4172 Defa Okundu

Müsaadenizle, İstanbul Büyükşehir Belediyesi adına dağıtılan, çocuklara yönelik bir kitapçıkta yer alan bu resmi başka türlü değerlendirmek istiyorum. Resimde ilk göze çarpan Aleviliğin İslam'ın dışında ayrı bir 'din' olarak gösterilmek istenmesi. Evet, bu yanlış! Zaten, herkes gibi Alevi kanaat önderleri gerekli tepkiyi verdi. Ama yanlışı sadece bununla sınırlarsak daha büyük bir yanlış yapmış oluruz. Yanlışın sadece resimde olduğunu sanırsak, resmi düzeltmekle düzeleceğini düşünürsek, asıl yanlışı göremeyiz.

 

İkinci ve bence daha büyük bir yanlış daha var bu resimde: Tek kitap-belli ki Kur'ân-İslam'ı temsil edenin elinde; sanki diğerleri kitapsız! Oysa Hıristiyanlar (asıl adıyla İseviler) ve Yahudiler (asıl adıyla Museviler) de ehl-i kitaptır; iki din de kitaplıdır. Üçüncüsü, Alevinin 'kitapsız' çizilmesi, Aleviliğin ayrı bir din gibi gösterilmesinden daha vahim bir yanlıştır.

Dördüncü yanlış yine 'Kitab'a dair. Müslümanın elindeki kitap-yani Kur'ân-müslümana ait değildir. Kur'ân insanlara indirilmiştir; "müslümanlara" değil. Kur’ân’ın hiçbir sayfasında “Ey Müslümanlar..” diye bir hitap yoktur. “Ey insan!” vardır. “Ey insanlık ailesi!” vardır. “Ey Âdemoğulları!” vardır. “Ey iman etme çabası içinde olanlar!” vardır. İnsan olan, Âdem soyundan gelen, inanmak için çabalayan herkes Kur'ân'ın muhatabıdır. İnsan Kur’ân’ı varoluşu açıklayan bir hitap olarak okur ve 'müslüman' olmaya, yani hakikate teslim olmaya çalışır. Müslüman olduğumuz için değil, müslüman olmak için okuruz Kitab'ı.

Beşincisi şu: Resimde Yahudi ve Hıristiyanların elinde görünmeyen ama var olan kitapları içerir Müslüman'ın elindeki Kur’ân. Tevrat ve İncil'in gerçeklerini kapsar Kur'ân. Müslüman, aynı zamanda İsevî'dir; Musevî'dir. Yani, Hazreti İsa'yı da Hazreti Musa'yı da peygamberi bilir. Bir Müslüman olarak canı gönülden, onurla, “Peygamberimiz İsa Aleyhisselam…” “Peygamberimiz Musa Aleyhisselam…” diye başlayan cümleler kurarım. İslamiyet, Hazreti Musa'nın da, Hazreti İsa'nın da dinidir. Hazreti İsa’nın havarileri Hıristiyan değil Müslümandır. Hazreti Musa’nın ardı sıra giden İsrailoğulları Yahudi değil Müslümandır.  

Altıncı yanlış, kanaatimce, Müslüman din görevlisinin kıyafetidir. (Bu konuda çoğunluğun bana katılmayacağından eminim ama yine de kaydımı düşeyim.) Tahmin ettiğim kadarıyla son birkaç yüzyılda ortaya çıkmış bir tür laikleşme ve/ya modernleşme, Hıristiyanlara ve Yahudilere denk gelsin diye, Müslümanlar arasında da kisveli bir din adamı oluşturma ihtiyacını doğurdu. Oysa, bir bedevinin şahitliğiyle, peygamberimiz ve sahabeleri arasında kıyafet farkı yoktu. Kapıdan içeri başını uzatan bedevi, gözlerini uzun bir süre gezdirdikten sonra, “Hanginiz Muhammed?” diye sormak zorunda kalıyor. Peygamberİslam sivil bir dindir; aslında Hz. Musa'nın ve Hz. İsa'nın da tâbi olduğu İslam'da kisveli bir din adamı sınıfı yoktur. İslam'da “din adamı” olmaz, herkes “dininin adamı”dır. O resimdeki Alevi gibi sivildir herkes. Bence Alevi resminin başına 'Müslüman' yazısı koyalım. Müslüman diye çizilen din adamı resmi kaldırılsın. Resmi biraz daha sakince okursak, İslam’ı temsil ettiğini var saydığımız “imam” “müftü” ve “diyanet işleri başkanı” gibi insanları, sünnisiyle alevisiyle önemli bir kısmı kasketli Anadolu Müslümanlarından ayrı bir yere koyarak, Müslüman olmayı fes, sarık, cübbe gibi kıyafetlere kilitleyerek fotoğrafın yaptığından daha büyük bir cürüm işledik gibi geliyor bana.

Sonuç olarak, herkesin kolaylıkla düşebileceği yaygınlıktaki bu yanılgıyı siyasi bir cepheye mal etmek, yerinde ve insaflı bir yaklaşım olmaz. Olay siyasî değil kültüreldir. Daha derindedir. Her siyasî görüşten insanın bu hatayı tekrarlaması, tekrarlamış olması mümkündür. Çok daha derinlerde sessizce yatan bu sorunla yüzleşmeyi bu vesileyle kaçırmayalım, derim.

 

Yorumlar