize düşmanlık etmekten vazgeçin. 2017 de ülkemiz %7 büyümüş ve inşallah büyümeye de devam edecektir. Bütün dünya da olduğu gibi ülkemizde de ekonomi de problemler olmuştur. Ancak bu demek değildir ki 2002 öncesi ekonomiye döneğiz.

            98 Milyonunu (Trilyon) banka da unutmuş, son bir yılda %22 konut satışı artmış, ortalama bir arabanın 150 bin, bir cep telefonun 4 bin liraya satıldığı, sigaraya ayda 750 lira harcandığı güçlü bir ekonomiye sahip bir ülkedeyiz!

            2018 Dünya Kupası:

            Fransa milli takımının 23 asil ve yedek oyuncusundan 14'ünün Afrika kökenli olması Fransa'nın mültecilere nasıl davrandığını da akıllara getirdi.

            Bulduğu her fırsatta mültecileri sınır dışı edip, ölüme terk eden Fransa ve Batı şunu unutmasın ki; birçok dalda kendilerini temsil eden ülkelerine kabul etmedikleri yasa dışı yollarla giren mülteciler olmuştur. Bence de dünya kupasını Fransa değil Afrika ülkeleri kazanmıştır. Bunu onlar da biliyor J

Kalın sağlıcakla.

Araştırmacı - Yazar

Ahmet Öztürk

1453ahmetozturk@gmail.com

 

YORUM YAZIN

adınız ve soyadınız ile yorum yapabilirsiniz
YAZIYA YAPILAN YORUMLAR2 YORUM

Diğer Yazıları

Tüm Yazıları

Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.
istiklal.com.tr bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.