BİRİLERİ laikliği, daha doğrusu laikçiliği ne hale getirdiler, ne boyalara soktular…

BİRİLERİ laikliği, daha doğrusu laikçiliği ne hale getirdiler, ne boyalara soktular… Onların bazısına göre zinayı suç kabul etmek ve cezalandırmak bile laikliğe aykırıdır.

Laiklik her türlü fuhşu (azgınlığı), ahlaksızlığı, iffetsizliği teşvik etmek ve bunlara tolerans göstermektir.

Laiklik İslamla, Kur’anla, Şeriatla, dindarlarla amansızca savaşmaktır.

Laiklik namaz kılanların, oruç tutanların sayısını azaltmaktır.

Laiklik dine ve mukaddesata saldırmaktır.

Laikliği ayakta tutmak için dinin içini boşaltmaktır.

Laikliği korumak ve geliştirmek için din eğitimini kaldırmaktır.

Laiklik, doğruluğu ispat edilmemiş ve asla edilemeyecek Darvinizm teorisini veya ideolojisini bilimsel bir gerçekmiş gibi göstermektir.

Laiklik eşittir, M. Kemal’in ölümünden sonra Dönmeler tarafından uydurulmuş Kemalizm.

Laiklik olmadan insan hakları ve demokrasi olmaz palavrası.

Laiklik adına din alimi İskilipli Âtıf efendi ve başka hocalar ve şeyhler idam edildi de ne iyi oldu…

Velhasıl, dünyada çeşitli laiklikler var ama Türkiye’dekisi bambaşkadır, başlı başına bir âlemdir, bir rezalettir.

Sen laiklik adına adam öldür, diktatörlük yap, as kes yak yık, camileri medreseleri tekkeleri kapat; sonra da laiklik insan haklarının güvencesidir de. Densizliğin böylesi…

İngiltere laik değil, orada din ile devlet birliği var. Hükümdar aynı zamanda millî kilisenin başı. En fazla insan hakları, demokrasi, hürriyet de orada. Bu nasıl oluyor?

Norveç bir krallık. Anayasasında “Norveç krallığının dini Lüteryen Norveç kilisesidir. Bu kiliseye mensup her Norveçli ana baba, çocuklarını onun öğretilerine göre yetiştirmekle yükümlüdür. Diğer dinlere de tam hürriyet verilir” mealinde bir madde var. Norveç, fert başına düşen gelir bakımından dünyanın en zengin ülkesi. Zenginliğin yanında düzgünlük da var. Hattâ, onlar, din bakımından Müslüman olmadıkları halde, İslam ahlakına uygun nice tarafları var.

Bizdeki laikçilik hastalarının tavuk kadar aklı, mantığı, iz’anı, vicdanı, hukuk ve adalet kültürü yok.

Cuma namazına gitmek isteyen memurlar, işçiler, öğrenciler konusunda bir düzenleme yapılıyor ya, bizim (çoğu Dönme ve kripto) laikçiler hop oturuyor hop kalkıyor. Laikliğe aykırıymış.

Laikçilerin en büyük yalanı, laiklik dedikleri şeyin evrensel temel bir değer olduğu iddiasıdır.

Onlara soruyorum:

Temel insan hakları ile ilgili beyanname ve sözleşmelerin hangisinde laiklik diye bir değerden bahs ediliyor?.. Hiç birinde!..

İnsan hak ve hürriyetlerinin en temel maddesi ve değeri din, inanç, ibadet hürriyetidir.

Bir ülkede bu hürriyet yoksa, insan hakları ayaklar altında demektir.

Türkiye Yahudisi, Museviliğin kutsal günü olan cumartesilerde tatil yapabiliyor; Hıristiyan kendi pazar gününde tatil yapabiliyor ama çoğunluğu oluşturan Müslümanlar kendi kutsal günleri olan cuma günü tatil yapamıyor. Bırakın tatili, nice memur işçi öğrenci cuma namazına gidemiyor. Onlara kolaylık gösterilince dinsizler, Kriptolar yaygarayı basıyor.

Mason masonluğunu yapacak… Dönme Dönmeliğini… Kripto Kriptoluğunu… Lakin Müslümanların bir kısmı haftanın en önemli ibadeti olan cumaya gidemeyecek. İşte bizim bir kısım laikçilerin adalet, hürriyet, eşitlik, insanlık anlayışı bu kadardır.

Avrupa devletleri içinde, anayasasında laiklik yazan (benim bildiğim) iki devlet vardır. Fransa ve Portekiz… Onlar da laikçi değil, laiktir… Öteki devletler vatandaşlarına alabildiğine din hürriyeti veriyor.

İngiltere dört kısımdan oluşan bir “Birleşik Krallıktır”, o dört kısmın en büyüğü olan Büyük Britanyada, her eğitim günü, derslere başlanmadan önce bütün resmî liselerin şapellerinde (kiliselerinde) âyin yapılıyor.

Demokrasinin, insan haklarının, âdil yargılanmanın beşiği olan İngiltere’de laikliğin esamisi okunmaz.

Bütün laiklere ve laikçilere sesleniyorum:

1. Laikliğin evrensel bir insan hakları, temel bir hürriyet olduğunu ispat edemezsiniz.

2. Laiklikle demokrasinin, insan haklarının ilgisi yoktur.

3. Kemalist ideoloji, M. Kemal’in ölümünden sonra Dönmeler ve Kriptolar tarafından fabrike edilmiştir.

4. Türkiyede uzun yıllar boyunca laiklik terörü uygulanarak, çoğunluk sindirilmiş, egemen azınlık diktatörlüğü dehşet saçmıştır.

5. İnsanlık yeni bir din devrine girmiştir.

6. Çoğunluğu oluşturan Müslümanların temel hakları daha fazla kısıtlanamaz.

7. Adalet ve insaf kriterlerine göre, Türkiye’de hafta tatilinin cuma günü olması gerekir.

Haylaz aşırı laikçilerin boş yaygaraları, laiklik olmazsa Cumhuriyet ve demokrasi tehlikeye girer yalanlarını ve balonlarını bırakarak; adaletli, insaflı, hürriyetçi olmalarında, hem kendileri açısından, hem de memleketin selameti bakımından büyük hayırlar vardır.

**

MÜSLÜMAN ÇOĞUNLUĞUN DİKKATİNE:

Cuma namazına gidecek memurlara, işçilere ve öğrencilere pek basit bir imkan sağlandığı için kopartılan yaygaraları görüyorsunuz.

Bunların demokrasi havariliklerine sakın aldanılmamalıdır.

Onlar din inanç ibadet hürriyeti konusunda Müslümanlara hiçbir hak sağlanmasını istemezler.

Din konusunda Kuzey Kore diktatörü gibi sert, amansız ve radikaldirler.

Bir okulda din dersi hocası öğrencilere namaz nasıl kılınır diye tatbikat yaptırsa yaygarayı basarlar: Laiklik elden gidiyor!

Bunlara kesinlikle itimat edilmez, güvenilmez.

Ellerine fırsat ve imkan geçmesin, Müslüman çoğunluğun canına okurlar.