Modaya Uymak ya da Düşünmek

Modaya Uymak ya da Düşünmek

Moda; düşünmeyi göze alan kişi ve toplumların ürettiği, düşünmeyi göze alamayan kişi ve toplumların ise tükettiği her şeydir. Bu hayatta her kişi ve toplumun iki seçeneği vardır: Düşünüp yolunu bulmak ya da modaya uymak.

Moda kuşkusuz bir düşüncenin eseridir ama aynı zamanda düşünceye en büyük saldırıdır. Ceviz ağacı gölgesinde ceviz fidanı da dahil olmak üzere diğer ağaçların yetişmesini zorlaştırırmış. Tıpkı bunun gibi moda da farklı şekildeki varoluşlara karşı koyar. Kendini dayatır.   

Modadan kastım kıyafet şekilleri, saç ve sakal biçimleri, teknoloji kullanım şekli vb. her şeydir. Düşünmeye sevk etmeyen ve yaratıcılığımızı beslemeyen her şey modadır. Tüm saman alevleri modadır. Birkaç günlük aşklar modadır. Körü körüne taklit modadır.

Modanın saygınlıkla ilgisi yoktur ve hızlı değişir. Düşünce ise itibar ve istikrar vadeder. Moda sadece görünen yüzle ilgilendiğini iddia etse de bu doğru değildir. Daha çok bir kendine yabancılaştırma ve tek tipleştirme aracıdır. Fıtrata aykırı olduğu halde kabuktan çekirdeğe bir dönüşümü teşvik eder.

Düşüncenin gizli ajandası yoktur. Niyeti modanın niyetinden çok daha açıktır. Düşünce; olay ve kişilerin daha çok arka planlarını mesele yaptığını başından belli eder. Böylece düşünenler çekirdekten kabuğa fıtratla uyumlu bir değişime koşarken düşünmeyenler ise modayı takip ederler.  

Moda yaratıcılıktan beslenir ama onu tüketenin yaratıcılığını geliştirdiği görülmemiştir. Moda akımların peşinden gidilmesinin nedeni pahalı reklam kampanyaları ile desteklenmeleridir. Bu reklamlar sayesinde geri kalmış ülkeleri yönlendirmek mümkün olmaktadır. Moda; onu kontrol edenleri zengin etmektedir. Fakat takipçilerine para ya da saygınlık kazandırmaz.

Moda bize sadece belli kıyafet türleri ile saldırmamaktadır. Moda kitaplar, moda filmler, moda şarkılar. Moda yemek, moda kıyafet, moda teknoloji, moda tıraş ve sonunda moda ideolojiler ve inançlar… Modada sınır yok.

Moda diye evlenenler var. Bazen evlenmek bazen evlenmemek moda oluyor. Bir dönem çocuk yapmak bir dönem yapmamak moda... Tek çocuk modası veya çok çocuk modası çıkıyor. Kimi zaman evlat edinmek moda oluyor. Boşanma bazen moda oluyor bazen olmuyor. Aldatmak da kimi zaman hoş karşılanırken kimi zaman tepki ile karşılanıyor.

Moda her açıdan yerini ve gücünü sağlamlaştırmaya çalışıyor. Yine de modayı üreten insanların en büyük korkusu tüketmeden önce çok az bile olsa düşünen ve biraz sabretmesini bilen insanlardır. Sabır, şükür ve tefekkür modanın saldırılarına karşı en büyük kalkandır.  

Deizm de moda inançlardan biridir. Gey ve lezbiyen takılmak veya takılıyor görüntüsü vermek de. Gençlerimizin ilgi gösterdikleri sanılıyor. Bence iş ideolojiye gelince biraz sabretmek gerek. Moda saldırı kabul etmez. Ama moda yağmuru ilk başladığında sığınacak güvenli bir liman bulup bir müddet orada bekleyebilirsek etkisinin çok kısa süre sonra yok olacağını hayretle gözlemleyebiliriz.

Önemli olan o güvenli limanın doğru adresini bilmektir. O güvenli liman benim için İslam’dır. İslam dışındaki yaşam tarzları (inanma, beslenme, giyinme, evlenme, ticaret, siyaset) modadır ya da moda haline getirilmiştir. Geçicidir. İslam’ın ise moda ile ilgisi yoktur. İslam en başta bir düşünme yoludur. Batı medyasının sandığı gibi bir moda akımı değildir.

İslam’ı kolay anlaşılsın diye düşünme yolu olmaktan çıkarıp moda halinde sunma planları ise kimsenin işine yaramaz.

Yorumlar