9304 Defa Okundu

        2 Mart pazartesi  2020  tarihinde  çok sevdiğim eşim Betül ü  kaybettim. 3 Mart  Salı günü öğlen namazından sonra toprağa verdik .2 Aydır  zatüre hastalığı ile mücadele ediyordu  2 haftada  Bursa şehir hastanesinde  yattı .Malesef  vücudu tedaviye cevap vermedi.Geçtiğimiz  yaz  meme  kanseri tedavisi görmüş ,5 defa  kemoterapiye girmişti.Ameliyat deyince doktor,bizimki  ameliyatı  istemedi .Sonradan baskı yaptık, sıkıştırdık yaz tatilinde olurum, çocuklarla ilgileniyorum  dedi.Fakat yaz tatilini göremedi.Muhtemelen  memedeki kanserli yapı ,ciğerlere  sıçradı .Son 2 hafta  nefes darlığı çekiyordu.Biz iyileşecek  taburcu olacak derken  ,cenazesi geldi.Ölüm olayı yaşamayan için çok zordur.Ateş düştüğü yeri yakar.İlk bir hafta  hep çıkıp gelecek diye bekledim .Beyin, bilinçaltı kabul etmiyor.Evdeki  elbiselerini  belediyenin kumbarasına  verecektik. Ayırırken bile , yahu bu kadın dönüp gelecek neden ayırıyorsunuz diyordu içimden bir ses.Sık sık  mezarlığa gidip ağladım. Gece herkes yatarken  ağladım .İnsan ölümede alışıyor.Şimdi 2 küçük çocukla  hayata tutunma zamanı.Küçük olan  Ali Hüseyin  ilkokul 2 ye gidiyor.Büyük kızım Ayşe 7. Sınıfa gidiyor. Annemlerle altlı üstü oturmanın avantajı var .Vardiyalı çalıştığım için onlarda gözkulak olacaklar  çocuklara .

        Sosyal medyadan  1800  arkadaş taziye mesajı yolladı  .Arayanlar  ,cenaze namazına  katılıp  saf tutanlar,  çalışma   arkadaşlarım ,akrabalarım, herkese çok teşekkür ederim.1 Hafta boyunca    sanki akli melekemi  yitirdim.Eşimin hatırası sürekli  karşıma çıkıyordu.Hastaneden bize  neden öldüğüne dair  bir açıklama yapılmadı .Biz gittiğimizde  eşim kefenlenmiş  eşyaları çöp poşetlerine  toplanıp yakınlarına teslim edilmek üzere hazırlanmıştı.

Hastanede yeterince  ilgilenilmediğini düşünüyorum.Kafamda bazı  soru işaretleri  var.Yeni yapılan  hastane  burada iyi bakılır diye düşünmüştük . 5. kat göğüs hastalıkları 1 bölümünde  5110 nolu odada 2 hafta  yattı. Hastane  2019  temmuz ayında açılmıştı.Fakat  onkoloji  bölümünün   binaya  yüzünü döndüğünde , sol tarafının sıvaları dökülmüş.Alttan çıkan izalasyon mazemeleri  rüzgarın etkisiyle dökülmeye başlanmıştı .Biz orda bulunduğumuz 2 hafta  süre boyunca bu alanın tamiratı yapılmadı.Acaba herhangi bir soruşturma açıldımı bilemiyorum .Koridorun penceresinden  sürekli gördüğümüz  manzara buydu.Hastaneye giden yol  o kadar dar ki  2 araç zor geçiyor.Hem geliş hem gidiş.Bu yolu kamyon ve tırlarda kullanıyor.Halbuki  yolun her iki tarafıda  tarla genişletme imkanı var . İstimlak edilip yapılması gerekirdi.Hastane şehire çok uzak .Metro güzelgahında değil .Ulaşım sadece belediye otobüsleriyle  sağlanıyor.Vatandaşın arabası varsa  güzel ,yoksa bu otobüsleri kullanmak zorunda.Hastanenin yemek ve temizlik hizmeti çok güzel .Çok kaliteli yemek çıkartılıyor.Hem refakatçi hem hasta bu yemekten yiyebiliyor.Hastane içinde  hergün belli periyotlarla sıkı bir temizlik yapılıyor.Hastanenin  bir olumsuz  yönüde  çevresi  bir çölden farksız .Hastaların  ,hasta yakınlarının  gezebileceği  bir  korusu  bir yeşilliği  maalesef yok.Halbuki   hazır ağaçlar  getirilip  dikilebilirdi.Küçük  fidanlar dikilip  çimleme çalışması yapılmış.Bazı katları avm tarzında yapılan hastane içinde aradığınız her ürünü bulabilir alışveriş yapabilirsiniz.Çok sayıda mağaza  müşteri bekliyor.

