Ülkemizin pek tanınmış sanatçılarından çoğundan ses yok. İsrail hunharca ve vahşice bebek, kadın, çocuk demeden katlediyor.

Ülkemizin pek tanınmış sanatçılarından çoğundan ses yok. İsrail hunharca ve vahşice bebek, kadın, çocuk demeden katlediyor.

Uluslararası savaş hukuklarının, anlaşmalarının hiçbirini saymıyor.

Netanyahu eli cebinde İngiliz Başbakan'ın yanında arzu endam ediyor.

Bütün dünyanın önünde bir soykırım yapılıyor.

Gazze'ye İsrail'in uyguladığı ambargoların hiçbirine uluslararası kuruluşlar, insan hakları kuruluşları sözümona çocuk hakları kuruluşları hiçbiri ama hiçbiri bu ambargoların kaldırılması için bir şey yapmıyorlar.

Bunca haksızlık ve zulüm karşısın da sanatçıların, topçuların, popçuların çoğunun sesi çıkmıyor.

Şimdi tüm bunlar bu tarafa koyalım ama ülkede otu böceği bahane edip 'İnsan hakları' adına slogan cümleler kurup paylaşan sanatçıların çoğundan ses yok!

Depremi veya herhangi bir olayı fırsat bilip hemen eleştirilere başlayan, kendini aydın zanneden ama beyinleri hala karanlık sözde sanatçılar, oyuncular bu vahşete seslerini çıkartmadılar.

Ne bu sessizlik, kimden korkuyorsunuz yada hiç mi etkilenmediniz!

Çıkaranlar belli, Allah razı olsun.

Tarkan nihayet daha yeni dün sesini çıkarabildi.

Burcu Esmersoy ise Instagram hesabından İsrail propagandası yapan bir hesabı beğeniyor!

Bu medyaya düşünce de 'Ben yapmadım ofisten birileri yapmış kimin olduğunu araştırıyoruz' diye bir açıklama yapıyor.

Yahu insanın özel hesabının şifresi ofisteki birilerinde olabilir mi?

Veya ofiste şifresinin olduğu birisini bilmemesi mümkün mü sizce?

Şahsi Instagram hesabının şifresi kaç kişi de var acaba, bu ne kadar normal!

Beğenip unuttu mu acaba diye düşünüyorum. Çünkü belki de en başından beri çok önemsemiyordu, bilemiyorum.

Yoksa insan özel hesabının şifrelerinin kimde olduğunu bilmez mi.

Yani bu kadar şifrelerini çok kolay ulaşabilecek insanlara verilmiş olduğunu da düşünmek biraz garip değil mi?

Her neyse araştırıyormuş, bakalım kim yapmış bunu göreceğiz.

Tabi şu da var 'zamanaşımı' diye bir şey var.

Onun dışında Cem Yılmaz'dan da bir ses duymadık.

Bir de Linet var biliyorsunuz kendisi Yahudi bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşıdır.

O da savaşın ilk zamanlarında profilini karartıp nerede durduğunu göstermiş. Ayrıca 'Hamas katildir' yazınca tepkiler büyüdü ve bir açıklama yaptı.

Açıklama şöyle, Ben üşenmedim siz de okuyun; 'Bu kadar acı yaşanırken kendimi ifade etmek zorunda kalmak bile acının başka bir şekli diye düşünüyorum. Ama bunu yapmak zorundayım" diye söze başladı ve şunları söyledi: "Ben 500 sene önce daha Osmanlı İmparatorluğu zamanında Türkiye'ye gelmiş olan atalarımdan beri bu topraklarda yaşayan Yahudi bir ailenin ferdiyim.

