23 °c

Kebap yanında üzüm suyu

Kazakistan’da başkent Astana’da İslam İşbirliği Teşkilatı’nın “Bilim ve Teknoloji Zirvesi”ni açan Cumhurbaşkanı Erdoğan eğitimin önemini vurguladı.

 

 Bir gerçeğe de parmak bastı.

 

 Nedir o?

 

 İslam dünyası en parlak beyinlerini Batı’ya kaptırıyor.

 

 Bir başka üzüntü kaynağı ise İslam dünyasında nüfusun yüzde 55’inin okuryazar olmadığı gerçeği…

 

 İslam’ın ilk emri “oku!”dur hâlbuki değil mi?

 

 Ve bu açıklamalar üzerine Türkiye’yi hatırladık…

 

 Cumhurbaşkanının eğitimle ilgili sözlerini hatırladık.

 

 “Türkiye'de geçtiğimiz 13 yılda her alanda tarihi bir dönüşüme, tarihi bir değişime şahit olduk.

 

 Ülke olarak çok önemli mesafeler kat ettik.

 

 Ancak bu süreçte iki alanda, eğitimde ve kültürde hedeflediğimiz noktaya gelemedik.

 

 Bunu üzülerek söylemek istiyorum.”

 

 Eğitimde altyapıyı güçlendirdik. Eğitimin, öğretimin içeriği konusunda çocuklarımızı medeniyet tasavvurumuza uygun şekilde yetiştirme konusunda aynı şeyi söyleyemiyorum.

 

 Ümitsiz değilim, bunu başaracağımıza inanıyorum. 

 

 Biz de burada bu başarmanın sırrının ne olduğunu söylemek istiyoruz…

 

 Biz çocuklarımızı eğitmek yerine okutuyoruz.

 

 Okuturken de çocuklarımız için değil, kendimiz için okutuyoruz.

 

 Özel paralar vererek aldırdığımız eğitimde çocuklarımız toplumla alakası olmayan bir kültürün bir bilginin talebesi oluyor…

 

 Onun için de bizim çocuklarımız bilimde fende boy gösteremiyorlar…

 

 Tıpkı toprağını bulamayan bitkinin yetişmediği gibi…

 

 Bizim beyinlerimizi Batı niçin kapıyor?

 

 Onun yetişeceği ortamı oluşturuyor. Yetiştiriyor, sonra da kullanıyor…

 

 Biz çocuklarımıza kendimizi öğretmiyoruz…

 

 Kendimiz nedir onu bilmiyoruz…

 

 Kendimiz ne midir?

 

 Bir toplu taşıma aracı durağa yaklaştığında gençlerin yaşlılara, hastalara, hamile olanlara öncelik tanıyabilme refleksidir.

 

 Bu bir kültürdür. Bu bir terbiyedir… Bu bir eğitimdir…

 

 Ama bugünün gençliği ne yapıyor?

 

 Durakta biyolojik olarak genç ve enerjik olduğu için omuz atıp yaşlının yanından geçiyor içeri, koltuğa oturup takıyor kulaklığını… Yaşlı olan gelip tepesinde ayakta dikelirken o iPhone cep telefonunda kendi dünyasına çoktan dalmış oluyor…

 

 Ne bundan utanan var… Ne buna karşı çıkan var… Ne bu konuya bir çözüm arayan var…

 

 Oysa bu yozlaşmaya çözüm bulmak birçok önemli zannedilen konudan çok daha önemli… Tamam otoyollar yapılmalı, tüneller açılmalı, her bir kente bir üniversite için temeller atılmalı…

 

 Ama o üniversitede önce sevgi anlatılmalı… Saygı anlatılmalı…

 

 Bilim dediyse birisi ona bizim kültürümüzün şu veciz sözünü hatırlatmak isteriz.

 

 İlim meclislerinde aradım kıldım talep, ilim geride kaldı ille edep ille edep…

 

 Siz insanınıza bu kültürü verebilirseniz, o zaman korkmayın…

 

 Ne beyin göçü tehlikesi yaşarsınız… Ne çalıp çırpmadan, ne yolsuzluktan endişe edersiniz… Ne metal yorgunluktan mustarip olursunuz…

 

 Çünkü bu kültürün meyvesi olan insan ne zaman nerede olması gerektiğini nerede durması nerede gitmesi nerede işi ehline vermesi gerektiğini zaten bilecektir…

 

 Yoksa bütün emeklerimiz Necip Fazıl üstadın söylediği gibi buz denizlerinde başıboş çakıp duracaktır…

 

 Cumhurbaşkanımız Astana’dan üzüntülerini dile getirip duracaktır…

 

 Sevgili tarım ve hayvancılık bakanımız ayran içmeyi unutan özenti gençliğe üzüm suyunu milli içecek olarak beyhude tanıtmaya çalışacaktır.

 

 Çok güzel bir gayrettir. Sayın bakanımızı da tebrik ediyoruz…

 

 Ama günümüz gençliğinin hangi noktada olduğunun bilinmesini, aksi takdirde emeklerin yine heba olacağını hatırlatmak istiyoruz.

 

 Çünkü günümüz gençliğinin ilim bilim şurada kalsın; hızla sürüklendiği nokta, ekmek alacak parası yokken cebinde akıllı telefon taşıma kompleksi yaşayan bir gençlik profilidir…

 

 Bu gençlik öte yandan kredi kartlarıyla pazardan taksitle telefon alıp bunu getirip satarak elde edilen yarı parasıyla borçlarını kapatmaya çalışan böylece borcu ödedikçe çoğalan perişan bir gençliktir.

 

 Bu gençliği tanımak ve sorunlarını çözmek öncelikli olmadıkça hiçbir konuda başarıyı yakalayamayız…

 

 Yoksa kebap yanında üzüm suyu elbette hoş gider… 

YORUM YAZIN

adınız ve soyadınız ile yorum yapabilirsiniz
YAZIYA İLK YORUMU SİZ YAPIN

Diğer Yazıları

Tüm Yazıları

Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.
istiklal.com.tr bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.