Osmanlı İmparatorluğunda Demokrasinin Gelişim Süreci

Osmanlı İmparatorluğunda Demokrasinin Gelişim Süreci

Bir önceki yazımda demokrasinin, Dünyada ve kurulduğu yer sayılan Avrupa’da doğuşu, geçirdiği önemli aşamaları yazmıştım. Şimdi gelelim topraklarımıza yani Osmanlı İmparatorluğuna demokrasinin gelişine, geçirdiği önemli aşamalara. Konuyu daha anlaşılır olması için belirli bir sistematiğe bağlayacağım. Osmanlı Devleti kurulduğu dönemden yıkılış dönemine kadar her aşamada yönetim biçimi olarak monarşi hakim oldu. İdare yapısı zamanla tek kişilik monarşiden çoğulcu yapıya dönmesi Osmanlı devletini de etkiledi. Zamanla Osmanlı idaresinde de millet meclisi açıldı. En sonunda demokratik yapıdaki Türkiye Cumhuriyeti kuruldu. Bu değişim Osmanlının son 2 yüzyılında gerçekleşti. Osmanlıda ilk demokratikleşme hareketi 19. Yüzyılda senedi İttifak ile başladı.

  • SENEDİ İTTİFAK: Bu antlaşma Sadrazam Alemdar Mustafa Kemal Paşa merkezi otoriteyi güçlü tutmak için 2. Mahmut ile ayanlar arasında yapıldı. Bu sözleşmeye göre ayanlar padişaha bağlı olup veri toplama ve askere gönderme gibi işlerde destek olacak, ayanlar birbirlerinin halkasına saygı duyacak, yapılan ıslahat hareketlerini destekleyecek, İstanbul’da isyan çıkarsa bastırılması konusunda yardımcı olacaklar. Bu sözleşme ile taşrada ekonomik güce sahip olan ayanlar siyasi açıdan güçlendi.
  • TANZİMAT FERMANI: Gülhane’i Hattı Hümayun olarak geçen ferman 3 kasım 1839 yılında 2. Abdülhamit döneminde imzalandı. Ferman Mustafa Reşit Paşa tarafından hazırlandı. Ferman Abdülmecit mührüyle yayınlandı. Ferman Gülhane Parkında okunduğu için fermana Gülhane Hattı Hümayunu denilmiştir. Bu ferman Osmanlı devletinde batıcılık ve Osmanlıcılık anlayışını hazırladı. Tanzimat fermanında amaç Fransız ihtilalı sonucu ayaklanan azınlıklara haklarını verip Osmanlı imparatorluğunun dağılmasını önlemekti. Azınlık haklarını bahane ederek Osmanlı içişlerine karışan Avrupa Devletinin bu faaliyetine son vermekti. Azınlıklara haklar verilip Avrupa’ya karşı hoş görünerek Mısır ve Boğazlar konusunda Avrupalı devletlerin desteğini almak, Balkanlardaki Rus etkisini azaltmak amacıyla yayımlandı.
  • Tanzimat Fermanında Yer Alan Hükümler: Tanzimat fermanına göre herkesin mal can ve ırz güvenliği devletin garantisi altında olacak. Herkesin gelirine göre vergi alınmaya başlanacak. Vergi sistemi sil baştan düzenlenecek. Askeri işler düzene konacak, askerlik vatani bir görev haline gelecek. Herkes dil, din, ırk ayrımı gözetmeksizin kanunlar önünde eşit olacak. Mahkemeler herkese açık bir şekilde yapılacak. Kimse mahkemeye çıkmadan cezalandırılamayacak. Herkes malına sahip çıkabilecek, malını Miras olarak bırakabilecek, müsadere kaldırılacak. Her türlü rüşvet ve iltimas kaldırılacaktır.
