340 Defa Okundu

Bu yıl BM Genel Kurulu salgın nedeniyle online olarak toplanacak.

Genel Kurul toplantıları 15-30 Eylül arasında programlandırıldı.

Senenin en önemli üst düzey etkinliğiyse 75. yıl anma toplantısı.

Toplantının başlığı 'The Future We Want, the UN We Need: Reaffirming our Collective Commitment to Multilateralism'.

Yani farklı devletletin ortak bir hedef doğrultusunda aynı ortak çıkar için işbirliği yaptığı bir dünya düzenine olan bağlılık...

Trump, şimdiye kadar ulus devletlerin kendi çıkarlarını önceleyen duruşunu, her fırsatta, özellikle de geçen yıl BM konuşmasında vurguladı.

Uluslararası örgütlere bakışı da malum.

Trump'ın BM'nin bazı organlarına ABD desteğini çekmiş olmasına ve bazı uluslararası anlaşmalardan çekilmiş olmasına rağmen BM'de konuşmayı seçmesi ironik.

Diğer liderlerin konuşmalarını önceden kayıt etmek suretiyle iletmeleri bekleniyor.

Bununla birlikte liderlerin binada olması da beklenmekte.

Uluslararası ilişkilerde vücut dili, liderler arasında geçen kısa konuşmalar oldukça önemseniyor.

Ülkelerin dışişleri bakanları salonda olmayacak ama BM elçileri bulunacak.

Rusya ve Çin liderlerinin Trump'ın ardından canlı değil kaydedilmiş konuşmalarının yayınlanması bekleniyor.

Bu konuşmaların Zoom ile canlı değil kaydedilmiş olarak yayınlanmasının nedeni tamamen teknik.

190 üye ülkenin liderlerinin bu şekilde konuşması zor olabilirdi.

21 Eylül'deki özel oturumda, BM Genel Sekreteri'nin multilateralismin özellikle Kovid-19 salgını döneminde önemini vurgulayan bir konuşma yapması bekleniyor.

Genel Kurul'un "general debate" olarak bilinen oturumu 22 Eylül'de başlayacak.

Üye ülkelerin salonda bulunan elçileri, liderlerinin önceden kaydedilmiş konuşmalarını sunacak. Birebir konuşmayı tercih eden liderlerinse böyle bir tercih yapma hakkı var...

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın toplantı için New York'a gelip gelmeyeceği resmi olarak açıklanmadı.

Gelirse canlı konuşmayı tercih edeceği düşüncesindeyim.

Toplantıda Trump'ın İran ve geçen yılki gibi "America First" temalı globalizm karşıtı konuşma yapması olası.

BM'nin uluslararası barış ve güvenliği sağlamakta yetersiz kaldığını multilateralismi savunan her kesim kabul etmiş durumda.

Ruanda, Bosna, Yemen ve Suriye'de yaşananlar ortada.

Güvenlik Konseyi'ndeki güç dağılımı bir diğer tartışma konusu.

Çin'in veto yetkisi her daim tartışılıyor...

Genel Kurul'da ise nüfus ve güce bakılmaksızın standart oy hakkı var.

Bu da etkin olmasını engelliyor.

Bu şartlar altında yetersiz kalmış bir BM tarihi, uluslararası işbirliğine ihtiyacı azaltmasa da, multilateralismin platformu olarak doğru kurum olmadığını ve reformun hikaye olduğunu çoktan ispatladı.

Yorumlar