1096 Defa Okundu

Meral Akşener memleket masası kuralım diyor. Birleşme, bütünleşme çağırısı bu. Türk milleti millî birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir diyen Atatürk’ün sesi. Olabilir mi? Olmalı ama maalesef zor! Madem destanlarımızda kazılı bu kültüre sahip çıkacaktın, niye böldün de sabıkalı muhalefetin safına geçtin demezler mi size? Merhum Erbakan’ın millî görüş ocağını da dumura uğrattınız, belediye başkanıyken Sivas Madımak Olayları karşısında  aciz kalmış, başarısızlığı tescilli birini de safınıza çekerek. Şükür ki oğlu Fatih hazmedemedi de baba ocağını tüttürmeye çalışıyor. Liderlik gücü verdiyse Rabbim, zaman içinde millet benimseyebilir de.

Yüzlerce kişiye sordum ve anladım: Millet, kimlerin kimlerle olduğuna akıl erdiremez halde. Asırlanmış kuyruk ve evlat acılarının üstüne çektiğiniz Millet İttifakı maskesi nasıl gizler bu acı gerçeği? Tarihçiyim diyorsunuz, hangi sayfada yazıyor fikir ayrılığına düşünce bölünmek, eski yol arkadaşlarıyla taban tabana zıt mücadeleye girmek? Yiğitlere rehber asena yürekliliğiyle çıkışlarınız yüzünden çevrenizdekiler uygun gördü belki  sizi liderliğe. Ama başbuğ ocağında nakletmediler mi size hiç tarih olmuş dedenden şu öğüdü? Vaktinden önce çiçek açmaz. Hiçbir yol arkadaşınız demedi mi? Ülkücü camia, liderliğini benimseyecekse acelen ne? Kurultayın tarihi var, bekle!

Ne destan kültürümüzde ne de tarihimizde asena liderliği yoktur. Onlar hep yiğit başbuğlarına kol kanat istişare rehberi olmuşlardır. Olamazlar mıydı? Olabilirlerdi. Ama liderlik donanımı taşıyanlar olsa bile belki çağların şartları gereği talip olmadılar en önde olmaya. Lakin bu çağın şartlarında liderliğe yönelmeniz yanlış demiyorum. Rahmetli Başbuğun tabiriyle söylüyorum; belki de büyük milletimize çağlar üzerinden sıçrama yaptıracak yepyeni bir yüz olabilirsiniz diye Mavi Ceket yazımla başarılar dilemiştim size. Ekrana Türk mavisi rengi ceketle çıkıp da mantıklı açıklamalarınız umut vermişti ya Fatsa Mitingi’nizde donup kalakaldım, kaynar sular döküldü başımdan. Niye? Konuşmanıza 17-25 Aralık yolsuzluğu diye başladığınızda yanımdaki ak saçlı bir ihtiyar; kızım chp ağzı o lafı çok duyduk, sen ne yapacağını anlatsana dedi çekti gitti. Bu tepkiyi birçok yaş grubundan kanaat önderlerine de sordum belli süreçte. Aladım ki halkın nabzı bu ihtiyarın diline vurdu ve bir kez daha görülmüş oldu şu gerçek:

Lider olabilmek her kula nasip değil! Sanki Rabbim, milletlerin gönlüne seslenebilecek liderlik ihsan ediyor çok nadir kimselere. Tıpkı şairlere şiir ilham ettiği gibi. Ancak onlar zaman içinde nefse tutsak olup saîdlikten çıkarlarsa laf ile gaf yapabiliyorlar aynı ilhamla. Sonra kitlelere şu mesajı veriyor Rabbim: Kullarım arasından bir sebeple huzuruna getirdiklerime iyi bak, saîd olan yeni birini dikkatlice seç. Milletler de mesajı alabilirlerse yenilenip kendilerine geliyor. Lakin nefse uyup da gafçı liderden menfaati olanlarca yine menfaatle aldatılırsa çoğunluk, helak ediyor o milletleri. Tarihte örneği çok bunun. Şükür helak olacakken dirildik hep. Rabbim nefse uymayın akledin diyor. Kalıcı olan var mı hiç? Aşık Ruhsatî “Hele düşün devri âdemden beri/ Kimler geldi geçti say deli gönül!” diyor.

