988 Defa Okundu

Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran,

Türkiye adını veren,

Devletin bütün kurumlarının adını Türk olarak başlatan,

Türk Hava Yolları, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları,

Türk Hava Kurumu, şirketlerin adının Türk anonim şirketi olması,

Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası,

Türk Silahlı Kuvvetleri,

Hasılı, bu devlet Türk milletinin kurduğu bir devlettir.

         ***

Atatürk, Türk devletinin varlığı ve birliği için her şeyi yapmıştır.

Lozan Anlaşması yapılırken,

Anayasa hazırlanırken, azınlıklar sadece gayrimüslimler olarak tarif edilmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti sınırları içindeki, her Müslüman, Türk olarak kabul edilmiş,

Irkı ne olursa olsun, “Ne mutlu Türküm diyene” diyen herkes Türk kabul edilmiştir.

Anadili, ister Türkçe, ister Kürtçe, ister Arapça ve başka dilden olanlar,

Bu devletin birinci sınıf yurttaşı olarak kabul edilmiştir.

Zaten Türk milletinde de ırkçılık duygusu asla yoktur.

Müslüman olan herkese kız alır verir.

Bu topraklarda yaşayan herkesin az veya çok kanında Türk kanı vardır.

         ***

Atatürk, Anadolu’yu arındırmıştır.

Balkanlardaki büyük göçler Türkleri ve diğer Müslümanları,

Anadolu’ya çekmiş, Türk yoğunluk artmıştır.

Yunanistan’daki Türklerle, Anadolu’daki Rumlar,

Mübadele (değişim) anlaşması ile,

Değiş-tokuş yapılmış, Anadolu’da Türkler saflaştırılmıştır.

Yani düşünün, ırkçılık yapıp Kürt kardeşlerimizi bile bize karşı kışkırtan, emperyalistler,

Bir de Rumlar olsaydı, ne fitneler çıkaracaktı?

         ***

Böyle olunca devletin varlığı ve birliği,

Türkiye Cumhuriyeti’nin kalkınması için,

İzmir İktisat Kongresi’ni yapan,

Sonra da hızlıca Türkiye’yi sanayileştirip kalkındıran Atatürk,

Elbette emperyalizme karşı da çok uyanıktı,

Gençliğe hitabesinde;  “İktidara sahip olanlar,

Gaflet, delalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler,

Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini

Müstevlilerin siyasi emelleri ile tevhid edebilirler” diye uyarmıştır.

Türkiye’de İngilizlerin kışkırtması ile çıkarılan Kürt isyanlarını da

Şiddetle bastırmış, devletin iç huzurunu, güvenliğini temin etmiştir.

         ***

Bu günkü CHP asla Atatürk’ün CHP’si değildir.

Dersim isyanına arka çıkarak, TBMM’de konuşan,

CHP Genel Başkan Yardımcısı Öymen karşı çıkarak,

Devlete karşı suç işleyen Kemal Kılıçdaroğlu,

FETÖ tertibi bir kasetle, Deniz Baykal’ı genel başkanlıktan çekip,

CHP Genel Başkanlığına oturmuştur.

         ***

Şimdi CHP; parti meclisinde çoğunluğun mezhepçi olduğu,

Atatürk’e karşı il başkanlarının olduğu, bölücü HDP ile her ortamda işbirliği yaptığı,

Uluslararası bazı güçlerin ve özellikle J. Biden’ın desteklediği,

 Türkiye’nin geleceğini riske atan bir siyaset güttüğü inkar edilemez.

CHP’deki Atatürkçülerin feryadına, pek çoğunun harcanmasına,

Bazı lider CHP’lilerin ayrılıp parti kurmasına rağmen,

Hala CHP’nin kapatılmaması da devletin bekası için büyük tehlikedir.

Sonuç olarak söyleyebiliriz ki, biz milliyetçi siyasetçilerin,

CHP ile mücadelesi, bu milletin varlık yokluk meselesidir.

Uyarmak milli bir görevdir.

Yorumlar