Vuslat olunca ayrılıktan kokmak gerek.(Fuzuli) Rabbim kimseyi sevdiğinden ayırmasın.

Vuslat olunca ayrılıktan kokmak gerek.(Fuzuli) Rabbim kimseyi sevdiğinden ayırmasın.

Kıymetli dostlar hatırlarsanız yaklaşık iki ay önce arz-ı halimi sizlere bildirip, yakında çıkacak olan kitabımı toparlamak adına sizden bir süreliğine izin istemiştim. Lakin bir büyüğümüzün ricasıyla artık yazmak bana farz oldu..

Artık benden tarafa duygudaşlarımla hasret bitti, nasipse bundan böyle sizlerle sadece ‘İSTİKLAL’ Gazetesindeki köşemde hasbihal edip durumu arz edeceğim. Bana çok değerli gazetelerinde yazma imkânı verip de, gönlünü açan Başkan Hüseyin Arif Çakmak beyin şahsında tüm yönetim kuruluna da buradan tekrar teşekkür ediyorum.

Evet, güzel ülkem Türkiye çok kritik ve zor bir dönemden geçiyor, bizlerde çok çetin bir sınav veriyoruz. Haklısınız, soluduğumuz sorunlara bakınca karamsar olmamızı gerektirecek bir hayli sebep var değil mi? Artık nerdeyse hemen hemen her gün bir şehidimiz var. Lakin mıntıka temizliği hızla devam ediyor. Az kaldı inşallah, mikroplardan tamamen arınacağız evelallah.

Terör artık her yerde, Nusaybin’de, Şırnak’ta, Ankara’da, Paris’te, Brüksel’de, Şam’da, Filistin de, Pakistan’da…

Yılacak, korkacak, ye’se düşecek hainlerin ekmeğine yağ sürecek miyiz asla! Çünkü tarih gelecekte senide yazacak beni de, senin durduğun o yeri de!

Evet, Tarih yazacak, PKK, FETÖ, DAİŞ ortaklığını yazacak, çukur siyasetlerini, mezhep savaşlarını yazacak. Masum çocukları öldüren canileri, müstemleke aydınları, tetikçi konsolosları ve vatanına ihanet eden alçakları yazacak…

HDP ile CHP’nin aynı yatakta iş tuttuğunu da yazacak…

Bu ülkeye Dünü-Dar edip, bugünü de dar etmek isteyen zihni köleleşmiş menzilini kaybeden karanlık gazeteci müsveddelerini de yazacak elbette..!

Ve tarih, kefen giyip halkı ile yola çıkan, dünya beşten büyüktür diyerek ümmetin umudu olan, vatanı bayrağı milleti için kelle koltukta dolaşan, garip gurebanın sesi, ümmetin lideri Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı da yazacak.! Günde dört saat uyku ile yedi düvelle cenk eden Başbakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu ve dava arkadaşlarını da yazacak..!

Evet bu tarih yazacak..! Eli kanlı çocuk katili, hendekci teröristleri o çukurlara gömer iken Allah diyerek şehit olup toprağa düşen gencecik fidanlarımızı; Mehmetçiğimizi, Polisimizi de yazacak..!

Acısını içine akıtıp, şehit olmuş asker evladının cenaze namazını kıldıran imamları da yazacak..

Demem o ki bu çetin mücadelede düşmanlarımızın bile hayran kalıp imrendiği, kendini halkına vakfetmiş bu toprakların öz evladı Recep Tayyip Erdoğan’ın hayatta iken kıymetini bilip dualarımızı eksik etmeyelim dostlar.

Allah her millete böyle bir lider nasip etmez! Allah yolunu açık ömrünü uzun etsin. Bizde Yolunu yol, izini iz bilelim. Hepimizin üstünde emeği var hakkı var! Ondan şimdiden helallik isteyip ‘Boynuzsuz koçun, boynuzlu koçtan hakkını isteyeceği o günde’ ona karşı mahcup olmayalım. Allah inkâr eden nankörleri asla sevmez!

Biz bu toprakları Vatan belledi isek şimdi zaman birlik zamanıdır. Evet, dostlar son bin yılın en büyük saldırısı ile karşı karşıyayız. Ülkemiz içeriden ve dışarıdan saldırılarla diz çöktürülüp parçalanmak istenmektedir.

Görüyorum ki bazı kifayetsiz muhterisler şimdi yeni bir fitnenin peşindedirler.

Cumhurbaşkanımız ile Başbakanımız arasında bir fikir ayrılığı, bir sorun varmış gibi bir algı oluşturup sosyal medyada bunu servis ediyorlar. Bu nasıl bir paradoks Allah aşkına? Anlaşılan bu tatlı su aydınları akıllanmayacak her kirli yolu deneyecekler…

Fitnenin tarih boyunca Müslümanların ruhunda ürkütücü tesirler uyandırdığı yadsınamaz bir gerçektir. Artık uyanışa mevzilenip amasız, mamasız birlik olma ve akan kana, gözyaşına fitneye dur deme zamanıdır.

Allah’u Teâla Enfal suresinin 73. Ayetin ’de “İnkâr edenler de, doğal olarak birbirlerinin yardımcıları, koruyucuları, müttefikleri ve dostlarıdırlar. Eğer siz de kendi aranızda böyle organize olmuş güçlü ve etkin bir toplum oluşturmak için üzerinize düşeni yapmayacak olursanız, yeryüzünde kan ve gözyaşı, kargaşa asla dinmeyecek, bütün dünyayı korkunç bir fitne akımı dalga dalga saracak ve böylece büyük bir yozlaşma ve fesat baş gösterecektir.”

Peki, şimdi biz üzerimize düşeni yapacak mıyız? O zaman neyi bekliyoruz..?