11504 Defa Okundu

Belediye başkanı mı eşkıya mı?

Çankırı Yaylakent Belediye Başkanı Kadir Dede’nin, tartıştığı vatandaşa bıçak çekerek "Şerefsizim sana bunu takarım" diyerek tehditler savurduğu video sosyal medyada çok tartışma yarattı. Bereket versin ki silah çekmemiş. Türkiye öyle hal almaya başladı ki maalesef bıçağa bile şükreder olduk!!!

Taraflar birbirlerinden şikâyetçi olmuşlar. Ancak, her ne olursa olsun bir belediye başkanı böyle bir halt yiyemez. İnşallah bir an önce alınır görevden.

Bu zihniyet ne zaman bitecek:

Ankara'daki bir eczanenin önünde çarşaflı  kadın, maske almaya giden başka bir kadın tarafından saldırıya uğradı.  Kadın, çarşaflı kadına "Senin maskeye ihtiyacın yok, başındaki maske sana yeter, bu virüsü sizin gibiler getirdi'' diyerek hakaret edip üzerine gidiyor hatta darp bile etmeye yelteniyor.

21.yüzyılda yaşıyoruz ve halen dini hürriyet kavgaları yaşıyoruz. Ne zaman bitecek bu cahiliyet? Açığın kapalıya, kapalının açığa müdahale etmediği günler ne zaman gelecek?

Ünlü Alman tarihçi ve dilci Franz Babinger ‘’Osmanlı’nın din hürriyeti’’ için şöyle der: Osmanlı İmparatorluğu’nda herkes, kendi halinde bahtiyar olabiliyordu. Mutlak bir dini hürriyet hüküm sürerdi ve kimse, şu veya bu inanca sahip olduğundan dolayı herhangi bir sorunla karşılaşmazdı. İşte inanca saygı… Başka söze gerek yok diye düşünüyorum!!!

Şişeci İmam:

İmamın biri Facebook hesabından, "İmamlardan rahatsız olan güruh, elbet önümüze geleceksiniz, o zaman pamuk yerine rakı şişesi tıkayacağız haberiniz olsun" paylaşımını yapmıştı. Şimdi soruyorum bu imama; çarşaflı, türbanlı, tesettürlü hanımefendilere saldıran kişilerden senin ne farkın kaldı?

Komplo teoristlerine öneriler:

Evde kaldığımız bu günlerde, kitap okumanın ve yazmanın yanı sıra bolca da film izliyorum. Covid-19’un insan yapımı olduğuna halen inanan arkadaşlara birkaç film önerim var. Başrollerini Jason Statham, : Vin Diesel ve Dwayne Johnson’ının paylaştığı hızlı ve öfkeli serisinin 6,7,8 ve Hobbs ve Shaw filmlerini izlemelerini ısrarla tavsiye ediyorum. Çünkü, filmler teknoloji dünyasının geleceğini anlatıyor hatta corona’nın adı bile geçiyor filmlerde.

Ancak, filmlerin sonunda teknoloji dünyasının değil, insanlığın kazandığını göreceksiniz. Bunlar filmlerde olur demeyin, gerçek hayatta kazanan İNSANLIK OLACAK ve bunun bir salgın hastalık olduğunu hep beraber göreceğiz.

Çin’den açıklama bekleyen ülkeler:

Kıymetli okurlar, Covid -19 virüsünün Çin laboratuvarlarında geliştirildiği ile ilgili Amerika, İngiltere, Fransa ve birçok ülke Çin’den açıklama bekliyormuş. Siz bakmayın böyle söylemlerle açıklama beklediklerine, salgını ciddiye almayarak büyük ihmaller gösteren ve on binlerce ölü veren ülkeler ihmalkârlıklarını Çin’e yüklemeye çalışıyorlar!!!

Ölülerinde hakkı var:

Kıymetli okurlarım, nasıl ki yaşayan birinin hakkı varsa ölen birinin de hakkı vardır. Hakkını aldığımız birinden gidip helallik alabiliriz. Peki ya hakkını aldığımız kişi ölen biriyse, kimden helallik alacağız? O yüzden birinin arkasından konuşup yazarken çok dikkatli olmak lazım geliyor. Hele bu kişi ölen biriyse daha fazla dikkat etmek lazım geliyor.  Yazımın bu kısmını gazeteci Emin Çölaşan için yazdım. Neden mi?

