900 Defa Okundu

Ülkemizde bir kesim sadece para, silah ve teknoloji sahibi olan, ekonomik ve ticari gücünü dünyayı ve kaynaklarını sömürmeye, çökmeye, işgal ve istilaya, taciz ve tecavüze, barbarlığına ve yaptığı canavarlığa borçlu olan Batı'yı dünyada medeniyetin tek beşiği olarak görür. Onlara göre Batı mükemmeldir, harikadır, kusursuzdur, her şeyin en iyisini, en güzelini Batı yapar. Batı ne yaparsa doğru yapar, bir bildiği vardır ve Batı üstündür. 

Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Marşımızda der ki: "...Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar…"  

Aşık Sefai, Ayşem şiirinde der ki:

"...Ayşem...

Senin derdini; batılılık delisi sömürge aydınları,

Robert koleji mezunu özgürlük budalaları,

Ve kafalarını çirkin kapitalistlere satmış

Deve kuşları da çözemez…"

Üstadlarımızın da dediği gibi Batı canavardır, barbardır ve barbar batıya medeni diyen Batılılık delisi müstemleke kafalar ve aydınlar, aşağılık kompleksine sahip fare suratlılar; bu Memleketin sorunlarını çözemez. Bu Memleketin sorunlarını ruhu bu Memlekete ait, bu Milletin değerlerini ve duygularını paylaşan bu Milletin kendisi ve bu Milletin öz kahramanları çözebilir.    

Sömürgeci, emperyalist, katil, hırsız, soykırımcı; İslam ve yabancı düşmanı,  faşist, Müslüman ve Türkleri kıtır kıtır kesen, 8 yaşındaki Türk çocukları gece evinde basıp göz altına alan, "Ermeni soykırımı yoktur" demeyi yasaklayarak düşünce özgürlüğünü katleden, polis şiddetinin haber yapılmasını yasaklayarak basın hürriyetini imha eden,  Müslümanların kılık kıyafetlerini yasaklayarak insan hakları ve yaşam tarzlarına düşmanlık edip kılık kıyafet özgürlüğünü yok eden, kısacası demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğünü ve adaleti kendi içinde ve dünyada diğer Milletlere uygulamayan, iki yüzlü, Amerika ve Avrupa (Batı), medeni değil; vahşi, barbar, canavar ve canidir (Sadece para, teknoloji ve silah medeniyet değildir!)...

Medeniyetin göstergesi evrensel değerler, insan hakları, adalet, vicdan, dünya barışına ve kalkınmasına sunulan katkıdır.

Zenginlik, refah, güç ve üstünlük değildir. 

"Batı medeni, onların yöneticileri saraylarda yaşamıyorlar, Mercedes makam araçlarına binmiyorlar, bisikletle işe gidip geliyorlar" şeklinde ipe sapa gelmez bir yaklaşım sergileniyor, bir kesim tarafından.

Batı ve Batılı devlet adamları sarayların en alasında yaşıyorlar, makam araçlarının kralına biniyorlar, çoğunluğu koruma ordusuyla değil koruma ordularıyla geziyorlar. Sadece, bu koruma ordularını basına ve halka göstermiyorlar, halkı kandırıyorlar. Bazı yöneticilerinin göstermelik bisiklete bindiği İskandinav ve Kuzey Avrupa Ülkelerinde dünyanın en azılı terör örgütleri cirit atıyor mu? Terörist sürüleri bu Ülkelerde korunuyor ve yaşıyor mu? Dünyanın emperyalist ve yamyam ülkelerinin gözü bu Ülkelerde mi? Dünyanın büyük güçlerinin bu Ülkelerde çıkar çatışması var mı?  Hayır! 

Batıda hal böyleyken, Türkiye'ye baktığımızda Ülkemizin coğrafi konumu, dünyanın en önemli dini, tarihi, ticari ve stratejik merkezlerine yakınlığı nedeniyle dünyanın büyük emperyal güçlerinin gözünün burada olduğunu, buranın çıkar çatışma alanı olduğunu, dünyanın tüm terör örgütlerinin ve ajanlarının cirit attığını, terörist sürülerinin geçiş ve faaliyet alanı olduğunu  görebiliriz.   

Buna rağmen, Türk siyaset tarihinde ilk kez bir Türkiye   Yöneticisi 10 yıl apartman dairesinde yaşadı. Kimse takdir etmedi, gözünden öpmedi (sözümona).

Aksine bir kesim onu indirmeye, yok etmeye çalıştı, Cumhuriyet mitingleri yaptı, Milletin seçtiği partisini kapatmaya, darbe yapmaya çalıştı. Başarabilseler öldürüp, cesedini sırtlanların önüne atacaklardı.

Yatakta basıp, şafakta asacaklardı! 

Diz boyu, derya deniz samimiyetsizlik ve tutarsızlık!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!......................…

Saygı ve selamlarımla…

Yorumlar