  • Tanzimat Fermanının Özellikleri: Tanzimat fermanı ile ilk kez kanun üstünlük prensibi kabul edilmiştir. Padişah bu fermanla kendi yetkilerini kısıtlamıştır. Anayasal düzene geçiş için en büyük adımdır. Sorunları yalnız çözemeyeceğini anlayan Osmanlı bu ferman ile Avrupa ile dost geçinmek istemiştir. Tanzimat fermanı ile gelen yenilikler önceki düzenlemelere göre farklılık gösterir. Bu ferman ile ilk kez insan hakları konusunda yenilik yapılmış. Bu yenilikler halk hareketi değildir. Padişah iradesi ile ortaya çıktığı için halk tarafından net anlaşılmamış ve desteklenmemiştir. Tanzimat fermanı sonucu Osmanlı devleti Avrupa devletinden beklediği desteği alamamıştır. Boğazlar meselesi Osmanlı aleyhine değil Avrupa lehine çözülmüştür. Fransız ihtilalı etkilerine engel olmak için çıkarılan bu ferman amacına ulaşamamıştır. Fransız ihtilal etkileri Osmanlı’yı kasıp kavurmuştur. Milliyetçilik akımı Osmanlı devletinin dağılma sürecini hızlandırmıştır. Avrupalı devletler azınlık haklarını bahane ederek Osmanlı devletinin iç işlerine daha fazla karışmaya başladı. Tanzimat fermanı sonrası Avrupa tarzı mahkemeler, okullar ve eğitim kurumları açıldı. Bu da eğitim ve hukuk alanında ikililiğin ortaya çıkmasına neden oldu.
  • TANZİMAT DÖNEMİ: Tanzimat dönemi 3 kasım 1839 yılında başlar 23 Aralık 1876 yılında 1. Meşrutiyetin ilanı ile son bulur. Bu dönemde batıdan yasalar alınmıştır. 1840 yılında Fransız ceza yasası, 1860 da Ticaret hukuku Osmanlı devletine girdi. Bu yasaları uygulamak için Nizamiye mahkemeleri açıldı. Tanzimat fermanının Mimarı Mustafa Reşit Paşaya göre yapılacak yenilikler eğitim temelli olmalıydı. Yeni hukuk düzeni hak ve görevlerini bilen kuşakların yetişmesi ile sağlanırdı. Eğitim sorunlarını görüşmek için Meclisi Maarifi Umumiye kuruldu. Bu dönemde batı tarzı okullar açıldı. Çeşitli milletten insanlara Osmanlıcılık bilinci yerleştirmek için Galatasaray Sultanisi açıldı. Batı bilimlerinin Osmanlı devletine geçişini sağlamak için Encümeni Danış Akademisi kuruldu. Batıyı bilen ve anlayan aydınlar yetiştirildi. Ülkede sivil siyasi gazete çıkartıldı. Bu gazeteler kültürel ve siyasal hayatı canlandırdı. Aydınlar parlamentoya dayalı meşruti sistemi savunmaya başladı. Bu amaçlarına ulaşmak için 1865 yılında Yeni Osmanlılar adıyla örgüt kuruldu. 19. Yüzyılda Avrupa özgürlük mücadelesi veren Carbonari cemiyetini örnek alan Osmanlılar Namık Kemal, Ziya Paşa ve Ali Süavi gibi kişilerle ün yaptı.
  • ISLAHAT FERMANI: Islahat Fermanı 23 Şubat 1856 yılında imzalandı. Abdülmecit zamanında Kırım savaşından sonra yayımlanmıştır. Osmanlı bu dönemde Avrupa devletlerinin istekleri doğrultusunda ıslahatlar yapıp Paris Barış Konferansında lehine karar çıkmasını hedeflemiştir. Islahat fermanı da tıpkı Tanzimat fermanı gibi Osmanlının çok zor durumda olduğu bir dönemde çıkarılmıştır. Tanzimat fermanında ırk, dil, din ayrımı yapılmaksızın bütün halka haklar verilmişken ıslahat fermanında sadece gayrimüslimlere yeni haklar tanınmıştır. Islahat fermanı bir nevi Tanzimat fermanının devamı niteliğindedir. Kırım savaşında Osmanlı yanında yer alan İngiltere, Fransa ve Avusturya Osmanlıda yaşayan Hıristiyan halkın Tanzimat ile yeteri kadar hak almadığını söyleyerek bu hakların genişletilmesini istedi.
