İstiklal’le merhaba

Uzun soluklu bir süreçti,

Uzun soluklu bir süreçti,

30 yıllık gazetecilik hayatım…
*
Mesleğin hemen hemen her alanında çalıştım;
Dağıtım…
Dizgi…
Muhabirlik…
Temsilcilik...
Yazı işleri müdürlüğü…
Ve….


En son buradayım,
'İstiklal Ankara Temsilciliği’nde…

*
Aslında "ben" ile başlayan konuşmaları, yazışmaları pek sevmem….
Biliyorsunuz ki,
“Ben” demek bencillikten gelir…
*
Mecburiyet….
Giriş biraz "ben" eksenli oldu ama…
idare edin…
*
Etrafınızda varsa böyle bir tanıdığınız,
"Arkanıza bile bakmadan o ortamdan kaçın"derim…
*
Bu tür kişilerle karşılaştığımda,
hep yolumu değiştiririm…
*
Çalışma ortamında berabersek…
Anında iş akdini fesheder,
uzaklaşırım…
Sebebini anlamaz bile...
*
Sohbetim varsa…
Keser…
Israr etmez “haklısın” deyip mekandan kaçarım…
*
“Ben öyle bir adamım ki...
Ben olmasam dünyanın etrafında ay bile dönmez” diyenlerimiz az değildir…
*
Bu minvalden yola çıkarak,
“İstiklal Gazetesi’ne geldim” yok…
“İstiklal Gazetesi’ne geldik” var:
*
Sevdiğim, saydığım insanlarla çıkacağım yola…
Bazılarından ise güç alacağım,
Saim Tut’tan…
Hami Fiskeci’den
Süleyman Yıldız’dan…
Rafet Başak’tan…
Osman Doğan’dan…
Hakan Yıldız’dan…
Ercan Pekesen’den…
Nurdan Kızılay’dan…
*
“Ben” olmayacağım “biz” olacağız…
Ve büyüyeceğiz…
Ama…
Büyüklenmeyeceğiz…
*
İstiklal’de ve istikbalde birlikte olmak dileğiyle…
*
Sağlıcakla kalın…

Yorumlar