Kendisinin, ‘’İyi ki varsın Atatürk’’ isimli bir kitabı var. Köşe yazılarından oluşan bir kitap olsa da emeğine haksızlık etmek istemem, sonuçta emek harcanmış bir kitap. Ancak, içinde öyle yazılar var ki kabul etmek mümkün değil. Çölaşan’ın başörtüsüyle Çankaya köşküne girilmesinin tahammülsüzlüğünü anlamak mümkün değil, ordumuzun milli bayramlarda hükümetin önünden geçerken saygı göstermelerini kabullenemiyor!

Yazdıkça yazmış öfkesini ancak, şu unutulmamalı savunduğu ve tapma derecesinde saygı gösterdiği ‘’Cumhuriyet sistemini’’ Mustafa Kemal getirmişti. O yüzden milletin iradesine saygı duyacak...

Osmanlı tarihine olan kin ve nefreti ise anlatılamaz derecede. ‘’Hain’’, ‘’korkak’’ , ‘’işgalci’’ ne ararsanız yazmış, tarihimiz ve Osmanlı hakanları için. Açık büfe gibi hakaretin bini bir para.

Aslında, Emin Çölaşan bu kitabını hazırlarken sanırım Nutuk’u çok okumuş. Çünkü, taparcasına sevdiği Mustafa Kemal’in yazdıklarının aynısını yazmış. Mustafa kemal de Osmanoğulları’na aynı şekilde ‘’korkak’’, ‘’hain’’ ve ‘’işgalci’’ diyor nutuk’ta.

            Şimdi soruyorum kıymetli Çölaşan’a, ahirette bu yazdıklarınla haklarını aldığın hakanların hesaplarını nasıl vereceksin? Emin olmadan taraflı kaynaklardan öğrendiklerine inanarak kitap mı yazılır? Bu mu gazetecilik, araştırmacılık, yazarlık?

Ve hepsi asılsız iddialar. Karşılığı yok kıymetli okurlar. İnanın bana yok, tarih okuyup yazan biri olarak söylüyorum. Çünkü bütün hakanlarımızın hayatlarını ezber ettim hem de karşıt görüşlü kaynaklar dahil okuyarak.

Birkaç öneri verip bitiriyorum.

Tonynbee:

Osmanlıların Yakın Doğu’da yerlerine geçen Avrupalı veya yerli hiçbir devlet, bu bölgeyi Osmanlılar kadar iyi idare edememişlerdir. Avrupa devletleri, Osmanlılardan aldıkları ülkeleri ancak zulümle yönetebilmişlerdir.

Çiro Truhelka:

Müslüman Türklere (Osmanoğulları) ‘’vahşet’’ isnat edenler, onları kıskananlar ve çekemeyenlerdir. ‘’Bu milletin Balkanlar’da ve Avrupa’da vahşet göstermiş olduğu’’ iddiası, iftiraların en iğrencidir. Müslüman Türkler, Avrupa’ya mazbut bir din ve gayet mükemmel bir devlet teşkilatları ile gelmiş, yerleştikleri ülkeleri medenileştirmişlerdir.

Downey:

Birçok Hristiyan, kendi yurtlarından adaletin ağır ve karasız olduğu için kendi yurtlarını bırakıp Osmanlı İmparatorluğuna gelip yerleşiyorlardı.

Babinger:

Osmanlı İmparatorluğunda herkes, kendi halinde, bahtiyar olabiliyordu. Mutlak bir dini hürriyet hüküm sürerdi ve kimse, şu veya bu inanca sahip olduğundan dolayı herhangi bir sorunla karşılaşmazdı.

İşte kıymetli okurlar; ünlü bilim adamları, fikir adamları, akademisyenler, seyyahlar, elçiler, tarih filozofları, dünya ve Osmanlı tarihçilerinin on binlerce vesikayı tetkik ettikten sonra, Osmanlı devleti ve Hakanları için yazdıkları!!!

Kalın sağlıcakla.

 

 

Yorumlar