Konut sektörü...

Konut sektörü...

Yazılarımı takip edenler bilir, fırsat buldukça konut sektörünü mercek altına almaya çalışıyorum.

Ne de olsa inşaat deyip geçmemek lazım; Türkiye'de yaklaşık 300 işkolunu etkileyen, doğrudan ve dolaylı olarak da yaklaşık 10 milyon kişiye istihdam sağlayan bir sektör inşaat.

Üstelik bir ülkenin kalkınması ve büyümesinin de lokomotifi...

Ne yazık ki 2016 yılından itibaren işler değişti. Döviz fiyatlarının hızla artması ve yaşanan ekonomik durgunluk konut sektörüne büyük bir darbe vurdu.

Döviz fiyatlarıyla birlikte enflasyon da yükseldi. Faizler arttı, insanlar konut yerine elinde avucunda ne varsa, ya dövize ya da bankaya yatırdı.

Yapılan konutlar elde kaldı, stok hızla büyüdü, kimi şirketle battı...

2017 yılında 1.4 milyon olan konut satışı, 2018’de yüzde 2.4 azalarak 1.3 milyona geriledi.

Satışlarda 2019’un ilk çeyreğinde ise, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 15.6 azalış söz konusu.

Hükümetin sektörü canlandırmaya yönelik tüm çabalarına rağmen, şu anda büyük kısmı İstanbul’da olmak üzere 1.8 milyon konut stoğundan bahsediliyor...

Oysa genç ve dinamik bir nüfusa sahibiz ve her yıl yaklaşık 560 bin çiftimiz evlenirken, 142 bin çiftimiz boşanıyor.

İşin özü, her yıl yaklaşık 600 bin konut ihtiyacımız var. Kentsel dönüşümü ve yenilenmesi gereken konutları da hesaba katarsak bu sayı 1 milyonu aşıyor.

Hal böyle iken, Merkez Bankası’nın faizleri indirmesinin ardında üç kamu bankasının yaptığı faiz indirimi, konut kredisine talebi canlandırdı.

Ağustos ayının ilk haftasında konut kredilerine 34 bin başvuru geldi. Başvuruların rakamsal boyutu ise 5.9 milyar lira.

Bu da gösteriyor ki, son üç yıldır ertelenen konut talebi hayli yüksek. Eğer enflasyonla birlikte konut kredilerinde bir miktar daha düşüş görülürse, konutta talep patlaması yaşanabilir.

Yani her şey enflasyona endeksli. Eğer enflasyondaki gerileme, önümüzdeki aylarda da devam eder ise, bu doğal olarak faizlere de yansıyacak.

Konut kredilerinde faizlerin daha da geriye çekilmesi, konutta ertelenen talebin harekete geçmesini sağlayabilir.

Çok fazla değil önümüzdeki üç dört ay içerisinde her şey ortaya çıkacak. Konut sektörünün geleceğini, enflasyon oranları belirleyecek.

 

Yorumlar