  • Islahat Fermanında Yer Alan Hükümler: Hiçbir suretle azınlıklara küçük düşürücü laflar söylenmeyecek. Azınlıklara din ve mezhep özgürlüğü tanınıp azınlıkların okul ve kiliselerinin bakım ve onarımını devlet üstlenecek. Gayrimslümler devlet memuru olabilecek, askeri ve sivil okullara girebilecek. Vergiler herkesin gelirine göre alınıp cizye vergisi kaldırılacak. Mahkemeler herkese açık olacak, herkes kendi inancına göre yemin edecek, mahkemede gayrimüslimlerin şahitlikleri kabul görecek.Azınlıklar il meclisine üye olabilecek, her gayrimüslim topluma ikişer temsilci gönderebilecek. Böylece azınlıklar da yerel yönetime katılım hakkı elde etmiş oldu. Azınlıklar kendi iş yerlerini açabilecekti. Azınlıklar istediği mülkü satın alabilecek. Askerlik için azınlıklara nakti bedel usulü getirildi. İltizam usulü kademeli olarak kaldırıldı. İşkence ve angarya kalktı.
  • Islahat Fermanının Sonucu: Osmanlı ıslahat fermanı ile Avrupalı devletlerin iç işlerine karışmasına engel olamadı. Osmanlıyı bölüşmek isteyen devletler Osmanlının ıslahat fermanına uymadığını gerekçe göstererek Osmanlı iç işlerine karışmaya devam etti. Hak elde eden azınlıklar patrikhanelerde toplanarak kendi milletlerine özel nizamnameler çıkardılar. Tanzimat ve ıslahat fermanı ile tanınan ayrıcalıklar gayrimüslimleri mutlu etmeye yetmedi. Çünkü Osmanlı devletinde yer alan gayrimüslimler hak değil bağımsızlık istiyorlardı. Dağılmaya engel olmak adına Osmanlı devleti azınlıklara geniş haklar verdi. Osmanlı devlet yöneticileri Osmanlıcılık ilkesini hayata geçirmek istedilerse de bunda başarılı olamadılar.
  • MEŞRUTİYETİN İLANI:Meşrutiyet 23 Aralık 1876 yılında 2. Abdülmecit zamanında genç Osmanlıların çabası ile ilan edildi. Mithat Paşa, Ziya Paşa, Ali Süavi, Namık Kemal ve Şinasi’nin bulunduğu devlet adamlarından oluşan Genç Osmanlılar Sultan Abdülaziz’i tahttan indirip yerine V.Murat’ı tahta çıkardılar. V. Murat akli dengesi bozuk olduğu ortaya çıkınca meşrutiyeti ilan etme sözü veren 2. Abdülmecit’i padişah yaptılar.
  • Meşrutiyet’in ilan Edilmesinin Sebepleri: Meşrutiyet balkan uluslarının isyanlarını önleyip Osmanlı devletini dağılmaktan kurtarmak için ilan edildi. Osmanlıcılık düşüncesini savunan Genç Osmanlılar imparatorluğun bütünlüğünü korumak, Avrupalı devletlerin iç işlere karışmasını engellemek için dil, din, ırk ayırt etmeksizin Osmanlı halkının yönetime katılmasını savundu.
  • KANUNİ ESASİ: Kanuni esasi Mithat Paşa başkanlığında hazırlandı. 119 maddeden oluşan bu belge Osmanlı devletinin ilk anayasası olarak kabul edilir. Kanuni Esasi Belçika anayasasından etkilenmiştir. Kanuni Esasi 23 Aralık 1876 yılında yayınlandı. Kanuni esasiye göre padişah meclis açma kapama, milletler arası anlaşma imzalama, savaş ve barışa karar verme, sürgüne gönderme yetkisi verilmiştir. Padişah yasama yetkisini ayan ve Mebusan meclisine vermiştir. Ayan meclisi üyeleri padişah tarafından seçilir. Bu görevde ölene kadar kalırlar. Mebusan meclis üyelerini halk seçer. Bu üyeler seçimle değişir. Seçimler 4 yılda bir yapılır. Mebusan meclis başkanını ve 2 yardımcısını padişah seçer. Kanun teklifini sadece hükümet yapabilir. Yürütme yetkisi başında padişahın bulunduğu Bakanlar kuruluna verilmiştir. Bu üyeleri ve sadrazamı padişah atar. Hükümet meclise karşı değil padişaha karşı sorumlu tutulmuştur. Padişah yargı yetkisini yüce divana vermiştir. Padişah mahkeme kararı olmadan istediği kişiyi sürgüne gönderebilir. Saltanat ve hilafet hakkı Osmanlı hanedanının en büyük erkek evladına aittir. Devletin dini İslam olup yasalar dini hükümlere aykırı olamaz. Başkent İstanbul, resmi dil ise Türkçedir. Kanun-i Esasi’de kişi özgürlüğü, öğretim ve öğrenim özgürlüğü, mülkiyet hakkı, din özgürlüğü, basın özgürlüğü, konut dokunulmazlığı, vergi eşitliği, yasal eşitlik ve dilekçe hakkı gibi temel haklar yer almıştır.
