32620 Defa Okundu

Türkiye'de siyasetin çok sesli bir hal aldığını düşüne bilirsiniz. Görünen tablo aslında işin iç yüzünün pek de öyle olmadığını gösteriyor.

Siyasetin durumuna baktığımızda, bir tarafta Ak Parti- MHP- BBP

Diğer tarafta da, CHP-HDP-SAADET PARTİSİ-İYİ PARTİ- GELECEK PARTİSİ-DEVA PARTİSİ- Y.REFAH PARTİSİ

Bu tablo iktidarı devirmek için birçok oluşumun meydana geleceğini gösterse de durum pek de öyle görünmüyor.

CHP-HDP-DEVA PARTİSİ bir oluşum içerisinde alan açmaya çalışırken,

İYİ PARTİ-GELECEK PARTİSİ-SAADET PARTİSİ bir alanı temsil edecek gibi görünüyor. 

Şu durumda ortaya çıkacak parti ve oranları ile ilgili beyin jimnastiği yapmamız gerekiyor.

Ak Parti-MHP-BBP- Refah partisi-VATAN Partisi % 42-43 bandında duruyor.

CHP-DEVA-HDP %32-33 bandında duruyor.

İYİ PARTİ-SAADET P. GELECEK PARTİSİ-DEMOKRAT PARTİ %26-27 bandında duruyor.

Görünen o ki 3 adaylı bir sistemin oluşması halinde, ya baldıran zehiri içilecek, ya da siyasi manevralar ile sonuç odaklı bir hareket mekanizması kurulacak. 

Partilerin tutum ve söylemlerine şimdiden bakmak, şimdiden bir fikir yürütmek güç olsa da, ortada olan durumu analiz etmek adına erken bir yazı olarak kabul edebilirsiniz bu düşüncelerimi. 

Partiler arası ana etkiye sahip olan iki parti var. Bunların en güçlüsü HDP ve İYİ Parti. Fikirleri tamamen zıt, HDP var olabilmeyi CHP ile sürdürmek isterken, terörle bağlarından dolayı böyle bir birlikteliğin içerisinde olmayı düşünmeyen bir İYİ PARTİ var karşımızda. 

İyi parti lideri Cumhurbaşkanlığı yarışında aday olmayı isteyen bir duruş sergiliyor olsa da, pastanın üç dilime bölünmesi halinde Cumhur ittifakının oluşacak olan belirsizlikten kurtulmak için siyasi manevralar yapması olası bir durum. 

Kahvehane siyasetinde AK PARTİ- İYİ PARTİ-BBP-SAADET PARTİSİ (veya Y.REFAH PARTİSİ) bir oluşumda birleşirlerse ki bu durumda MHP bu oluşumu destekler mi? içinde olmak ister mi? dışında kalırsa nasıl bir dil oluşturur sorusuna beyin yakan sözlerle yorumlar yapılıyor.

MHP devlet meselesi söz konusu olduğunda, bu oluşumun içinde bulunmaz ama destekler söylemi sanırım mantıksız cümlelerin içindeki en mantıklı cümle.

İyi Partiyi isteyen hükümet, MHP’den vazgeçer mi sorusu da sanırım anketlerde millete sorulacak sorular arasında yerini bulacaktır.

Bu yazılanları okuduğumuzda o kadar da olmaz denilse de, siyasetin kaygan zeminde geçmişte nerede olduğu, şuan nerede olduğu sorusuna net bir cevap hala bulunamıyor diyebiliyorsak, buna da ihtimal dâhilinde bakmamız gerekiyor.

Şunu unutmamak gerekir ki sadece ve sadece Ak Parti- İYİ PARTİ- BBP yüzde 51 oranını yakalayabilir.

Peki, bu durumun oluşması için bu partiler bu güne kadar birbirlerine en büyük hakareti yaptılar, nasıl bir araya gelecekler sorusunu sorduğumuzda kahvehane siyaseti yine cevabını verdi. Cumhurbaşkanı bu hususla ilgili ‘GELİN BİRLİKTE YÖNETELİM’ diyebilir mi, gelecek olan partilere de, bakanlıklar verirse, maksat devletin birliği bütünlüğü denilirse, bu birliktelikte olur, bu güçte oluşur. Şu durumda MHP’nin kaybedeceği bir şeyi yok, bir bakanlık alır, desteğini sürdürür.

Sonuç olarak Ak Parti liderinin vereceği kararlar beka meselesinin ana etkenlerini, ana kurallarını meydana getirecektir.

 Geçmişte söylediklerinizden dolayı bugün nasıl bir araya geliriz çıkışı karşısında verilecek en büyük cevap; Türkiye'nin dünya gündemindeki yeri ve tutumu parti liderlerinin birbirlerine yaptığı hakaretin önüne geçecek durumda.

Unutmamalıyız, Türkiye’de oluşan dış siyaset Ak Parti’nin kurulduğu yıllardaki kodlarına dönme sinyalleri verse de, millette karşılığını bulması açısından kararlı adımların atılması ve kararlı adımların aynı kararlılıkla yürürlüğe sokulmalıdır. Son zamanlarda medyada açıklanan birçok kararın, ekonomik- hukuki zeminde de yaşatılması devletin samimiyeti açısından önemli bir sınav halini alacaktır.

Kısaca 50 bin muhtarın bulunduğu Türkiye'de 10 milyon işsizi muhtarlara özel kalem müdürü atayıp, işsizlik sorununu bitirecek olan CHP lideri bu  tarz beyin yakan formüller geliştirmeden, hükümetin elini çabuk tutması gerekiyor maazallah.

Yorumlar