812 Defa Okundu

Yaklaşık üç buçuk yıldan beri Isparta’dayız.

“Memnun musunuz?” diye sorduklarında aşağı yukarı şöyle cevap veriyoruz:

“İstanbul’dan sonra Isparta bize ‘tatil yeri’ gibi geldi. Sakin, kafa dinlenecek bir şehir. Ayrıca başta İstanbul olmak üzere birçok kente göre daha güvenli; hırsızlık, kavga gürültü diğer illere göre daha az…

Memnuniyetimiz bu özellikleriyle sınırlı değil tabii.

Doğal güzellikleriyle de Isparta şanslı illerimizden.

Ama ne hikmetse idareci konusunda o kadar “şanslı” değil maalesef.

Makama geçenler kafa yoracaklarına kafayı dinlemek istiyorlar sanki!

“Kapasiteleri yetersiz” diyemeyiz. Zira hizmet etmek isteyenler için örnek alınacak çok sayıda proje var. Hiçbir şey bilinmiyorsa gezip görülen illerdeki çalışmaların kopyalanıp Isparta’da uygulanması yeterli olacak.

Ama maalesef son yerel seçimlere kadar Isparta’nın hak ettiği hizmeti aldığını söylememiz mümkün değil.

Şükürler olsun ki Isparta kent merkezinde belediye seçimlerini AK Parti’nin adayı Sayın Şükrü Başdeğirmen kazandı ve iki buçuk yıldan beri kayda değer çalışmalar gözlemleniyor.

Bugünkü yazımızda Eğirdir’i ele alacağımız için objektifi Isparta geneli yerine bu güzel ilçemize yöneltmek istiyoruz…

BOEİNG GİBİ UÇMAYA HAZIR

Eğirdir’e “Isparta’nın misafir salonu” diyebiliriz. Zira Isparta’ya gelen misafirlerin gezdirildiği ilçelerin başında Eğirdir geliyor.

Eğirdir müthiş doğal güzelliklere sahip bir ilçe.

Boeing gibi uçmaya hazır.

Ama bunun için iyi bir kaptana ihtiyaç var.

O güzelim uçak pilot yerine B sınıfı ehliyetli birine teslim edilirse tabii ki uçamaz ve ha bire pistte dolanıp durur, o kadar...

Ancak şunu hemen belirtmekte fayda var; Eğirdir Belediye Başkanı Veli Gök’ün, görevi devraldığı 31 Mart 2019 tarihinden bu yana Eğirdir’i uçurmak için gayret ettiği söylendi, umarız 5 yıllık görev süresi sonunda bu anlamda başarılı bir karne alır…

Sayın Gök’e katkı sunmak amacıyla biz de Eğirdir’e yaptığımız ziyaretle ilgili gözlemlerimizi dile getirmek istiyoruz…

İstanbul’dan gelen misafirlerimizi gezdirmek amacıyla Eğirdir’e götürdük. Misafirlerimiz çadırda yatmak istediklerinden biz de geceyi Eğirdir’de geçirmeyi planladık. Eğirdir Belediyesi’ne ait “Altınkum” denilen ama ayağımıza dikenler battığı için “Dikenkum” diye anımsayacağımız tesise gittik.

Çadır olmadığı için belediyeye ait evlerden iki adet kiraladık.

Belki ‘unuturum’ diye hemen vurgulamak istiyorum; Eğirdir Belediyesi Basın Halkla İlişkiler Müdürü Kemal Erben ve Altınkum Tesis Sorumlusu Hasan Er’e ilgi, alakalarından dolayı teşekkür ediyoruz.

Ve yine hatırlatmakta yarar var; burada gördüğümüz eksiklikleri Belediye Başkanı Veli Gök’ü eleştirme anlamından ziyade çözüm bulunması için dile getiriyoruz… 

Az sonra yazacaklarımı, makamında ziyaret edip bizzat Belediye Başkanı Gök’e anlatmak istemiştim ancak Sayın Başkan Ankara’da olduğu için kısmet olmamıştı…

1- Altınkum Tesisleri kesinlikle altın gibi değil. Gümüş bile olamaz. Çok avam. Temizlik konusunda kesin sınıfta çakar. İnsanların ellerindeki çöpleri atacak çöp kutusu bile yok. Girişteki konteynırların dışında sahada çeşitli yerlere çöp kutuları konmalı. Çöp kutuları olmadığı için yerler kağıt, peçete, boş şişelerle dolu. Bir personelin en az iki-üç saatte bir çıkıp çevre temizliği yapması lazım. Biz 24 saate yakın kaldık, bir kişinin temizlik yaptığını görmedim. Kiraladığımız evin yanındaki gazete sayfasını, peçete vs. gibi çöpleri kendim topladım.

2- Eğirdir Kaymakamlığı’nın tesisleriyle Eğirdir Belediyesi’nin tesislerini kıyasladığınızda arada büyük fark olduğunu görürsünüz. Aynen “bakarsan bağ bakmazsan dağ” misalindeki gibi… Mesela yerler çimlendirilse, sahile doğru birkaç bank konulsa, konuklar gündüz yüzerek yararlandıkları gölden aksam üzeri seyrederek faydalansa, böylece bir gece yerine birkaç gece konaklanmış olunsa Eğirdir turizmine daha fazla katkı sağlanmaz mı?

3-Kiralık evlerin içine iki yatak konulmuş. Tahta ranzalar sanırım çok eskimiş ki yatakta her hareketinizde gıcırtı sesleri geliyor. Ayrıca duş alınacak sıcak su ve yiyecek, içeceklerin muhafaza edileceği mini de olsa bir buzdolabı yok. Odalar biraz daha modernize edilip hizmete sunulsa Eğirdir’e çevre merkezlerden daha fazla turistin geleceğini ve ilçede daha uzun süre konaklanacağını düşünüyoruz... 

YAMAÇ PARAŞÜTÜ

Elbette gölün turizme önemli katkısı olur, oluyordur da. Ancak Eğirdir’e hak ettiği marka değeri kazandırılmak isteniyorsa Eğirdir’le özdeşleyen ve festival havasında geçecek geleneksel etkinlikler düzenlenmeli. Başkanla görüşemediğimiz için soramadım; yamaç paraşütü için ilçenin konumunun çok uygun olduğunu öğrendim. Örneğin Eğirdir, görsel anlamda oldukça ilgi çeken, zevk ve heyecanın buluştuğu bu sporla anılmaya başlanırsa, her yıl belli dönemde insanlar Eğirdir’e akın etmez mi?

Özetlemek gerekirse; un var, yağ var şeker var…

Hatta daha ileri gidelim; pişmiş, yenilecek konuma gelmiş bir helva gibi…

Eğirdir işte böyle bir ilçe…

Sadece güzel bir ambalaj ve sunum gerekiyor…

Yorumlar