Ünlülerin Ölüm hakkında  söylenmiş  bazı güzel sözlerden buraya eklemek istiyorum. Ölüm adildir . Aynı haşmetle vurur şahı   fakiri…   Ölüm, her şeyi eşit yapar. Hayattan önce, ölüme hazırlanmalıyız. Ölüm, başka bir yaşamın kaynağıdır. Ölüm bir köprüdür, dostu dosta kavuşturur. Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber? Oyun bitince şah da piyon da aynı kutuya konur. Bütün günler ölüme gider, son gün varır. Ölüm olmasaydı, hayat bütün güzelliğini kaybederdi.Ölüm hiçbir zaman, iyi karşılanan bir misafir değildir. Ölüm olmasaydı, onu icat etmek zorunda kalırdık. Ölümün bizi nerde beklediği belli değil; iyisi mi biz onu her yerde bekleyelim.

        Ölüm bir saniye yakınken hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamanın âlemi ne? Ölümden kaçmak için attığımız her adım, bizi meğer ölüme götürürmüş anladım. Yeryüzünde hüküm süren kuvvet; hayat kuvveti değil ,ölüm kuvvetidir. İnsanların bazısı yaşayıp bazısı ölseydi, ölüm dayanılmaz bir acı olurdu. Hiç biriniz ölüm istemesin, eğer iyi biri ise yaşaması belki iyiliğini arttırır, kötü biri ise belki tevbe eder. Ölüm daima gözünün önünde olsun, o zaman asla adi endişelere düşmezsin ve hiçbir şeyi fazla hırsla arzu etmezsin. Doğduğunda sen ağlamıştın, herkes bayram etmişti. Öyle bir hayatın olsun ki öldüğünde herkes ağlasın, sen bayram et. Ölümün son iyiliği, bir daha ölümün olmamasıdır. İyi geçen bir gün nasıl mutlu bir uyku getirirse, iyi geçen bir yaşam da mutlu bir ölüm getirir. Hiç kimse, bu dünyadan canlı çıkmıyor. Herkes kimsenin sağ kalmadığını bilir de, kendisinin öleceğine inanmak istemez. Ölüm bu ne hükümdar tanır ne soytarı, herkesi aynı iştahla yutar. Ölümden ne korkarsın, korkma, ebedi varsın. Ne diye böbürlenip büyükleniyorsun. Doğumun bir damla su, ölümün bir avuç toprak değil mi? Son durak karatoprak.Ölüm bir son değil ebedi aleme açılan bir kapıdır.Vakti gelen herkes bu kapıdan birgün mutlaka geçecektir.İhtiyarlar  sırayla gençlerden arasıra . Nereye gidersek gidelim ölümden asla kaçamayız. Ölümden kaçabilmek için atmış olduğumuz her adım aslında bizi ölüme götürmekteymiş.

       Hergün ölüme biraz daha yaklaşmaktayız. Her gün ölecekmiş gibi yaşarsan eğer ölümden de asla korkmazsın.Bilgin ne kadar iyi olsada olsun farketmez .Sürekli  dersini çalış. İyi işler için çalışma yap ,çünkü ahirette soracaklar . Hayat bir uykudur, ölünce uyanır insan; sen erken davran ölmeden önce uyan. Gönül dünyasında Allah'ı bulduysan, ölüm de güzel, ömür de. Hayatta en adaletli şey ölümdür; herkese eşit davranır. Herkes cenneti ister ama kimse ölmek istemez. Hepimiz ölümün nişanlısıyız. Ne zaman evleneceğimiz ise Allah katında bilinmektedir. Diyorlar ki korkarmısın ölümden? İnsan hiç korkar mı yaşadığı onca yalandan sonra tadacağı tek gerçekten! Allah ile olduktan sonra ölüm de, ömür de hoştur. Dost istersen Allah yeter, arkadaş istersen Kuran yeter, düşman istersen nefis yeter, zenginlik istersen kanaat yeter, nasihat istersen ölüm yeter. En son ölüm gelir, yine de erken deriz. Dünya lezzetlerini yıkan ölümü çokça anınız. Çünkü; o geçim darlığı çekenleri feraha kavuşturur avutur zenginlerin de ihtiraslarını frenler. İnsan, ahiretteki evini ölmeden önce dünyada yapar. Dört şey gelmeden dört şeyin kıymetini bil; Meşguliyetten önce boş vaktin, hastalıktan önce sıhhatin, fakirlikten önce zenginliğin, ölümden önce hayatın.

        Peygamberimiz  mezar ziyaretini sık sık  yapın kalbinizdeki dünya hırsı   şatafatı  yok olur demiştir .Yarın ölecek gibi ahiret günü için hazırlık yapmalı .İyi işler yapmalı .Kul hakkı yememeli.Çocuklara ,kadınlara,hayvanlara  eziyet yapmamalı .Bu dünyada gelip geçiciyiz .Kimse kazık çakmayacak .Ne krallar ,imparatorlar , padişahlar , peygamberler gelmiş hepsi yaşamış, hüküm sürmüş , beklenen saat gelincede ölmüşler.Yani Azrail in uğramayacağı kimse yokken bu dünya hırsı niye ?

Yazımı  Kuran ı Kerim den bir  ayetle  bitireyim.Araf suresi 34. Ayet

Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri gelince ne bir an geri kalırlar ne de bir an ileri gidebilirler.

Lütfen aklımızı başımıza alıp düşünelim….

Eşim Betül Sanal ın mezarı.Ruhu için Fatihanızı esirgemeyiniz…

Yorumlar