508 Defa Okundu

Çocuklarımıza milli terbiye verebiliyor muyuz?

Yani milli bir eğitim…

Milli eğitimden kastımız nedir?

Her Türk çocuğunu, dünyada güzel ahlak, milli şuur ve gurur,

Dini inanç , ibadet ve muamelatta terbiye edebiliyor muyuz?

Ona dünyada geçinecek kadar,  bir meslek sahibi yapabiliyor muyuz? Tabii ki hayır.

Öbür dünyada  da mutlu olacağı bilgileri,

 Bu dünyanın o ebedi hayata hazırlık için yapılması gerektiğini öğretebiliyor muyuz?

Tabii ki buna hayır diyebiliriz. O halde ne yapmalıyız?

                ***

Eğitimin temel üç unsuru vardır.

Birincisi aile eğitimi, ikincisi okul eğitimi, üçüncüsü de çevre eğitimidir.

Aile eğitimi, anne baba, kardeşler ve büyük baba ve anne tarafından,

Yaşanarak, telkin edilerek verilen bir eğitimdir.

Türkiye de bunun temeli, Türk töresi ve İslam inancıdır.

Okul eğitimi, Batı kültür ve düşüncesinin devlet tarafından dayatılan şeklidir.

Çevre eğitimi de, sokak, tv, radyo, piyasa, internet ve sosyal medyanın getirdiği eğitim tarzıdır.

Bu gün artık aile eğitimi içinde tv, sosyal medya ve internet girmiştir.

Aile eğitimi, eğitim olmaktan çıkmıştır.

Ailenin, internet oyunları içinde verilen telkinlerin etkisini bertaraf etmesi mümkün değildir.

O halde çevre eğitimi, topluca eğitimin ana unsuru olmuştur.

                ***

Çevre eğitimi neyi telkin etmektedir?

Dünyayı idare eden emperyalist güçler;

Bu konuda da çok uyanıklar, gelecekte dünya çocuklarının eğitimini de planlamaktadırlar.

Çünkü gelecek nesillere onların çarkının dönmesi için ihtiyaçları vardır.

Onlar Batı kültür ve düşüncesini bütün okullarda verdirmelerine rağmen;

“Yeni dünya düzeni”n de; ulusal devletlerin de parçalanmasını istediğinden,

Çevre eğitimi unsurlarının,  çocuklara verilecek yeni bilgi ve telkinlerin,

Kendi hedefleri doğrultusunda, yönlendirilmesini planlamaktadırlar.

Özellikle çocukların oyunlarında verilecek gizli imajların araya sokuşturulması,

Onlar için çok önemlidir.

                ***

Bu konuda Türk kültür ve İslam inancı motiflerinin onlara alternatif olduğunu bildiklerinden,

Bu hassas konuyu takip etmektedirler.

Geçen yıllarda, çocuk oyunları üreten bir Türk yazılım firmasını,

Batılılar çok yüksek bir fiyatla satın aldılar. Bu kontrol amaçlıydı.

Türk milli telkinlerinin çocuk oyunlarında olmasını istemediler.

Türkiye’nin eğitim konusunda yaptığı uluslararası anlaşmalar,

Devleti bağlamakta, mesela Fulbrigith anlaşması zararlı kontrol sağlamaktadır.

Devletin milli politika izlemesini engellemektedir.

Bunun dışında yazdığım son makalede çocukların elbisesindeki yabancı yazıların,

Nasıl küresel emperyalizme psikolojik açıdan yardım ettiğini söyledim.

                ***

Tabii ki buna karşı ne gibi tedbirler alınır? Bunu yeniden incelemek gerekir.

Acizane, ben son zamanlarda, nasıl, askeri ve siyasi açıdan,

Batı emperyalizmine karşı devlet bağımsızlığına kavuştu ise,

Eğitimin millileşmesi açısından da bağımsızlığına kavuşması inancındayım.

Sanıyorum Milli eğitim çocuklarımızı;

“Dünyada ve ahirette mutlu olacağı bir bilgi ile donatır.

Yorumlar