Kim haklı?

Kim haklı?

Beklenen oldu, ama farklı beklentiler yaşanmadı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iki hafta önce atadığı Murat Uysal başkanlığında gerçekleştirilen, Merkez Bankası (MB) toplantısında alınan faiz indirimi kararından bahsediyorum.

Beklenti 250-300 baz puandı, ama MB 25 Temmuz toplantısında üyük bir sürpriz yaparak faizleri 425 baz puan indirdi.

MB’nin bu kararının ardından tüm gözler piyasalara çevrildi. Güya döviz kurları coşacak, dolar fiyatları rekor üstüne rekor kıracaktı!

Yüksek oranlı faiz indirimine rağmen bu kötü senaryo hayata geçmedi. Döviz fiyatları artacak yerde yerinde saydı.

Tabii bu arada fırsatçılık yapıp, elini çabuk tutanları unutmamak lazım. Onlara göre, MB faizleri indirir indirmez döviz fiyatları fırlayacak ve onlar da büyük karlar elde edeceklerdi!

Beklenene olmadı, iştahları kursaklarında kaldı...

Bu arada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın faiz indirimine ilk tepkisi, “Merkez Bankası faizlerde düşüşe gitti. Battık mı, bittik mi? Piyasalar bu durumu gayet normal karşıladı. Olması gereken buydu, ama bu bile yeterli değil. Yıl sonuna kadar kademeli şekilde devamı gerekir. Faiz düştükçe enflasyon düşer çıktıkça çıkar” şeklinde oldu.

Zaten Erdoğan uzun süredir, tüm ekonomik dengeleri bozan yüksek enflasyonun çaresinin faiz indiriminden geçtiğini söylüyor, her fırsatta enflasyonun kontrol edilebilmesi için faizlerin düşürülmesi gerektiğini savunuyordu.

Klasik iktisatçılar ise bu görüşe karşı çıkıyor ve faizlerin enflasyon nedeniyle yükseldiğini öne sürüyorlardı.

Şimdi bu tartışmada Cumhurbaşkanı Erdoğan bir sıfır öne geçti.

Önümüzdeki dönemde enflasyondaki düşüşe paralel olarak faizler daha da aşağıya çekilirse şaşırmayın.

Çünkü ekonominin canlanması ve Türkiye’nin yeni bir başarı hikayesi yazması için böyle bir gelişme şart...

Bu arada ABD Merkez Bankası Fed’in 30 Temmuz’da gerçekleştireceği toplantıda faizleri 25-50 baz puan indirmesi bekleniyor.

Bunun gerçekleşmesi halinde Türkiye’nin eli daha da rahatlayabilir.

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar