856 Defa Okundu

Türkiye tarihinin en büyük doğalgaz rezervini, Karadeniz'de keşfetti. Tuna-1 sahasında ilk etapta keşfedilen 320 milyar metreküp, varlığı tespit edilen ve keşfi çok yüksek olasılık olan, iki damarla birlikte toplam yaklaşık 900 milyar metreküp ve Türkiye'nin 20 yıllık ihtiyacının karşılanması söz konusu.

Bu daha başlangıç. Devamı gelecek. Karadeniz gazı 2023'te sisteme bağlanarak devreye alınacak. Sistem devreye alındığında  Türkiye'nin cari açığı, faiz ve döviz kuru baskısı tarihe karışacak.

Başta Reis ve emeği geçen herkese sonsuz takdir ve teşekkürlerimizi sunuyoruz.

 Doğalgaz veya petrolle ilgili karada, denizlerde, Karadeniz, Akdeniz ve Ege'de yeni keşiflerin, tespitlerin gerçekleştirilmesi, bulunan enerjinin çıkarılması, sisteme dahil edilmesi, bu teknolojinin geliştirilmesi; Türkiye'nin siyasi, ekonomik, sosyolojik, savunma sanayi, imalat sanayi, dış politika vb. alanlarda daha güçlü olmasını, tam bağımsızlık yolunda büyük bir mesafe kat etmesini sağlayacaktır. Aynı zamanda bu teknolojinin geliştirilmesiyle birlikte artan imkan ve kabiliyeti doğrultusunda yakın veya uzak hinterlandında bulunan, Türkiye'ye güvenen  Azerbaycan, Katar, Libya, KKTC, Somali, Umman, Sudan, Nijer, Ekvator Ginesi, Mali, Bosna, Arnavutluk vb. ülkeler ile Asya'da, Avrupa'da ve Afrika'da dost ve stratejik ortaklarıyla enerji arama, çıkarma, yerel ihtiyacın karşılanması sonucunda dünyaya ihracının ve ticaretinin yapılması konularında da son derece önemli ve stratejik işbirliklerinin ortaya çıkması söz konusu olabilecektir.

 Konu ile ilgili kısaca tarihçeye de değinmek isterim. Türkiye'de ilk olarak petrol arama çalışmaları 1887 yılında İskenderun, 2. Abdülhamit döneminde ve 1914 yılında Musul ve civarında başlamıştır. Cumhuriyet döneminde ise enerji, petrol, doğalgaz konusunda 1930'lar, 1940'lar, 1950'ler, 1970'ler, 1990'larda lisans, ruhsatlandırma, çıkarma ve sisteme dahil etme çalışmaları icra edildi, ancak bulunan kaynaklar çok küçük miktarlarda oldu, ya da kalitesi ve verimi çok düşük, maliyeti de çok yüksek oldu. Bir de bu çalışmalar yerli teknoloji yetersizliği nedeniyle genellikle yabancı şirketlere ihale edildi.

 Namuslu, şerefli, onurlu, vatansever her Türkiye Cumhuriyeti Devleti Vatandaşını sevindiren, gururlandıran ve onurlandıran bu gelişmenin, Türkiye'nin tam bağımsızlığına giden yolun kapısını açması ümidiyle; Vatana, Millete ve Devlete hayırlı olmasını diliyorum!

 Ancak; bu tarihi gelişmeyi "daha önce de bu haberleri duymuştuk, 2004, 2006, 2007, 2009, 2011, 2013, 2015,    2018, 2019'da da çeşitli yerlerde petrol ve doğalgaz bulunmuştu fakat yalan çıktı, halkı kandırmaya yönelikti, seçim propagandasıydı, gerçek değil ve yalan, henüz tahmin ve doğalgaz ucuzlamayacak, bana ne faydası olacak, doğalgaz rezervinin arttırılmasından ziyade demokrasi, hukuk ve bilim rezervimizin arttırılması gerekir..." şeklinde açıklama yaparak konuyu ucuzlatmaya çalışanların daha önceki haberlerin sadece gazete haberinden ibaret olduğunu; kaynağının ve derinliğinin, miktarının, kalitesinin, açıklanmadığını; haberin bizzat ve resmi olarak Devlet ve Başkan tarafından Ulusa ve Dünyaya deklere edilmediğini, 2017 yılından evvel Türkiye'de petrol ve doğalgaz arama lisans yetkilerinin BP, Mobil, Shell vb. yabancı şirketlere ait olduğunu ve 2017 yılından sonra bu lisansların iptal edilerek yerli ve Milli imkanlarla alınan sismik araştırma gemileri (Oruç Reis, Barbaros) ile sondaj gemileri (Fatih, Yavuz, Kanuni) tarafından faaliyetlerin icra edildiğini, dünyada derin deniz sondaj yapma imkan ve kabiliyetine sahip 7 tane geminin bulunduğunu ve bunların sadece üçünün Türkiye'de bulunduğunu, diğerlerinin ise Japonya, Rusya ve ABD'de olduğunu, son derece tarihi bir gelişme olan bu haberin ise bizzat ve resmi olarak Devlet ve Başkanı tarafından duyurulduğunu görmeme ve bilmeme duyarsızlığı içinde olanları,

Konuyu saptıranları ve sulandıranları,

Hazımsızlık içinde olanları,

Kuru fasülye, pilav yiyenleri,

Bu toprakların çocukları olmayı reddedenleri,

Namuslu, şerefli, Vatansever, ahlaklı, kuvvacı, Cumhuriyetçi, antikapitalist ve antiemperyalist, barışçıl-demokrat-medeni-adaletli Türkiye Cumhuriyeti Devleti Vatandaşı gibi davranmayanları,

Büyük ve Müslüman Türk Milletinin bir evladı ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin onurlu bir Vatandaşı ve bireyi olarak, MİLLET olmanın gereği olarak ezelden ebede, maziden atiye KIVANÇTA VE TASADA BİR VE BERABER OLMAYI başaramamış olanları,

Görmek kendi adıma ve Milletimiz adına çok üzücü!

 Onlar için diyeceğim tek şey ve dilek Allah akıl, fikir, mantık, vicdan, medeniyet ve Millet olma bilinci versin!

demek olacaktır.

Saygı ve selamlarımla...

Yorumlar