2116 Defa Okundu

Şok, şok, şok. Sarsıcı, çarpıcı ve silkeleyici bir gelişme. Yok artık, bu da mı oldu, bunu da mı yaşıyoruz? diye soru sorduracak bir gelişme daha! Şeytan Nirvanaya çıktı!

Bilindiği gibi dış politika, savunma, Kıbrıs, Ege, Avrupa Birliği, Akdeniz, terörle mücadele, Irak, Suriye, Akdeniz, Libya, Devletin uzun vadeli yüksek çıkarları… her türlü iç politika konularının üzerinde, siyaset üstü MİLİ konulardır.

 Asrın siyaset önderimiz, karikatür karakteri ve çizgi film kahramanının grup başkan vekili E. A. "...Türkiye Libya petrolünün peşinde, buna izin vermeyeceğiz." şeklinde, yuh artık, çüş dedirtecek irrasyonel, şeytanca ve düşmanca bir açıklama yaptı.

Bu vekilciğe iki soru sormak lazım:

1-  Batı, Amerika, Avrupa, Rusya, İsrail vb. ülkeler Ortadoğu'da, Akdeniz'de, Afrika'da, Libya'da petrol peşinde, buna izin vermeyeceğiz, dedin mi ve diyor musun? Hayır. Bugüne kadar hiç duymadım.

2- Sen kimin finosusun, tasmanı kim tutuyor; Müslüman Türk Milletine, Türkiye Cumhuriyeti Devletine, yurtta ve dünyada barış, demokrasi, medeniyet, adalet ve birlikte kalkınma peşinde koşan Türkiye'nin ali menfaatlerine karşı, kimin adına havlıyorsun, kime kuyruk sallıyorsun, kime yalamalık ve yandaşlık yapıyorsun? Küresel soykırımcılar ve emperyalizme...

Batı ve küresel petrol şirketleri Ortadoğudan, Afrika'dan, Libya'dan petrol ve çeşitli yeraltı kaynaklarını yok pahasına alıp, işleyip dünyaya ve bize satıyor. Kaddafi sonrası Libya petrollerine yine çökmek, yine kendi soygun sistemlerini orada kurmak istiyorlardı. Ancak Türkiye'nin yaptığı iki anlaşma sonucunda, devreye girmesiyle oyunun gidişatı değişiyor.

Batı ve emperyalizmin soygun şirketleri, İngiltere, Fransa Afrika'da ve diğer petrol zengini fakir ülkelerde petrol ve diğer yeraltı kaynaklarını kaynak ülkelere %1-10 arası hisse vererek dünyaya ve diğer Ülker'e yüksek fiyattan satıyor.  Bunu yaklaşık yüz yıldır yapıyor. Yani soygun, sömürü ve soykırım düzeni hakim.

Peki Türkiye'nin bu konudaki yaklaşımı nedir? Türkiye'nin yaklaşımı hakça paylaşım, birlikte kalkınma, adalet; dünyadaki soygun, sömürü ve soykırım düzenine başkaldırıdır. Yani karşılıklı saygı, saygın ilişki, kazan kazan anlayışıdır.

Yapılan anlaşmalar çerçevesinde Libya'da istikrar ve toprak bütünlüğü sağlandıktan sonra Libya karasında ve denizlerinde Türkiye'nin amacı doğal kaynakları iç etmek, soymak ve sömürmek değildir. Bunun böyle olduğunu söylemek Türk tarihine, İslam'a, adalet duygusuna, Türk Devletine ihanettir.

Yapılan bu açıklama;

Türkiye'nin Libya'da ve dünyanın diğer yerlerinde petrol çıkarmasını, işlemesini, ihracını, hakça paylaşım ve birlikte kalkınmasını istememektir,

Ülkenin enerjide dışa bağımlılığının devamını, yüksek petrol fiyatlarını, halkın yüksek fiyattan benzin almasını istemektir,

Halk ve halkın çıkarlarına düşmanlıktır,

Küresel soygun, sömürü ve soykırım düzeninin devamını istemektir,

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ali ve yüksek menfaatlerine alenen meydan okumaktır,

İslam ve Türkiye düşmanlarına güpe gündüz göz kırpmaktır,

Mandacı ve himayecilerin ayaklarının altına pas pas olmaktır,

Emperyalizme yalamalık ve yaltaklık etmektir, 

Müslüman Türk Devletini ve Milletini arkadan hançerlemektir,

Alçaklıktır,

Hainliktir,

Düşmanlıktır,

…!!!???

Saygı ve selamlarımla…

  

  

 

   

Yorumlar