  • Kanuni Esasi’nin Önemi: Kanuni esasi Osmanlı devletinin ilk anayasası olarak kabul edilir. Meşruti Monarşi karakter özelliği taşır. Teokratik bir yapıya sahiptir. Halk ilk kez yönetime katılmıştır. Bu sistemle birlikte parlamenter sisteme geçiş yapılmıştır. Meclis bir danışma meclisi olup son söz padişaha aittir. Padişah yetkileri milli iradenin üstündedir. Kişi hak ve özgürlükler genişletilmiş anayasa ile güvence altına alınmıştır.
  • MEŞRUTİYET DÖNEMİ: Bu dönem 24 Temmuz 1908 yılında başlar. İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne bağlı genç subaylardan Ahmet Niyazi ve Enver Bey manastır ve Selanik tarafında isyan ettiler. Azınlık ayaklanmasını önleyemeyen 2. Abdülmecit Meşrutiyeti ilan etmek zorunda kalır. 2. Meşrutiyetle birlikte 2. Abdülhamit dönemi sona erer. Yeni dönemde ittihatçılarla, karşıtları arasında yoğun bir çatışma başlar. 2. Meşrutiyet ile ortaya çıkan siyasi boşluktan yararlanan Bulgaristan bağımsızlığını ilan etti. Yunanistan da Girit’i işgal etti.
  • Avusturya - Macaristan Bosna - Herseki topraklarına kattı. İttihat ve Terakki Cemiyeti parti haline gelip hükümetin işlerine müdahale etmeye başladı.  İttihat ve Terakki Partisine muhalefet olarak padişah yanlıları Ahrar Partisini kurdu.
  • 31 MART OLAYI: Meşrutiyet rejimine karşı çıkan bir isyan olup bu isyanı Hareket ordusu bastırmıştır. Hareket ordusu komutanı Mahmut Şevket Paşa, Kolağası Mustafa Kemal’dir. (Kurmay Yüzbaşı)II. Abdülhamit ayaklanmada rolü bulunduğu tespit edilip 1909 yılında meclis kararıyla tahttan indirilip yerine V. Mehmet Reşat getirildi (1909 - 1918).İttihat ve Terakki Partisi Osmanlı devletinin ilk siyasi partisidir. II. Meşrutiyet Dönemiyle birlikte Osmanlı Devleti çok partili hayata geçti. Tarihimizde rejime karşı yapılan isyanlar 31 Mart Olayı, Şeyh Sait isyanı ve Menemen olayıdır. Osmanlı tarihinde meclis kararı ile tahttan indirilen 2 padişahtan birisi 2. Abdülhamit diğeri ise Vahdettin’dir.
  • Meşrutiyet Dönemi’nde Kanun-ı Esasi’de Yapılan Değişiklikler: Padişah Mebusan Meclisinde anayasaya bağlı kalacağına dair yemin etmeli. Bu madde ile kanun üstünlüğü ilkesi benimsenmiştir. Padişah bakanlar kurulu başkanını seçmekle yükümlüdür. Bakanlar kurulu Mebusan meclisine karşı sorumludur. Bu madde ile millet iradesi yürütme organı üzerinde denetim hakkı elde etti. Mebusan meclis başkanını padişah belirler. Uluslararası antlaşmalar Mebusan meclisinin onaylaması ile yürürlüğe girer.  Mebuslar Meclisi ve Ayan Meclisi padişahtan izin almadan yasa önerebilir. Padişahın veto ettiği yasa mecliste yeniden kabul edilirse padişah bu yasa tasarısını onaylamak zorundadır. Padişahın meclisi açma - kapama yetkisine sınırlama geldi. Osmanlı halkına siyasi örgütlenme ve toplantı hakları verildi. Padişahın sürgüne gönderme yetkisi elinden alındı. 1909 Anayasa’da yapılan değişikliklerle Anayasa daha demokratik hale geldi.

Şimdi demokrasiyle ve geçirdiği önemli süreçlerle alakalı ufak çaplı bir hafıza tekrarı yaptık, bilgi sahibi. Yarın ise ülkemizde demokrasiyi anlatacağım.

Yorumlar