23516 Defa Okundu

Kendisi sağ iken katıldığı bir program da “Ölümünden sonra yakılmak istendiğini ve küllerinin Boğaz'dan denize atılmasını” istemiş.

Fakat tabii ki neticede bir ailesi var ve ailesi de Metin Uca’yı İslami usullere göre defnettirdi.

Cenazede dikkatimi çekti, İslami usüllere göre defnettiniz fakat tabutun üstünde neden Türk bayrağı vardı!

Türk bayrağını herkes kafasına göre tabutun üstüne koyamıyor.

Şehit cenazesi veya farklı bir anlamı olması lazım.

Kendisi için yapılan törenden sonra Ankara’da camiye götürüldü ve defin de İslami usüllere göre yapıldı.

Yani anlayacağınız adamın istemediği ne varsa onu yaptılar.

Camide de bir kaç kişi bu işi protesto etti.

Şunu söylemeliyim; her ne olursa olsun camide böyle bir protesto yapmak bence doğru değildi.

Gereksiz bir şey yapıldı!

Kaldıki ben daha ilk vefat ettiği gün, kendisinin vasiyetine saygı duyulması gerektiğini söylemiştim.

Arkadaş, bunu söyledim “Vay sen bunu nasıl dersin” demeye başladılar.

Sanki ben “Metin Uca öldü yakılmalı külleri de Boğaz'ın serin süre sularına atılmalı” dedim.

Ben adamın söylediklerini gayet makul ve kibar bir dille ifade ettim.

Ve şunu da ekledim “Yine de bakalım ailesi neyi tercih edecek.”

Fakat bazıları çok enteresanlar; sağken istedikleri gibi konuşuyorlar veya her istediklerini yapıyorlar.

Böyle bir vasiyette ediliyor ama öldükten sonra yine dönüp dolaşıp İslami usullere göre kaldırmayı tercih ediyorlar. Tamam, buna da okey fakat o zaman yorumlara da açık olacaksınız.

Ama enteresan bir zümre ile karşı karşıyayız. Cenazede birisi “Yıllardır sizinle uğraşıyoruz” diye bir laf ettim.

Türkiye’de bu tip vasiyeti olanlar için KREMATYORYUM yani bir cenaze yakma yerinin yapılmasını yazanlar oldu.

Ben bu konuda aynı fikirde değilim.

Neden; çünkü özendirici olup dini bilgisi doğru verilmemiş bir çok kişinin bu işleme yönelip İslami açıdan ve dinden iyice uzaklaşma açısından bazı şeylerin önünü açabileceğini düşünüyorum.

Bence bu tip vasiyeti olanların madem ki bir yakılma işlemi yapılmıyor o zaman vasiyete uygun hiçbir inanışın ritüeli yapılmadan sessiz sedasız gidilir gömülür.

Ha bunu yine bir Müslüman mezarlığına gömersiniz veya bir Hristiyan, veya farklı bir mezarlıkta gömme tercihinizi kullanabilirsiniz.

Fakat yakılma olayının farklı boyutlar da karşımıza çıkabileceğini unutmayın.

Sonra karşımıza “Ben Müslümanım ama yakılmak istiyorum, imanlıyım” diyenlerle karşılaşmaya başlarız...

Fakat en çok dikkatimi çeken ise sanatçı Sabahat Akkiraz’ın ters algı içeren paylaşımı oldu.

 Uca’nın vasiyeti uygulanmıyor diye tepki veren Müslümanlara şöyle seslendi!

“Sevgili Metin uca camimize gelmesin diyenlere diyorum ki; Metin Uca için tüm cemevlerimizin kapıları açıktır. İnancımız da hakka yürüyen kişi dünyevi tüm yüklerini bırakmıştır. Bize düşen onu yolcu etmektir. Devri daim olsun!

Bu ne şimdi!

Algıya bakın; Sanki Uca, sağlığın da “Beni camiden kaldırın” demiş ama Müslümanlar “Hayır camiden kaldırmayın” diyor!

Yok öyle bir şey!

Sabahat Akkiraz’ın teklif ettiği cemevlerini hatta kilise veya herhangi bir ibadethaneyi istemiyordu Metin Uca!

Bu açıklamayı bilerek mi yaptı yoksa neden yaptı anlamış değilim!

Etnik bir ayrımcılık ya da ötekileştirme gibi bir açıklamayı kimse yapmadı...

Ben insanların inanışlarına veya inanmayışlarına saygılıyımdır.

Bu onların yaptıklarının doğru olduğu anlamına gelmez ama madem öyle olmasını istiyor öyle olsun.

Sonuç olarak her canlı ölümü bir gün tadacaktır.

Cenabı Allah “Ben size şah damarınızdan daha yakınım” demiştir, öyle de olmuştur.

Netice itibari ile kişi; İmanlıysa imanlı, imansızsa imansız gider. Bir adamın imanı tamsa siz onu camiden kaldırmasanız da o adam imanıyla gider.

Bir adam imansızsa isterseniz Kabe’den kaldırın çok da bir faydası olmaz.

Aslında ortada bir saygısızlık varsa bu saygısızlığı Metin Uca’nın tercihlerini yerine getirmeyenler düşünsün.

Yani "Yakamadık o zaman İslami usullerle gömelim" mi oldu? Ya da yakma imkanı olsaydı acaba yakacaklar mıydı?

Sonuç itibari ile ölen ölmüştür, nerede gömülürse gömülsün. Cenazesi nereden kalkarsa kalksın herkes ameli ile sual olunacak.

En önemli gerçek; Adam’ın istemediği ne varsa yapıldı, istediği şekilde son yolculuğuna uğurlanmadı!

Artık anlayana!

Yorumlar