"VAHŞETİ İLİKLERİME KADAR YAŞADIM"

'30 senedir sanatını bu topraklarda icra eden, ekmeğini bu topraklardan kazanan, bu ülkede vergisini ödeyen bir Türk vatandaşıyım. Bizler bu topraklarda Müslümanı, Hristiyanı, Yahudisi her zaman dostça, kardeşçe yaşadık, komşuluk yaptık. Bundan sonra da bu şekilde yaşamaya devam edeceğiz. Günlerdir devam eden bu vahşeti ben de hepiniz gibi iliklerime kadar yaşadım ve yaşıyorum.'

AİLE BİREYLERİM SAVAŞIN ORTASINDA"

'Yapılan bu zulmün, akan bu kanın her iki taraf içinde bir an önce son bulması tek temennimdir. Benim de aile bireylerim, küçük yeğenlerim, dostlarım şu an savaşın ortasında. Savaşın kazananı olmaz. Akan kanın dini, dili, ırkı olmaz!'

"YORUMLARINIZI YAPARKEN VİCDANLI OLMAYA DAVET EDİYORUM"

'Beni de böyle bir konuyla taraf gösterip yargılayıp hedefe koymanın vicdanı olmaz. Yorumlarınızı yaparken sizleri vicdanlı ve sağduyulu olmaya davet ediyorum. Dileğim bir an önce akan kanın durması ve bu savaşın son bulmasıdır. Tüm ölenlere Allah'tan rahmet diliyorum.'

Vallahi kusura bakmasın ama ortaya top çevirmiş.

İsrail'in yaptıklarına tek bir cümle etmemiş hatta adeta perdelemiş. Sanatçı duyarlılığı kasmaya çalışmış ama o iş öyle değil!

500 yıldır bu topraklarda yaşadıklarını söylüyor ve orada akrabalarının olduğunu söylüyor.

Akrabaları acaba Filistinli insanların işgal edilen topraklarında veya evlerinde mi oturuyor aile bireyleri. Neticede İsrail Filistin topraklarını işgal etti, artık siz karar verin.

Sonuç olarak milyonlar kazanan sanatçılardan ses yok!

Peki vicdanlı insanlar ne yapmalılar!

Bugün İsrail'e destek veren, ya da sessiz kalan sanatçıların konserlerine gitmeyin, o sanatçıları baş üstünde tutmayın. Dizilerini seyretmeyin, filmlerine, oyunlarına gitmeyin.

TRT daha irdeleyerek oyuncusu seçmeli, gerekirse TRT de dizi olmasın belgesel koyun.

Vicdanlı oyunculara çok ünlü olmasalar da onlara imkan ve yer verin. Verin ki onlar da ünlü olsunlar.

Hatta gerçekten Türkiye ve dünya tarihini doğru anlatan ders niteliğinde belgeseller koyunda insanlar gerçek tarihi öğrensinler. Yoksa bir nesil Filistinlilerin dedelerinin topraklarını sattığını zannederek büyüyecek.

Oysaki işgal edilen topraklarda resmen haciz edilmiş el konulmuş topraklardır.

Sanat en önemli iletişim ve algı aracıdır, bunu unutmayın!

Anlayacağınız sanatçısından, gazetecisine veya kim olursa olsun bu soykırımın karşısında titremeyen, vicdanını harekete geçirmeyen, yüreği sızlamayanlar bilinsin ve bunları tespit edin.

En azından bunların sanatına da prim vermeyin.

Parçalanmış çocuk cesetlerinin, kadınların, sivillerin, paramparça olmasının üstünde hiçbir değer hiçbir sanat hiçbir duygu yoktur.

Eğer birileri için bunların üstündeyse onlarda zaten insanlığını kaybetmiştir.

Evet değerli dostlar gün birlik ve beraberlik olma günüdür! Fakat yaşanan vahşet karşısında tepkisizlikle adeta kim kazanacak diye 'skoru' bekleyenlerin en azından yanında olmayın.

Onların yaptığı işe de pirim vermeyin!

Şahsiyetlerine de değer vermeyin!

İnsanlık hunharca katledilirken insanlığını ortaya koyamayanların yaptığı sanattan ne size nede gelecek nesillere bir fayda gelir.