 Şeyh Edebali öğütlü Osman ile kurulup büyüyen; Fatih, Yavuz, Kanunî ile dünyaya hükmeden ecdadın neden, nasıl 1900 başlarındaki hale düştü? Çanakkale’de göğsündeki saatin kurşundan koruduğu Atatürk, Rabbimin bağışı başka hangi tesadüfler ve güçle galip gelip cumhuriyet kurdu milletine? Kuldu, günahı da vardı mutlaka, birçok konuda tepkiler de almıştı ama milleti niye bırakmadı hiç onu da “Bahtiyarım ki milletimin hakkımdaki itimadını sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım.” diyebildi. Ardından gelen silah arkadaşı Paşa İsmet İnönü savaşlar kazanmıştı. Hitler emperyalizminden de korudu milletini, çok partili hayatı da getirdi. Ancak sözle demokratikliği savunan uyarılar yaparken kontrolüm dışında dediği darbecilere “Demokrasilerde siyasî idam ne demek, bunu nasıl yaparsınız?”  diyemedi, koymadı ağırlığını ve millet gönlündeki değer kaybına ek, cumhuriyetimizin kurucu partisini sürekli muhalefete mâhkûm etti. Daha sonraki liderler de ya nefs ile ya da acz ile düşerlerken milletimize dert keder getirdiler hep? Hepsini kanıtlarıyla yazdım. Tarihçisiniz madem, biraz dikkatli baksanız ya maziye!

Tayyip Bey, kendisinden öncekiler gibi acze düşmedi. Dirayetiyle kapatma davasından 15 Temmuza 5 sınavı kazanıp milletin Reis’i olmayı başardı. Dünyada da özne oldu. Milleti onu Keçiören’de halkla içe içe yaşayan garip gureba dostu tanımıştı. Yıllar sonra artık ülkemde yoksul yok kanısıyla imara, yatırımlara yöneldi. Dünyaya güç mesajı olsun diye Külliye de yaptı ama millet geçim derdiyle son seçimlerde uyarı yaptı bu politikasına. Uyarıya anlam vereceğine İstanbul seçimini yenileme yanlışına düştü ama sevabı çok, bağışlar bunu milleti. Son sınavı da pandemi. Bu sınavı da kazanır. Sağlıktaki başarımız konuşuluyor dünyada. Bazı aksaklıklar olsa da ileri sandığımız ülkelerden daha iyiyiz. Teknoloji mimarı Selçuk Bayraktar’ı da CHP hedef alıyor. Niye suskunsunuz? Millete bu muhalefet anlayışı reva mı? 

 Sapıkalı CHP yanında ne işiniz var? Orada öğretmen çocuğu Deniz Gezmiş’i bile devrimci şiddete yönlendirmiş ve hâlâ bunu sürdürmekte ısrar eden çatışmacı zihniyet yok mu? Kuruluşta katıldığınız Adalet ve Kalkınma Davasını bıraktınız ama milletin adamına tepkiyle muhalif olanlar da liderliğine bağlı şimdi. Kendi ocağınız da. Masa kuralım da millî gelir dağılımı adaletini sağlayalım, üretim ve kalkınma sistemini yeniden yapılandıralım diyorsunuz. Halkla yakın iletişime geçerek aldığınız bu mesafe takdire şayan ama önce kendi ocağınızla birleşmeli, ardından ülkücü dava arkadaşlarınızla el ele bu samimi daveti yapmalısınız. Birlikte masaya davet ederseniz, Reis dinler sizleri. Dinlemezse millet sizi takdir eder. MHP bazı eksizlikler gördü ki tek başına iktidar diyor şimdi. Birleşin, birlikten güç doğar. Belki sağduyunuzu gören başka partiler de aranıza katılır da büyük güç olur, garip gureba için kurarsınız memleket masasını. Her iktidar icraatına CHP diliyle tepki yakışmıyor hiç size. Titre ve kendine dön Meral Hanım!

Yorumlar