812 Defa Okundu

Nefesimizi tuttuk Koronavirüs’ü takip ediyoruz. Sağlık bakanımız her gece açıklama yapıyor. Worldometers ve gisanddata gibi sitelerden de tüm dünyadan onaylanmış verilere ulaşmak mümkün. Peki Türkiye ve dünya kıyaslandığında veriler bize ne söylüyor?

İtalya ve çoğu Avrupa ülkesine kıyasla virüs Türkiye’ye geç geldi. Ama çoğu ülkeden daha hızlı yayılıyor. Dün itibari ile 9 ölüm ve toplam 670 vaka vardı. Demek ki yapılan uyarılar ve alınan önlemler yerinde. Fakat yeterli değil. Yenilerini eklemek gerek.

Vaka sayısı karşı karşıya bulunduğumuz salgını ciddiye almadığımızı gösteriyor. Bir günah keçisi aramaya gerek yok. Ama virüs gözümüzün önünde yayılıyor. Maalesef virüse karşı da hep birlikte hareket edemiyoruz.

Özellikle önümüzdeki bir ay için daha radikal önlemlere hazır olmalıyız. Hem vaka sayılarının azaltılması için vatandaşların görev ve sorumlulukları arttırılmalı hem de hastanelerimizin kapasitesi gözden geçirilmeli. Mazeretsiz evden çıkışlar engellenmelidir.

Evet, panik olmayalım. Koronavirüs bulaştığı insanların çok büyük bir bölümü için öldürücü değil. Panik Koronavirüs’ten daha fazla ölüm getirir. Fakat yine de ciddiye alınmalı. İtalya gibi ciddiye almayan ülkelerin düştüğü durumu gördük. Başka söze gerek yok.

En büyük sorunumuz elimizden geleni yapmayıp elimizden gelmeyeni yapmaya çalışmak. Bu hastalık ile mücadele temelde çok kolay. Elini yıka ve evinde otur. Mesela kutularca maske ya da şişelerce kolonya satın almanıza gerek yok.

Gereksiz tedbir hastalığı önlemez ve panik havası yaratır. Mesela sağlıklı insanların maske takmasına gerek yok. Sadece hastalar ve sağlık çalışanları maske takmalı. Herkes kutularca maske alırsa takması gerekenler maske bulamaz ve sağlık hizmeti aksar.

Öte yandan hastalık eninde sonunda bize bulaşacak diye düşünüp tedbiri elden bırakmak da son derece yanlıştır. Bu hastalık herkese bulaşacaksa bile herkese aynı anda bulaşmamalıdır. Herkese aynı anda bulaşırsa sağlık sistemi çöker.

Evde oturmalı, insanlarla teması azaltmalıyız. Fakat yürüyüşe çıkmanın, markete veya eczaneye gitmenin bir mahsuru yok. Yeter ki dışarı çıktığımızda insanlara yaklaşmayalım ve insanların temas ettiği yüzeylere dokunmayalım.

İşlerimize bir müddet ara verebiliriz. Fakat çalışmayı tamamen bırakmak doğru değildir. Teknolojinin bu kadar ilerlediği bir zamanda herkes uzaktan çalışmanın bir yolunu bulacaktır. Uzaktan yapılma imkânı olmayan bir işiniz var ise de dinlenmek en iyisidir.

Evinizi özlemiş olabilirsiniz. Evinizin tadını çıkarın. Fakat ev sadece uyumak için değildir. Evde televizyon izlendiği gibi kitap da okunur, film de izlenir, oyun da oynanır, resim de yapılır, yazı da yazılır, ders de çalışılır ve sohbet de edilir. Evimizi bir okul haline getirmek mümkündür.

Yorumlar