660 Defa Okundu

Bir anda ve nereden geldiğini bilip kestiremediğimiz İŞİD, aniden, nasıl ve ne şekilde kaybolduğunu kestiremediğimiz örgüttür aynı zamanda.

Dünya beşten büyüktür vaveylasını, ayaklarının tamamen boşta, ilmi, siyasi, stratejik bakımdan ve pratik dünyanın hiçbir eylemiyle örtüşmeyen bu havai söylem, satın alındığından beridir burnumuz millet olarak pislikten çıkmadığı gibi devlet olarakta huzura eremedik.

Küçültülen, anlamsız ve değersiz kılınmaya çalışılan o beş ülkenin, dünyanın her yerinde ve üstelik istedikleri gibi at koşturma güç, kuvvet ve kudretlerinin varlığı ; istedikleri an istedikleri coğrafyada ve de istedikleri potansiyele sahip militarist ve terorist yapılanmayı aniden sahaya sürebildikleri gibi, hokus pokus kabilinden anında yok edebilmektedirler.

İşid, zaman ve mekan bağlamında miyadını doldurmuş ve dolayısıyla sahneden çekilmesi gerektiğine hükmeden dünyadan çok çok ama çok daha büyük olan bu beşli, sahneye, TALİBAN terör örgütü ve militarist gücü sahaya sürmenin gerektiğine (!) hükmetmiştir.

Bu hüküm gereği Afganistan'ın meşru (!) hükumetini tiyatro dışı ve taliban terör örgütünüde sahaya sürme vaktinin geldiğine hükmetmiş ve önümüzdeki birkaç yılı da bu örgüt ile oynamamız gerektiğine karar vermişlerdir.

Dünyanın, bu beşliden büyük olduğu bir kenara kıyısından bile geçemediği gerçekliği kendisini müteaddid defa hükmeder şekilde ortaya koymuş iken, bu gerçekliği doğru okuyamamış ve doğru bir mevzide konuşlanamamış olan Akp iktidarı, koca bir üleyi bir felaketin kucağından bir diğerine savurup durmaktadır.

Irak ve Suriye yıkım, parçalanma ve dağılma / dağıtılma sürecinide zerre kadar anlayamamış, doğru ve sağlıklı şekilde sentezleyememiş olan Akp, kendi sınırları ve demoğrafik anlamda tarumar edilişinede seyirci kalmıştır.

Şimdi ise kendisinden binlerce km uzakta ki Afganistan ve Taliban plan ve programınıda, yaşanmış onca acı tecrübelere rağmen hala okuma, anlama ve konumlanma kabiliyetini zerre kadar geliştiremediğini acı, hüzün ve ayıpsayarak müşahade ediyorum.

Kevgire dönmüş sınırlar, gelmişlere dair  ne yapılacağı ve olası gelişlere de nasıl bir önlem alındığı akli, siyasi, politik ve yürek soğutucu bir plan ve programa tabi tutulacağına dair tek kelam edilmiş dahi  değildir.

Kendi iç politik kavga ve ihtiraslarına yüksek derecede dikkat kesilmiş olan Akp, koca bir ülkenin bizzatihi bekaa sorunu haline gelmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti gerek mavi ve gerekse tüm kara sınırları bakımından planlı, programlı ve elbette son derece sinsi, tehlikeli bir kaosun içerisine itilmekte ve çekilmektedir.

Ülkenin yerleşik tüm kurumları, hüviyet ve işlevlik özelliğini yitirmiş, devletin çalışan tüm çarkları sabote edilmiş ve binlerce yıllık devlet aklı hiç ve iç edilmiştir.

İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ AHVAL VE ŞERİAT, MİLLETİN BİRLİK, FERASET VE BASİRETİNİN DEVREYE GİRMESİ VE YAŞANILACAK SÜREÇTE DE BU FERASET VE BASİRETİN BELİRLEYİCİ OLMASI GEREKTİĞİ, DEVLET OLARAK AYAKTA KALIŞIMIZIN TEK REÇETESİDİR.

 

Yorumlar