8108 Defa Okundu

İstanbul’un fethinin sene-i devriyesinin yaklaştığı bu günlerde, Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un NTV canlı yayında verdiği özel röportajda, Fatih Sultan Mehmed hakkında konuşurken ‘’İstanbul’u işgal ettiğini’’ söylüyor. Yayının devamında Fatih Sultan Mehmed şehri fethetti sözlerini kullanmışsa da gelen tepkiler üzerine gece bir twit atarak dil sürçmesi olduğunu söylemiş. Yetmez, özür dilenmesi lazım geliyor!

Sayın bakan attığı twitte, fethin şanına yakışır bir anma programı gerçekleştireceğiz diye yazmış, öyle mi? Kıymetli okurlar, sanırsınız ki lütufta bulunuyor.

İnşallah dil sürçmesidir de bilinçaltı değildir. Çünkü işgal ile fetih arasında çok fark vardır.

Kâinatın en büyük fetihlerinden biri olarak kabul edilen İstanbul’un fethi ki bence Mekke’nin fethinden sonra en büyük fetihtir. Bu öyle bir fetihtir ki Hz. Peygamberin kelamıyla (Fetih Hadis-i Şerifi) İslam âlemine müjdelenmiştir.

Fetih Hadisi Şerifi:

لَتُـفْتَحَنَّ  الْقُسْطَنْطِينِيَّةُ فَـلَنِعْمَ  الْأَمِيرُ  أَمِيرُهَا،  وَ لَنِعْمَ الْجَيْشُ  ذَلِكَ  الْجَيْشُ

<<Letüftehanne’l Kostantıniyyete, ve le ni’mel emrü zâlike’l emr, ve le ni’mel ceyşü zâlike’l ceyş>>

<<İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur.>>

Hz. Peygamberimizin bu hadisi şerifini rivayet eden şahıs, Ashab-ı Kiram’dan Bişrül Ganevi’dir. Hz. Peygamberimizden beş hadis nakleden Bişrül Ganevi, bunu bizzat Hz. Peygamber’den duyduğunu oğlu Abdullah’a söylemiştir. Ahmed bin Hanbel’de Müsned adlı büyük hadis kitabında bütün delilleriyle tespit ve tevsik etmiştir.

Ahmed bin Hanbel; Müsned, cüz 4, sh, 335

Dekan istifa etmiş:

Gazi Üniversitesi Fen Fakültesi Dekanı Orhan Acar, video konferans sırasında kameranın açık olduğunu unutup, yanındakilerle konuşmaya devam etmiş. Öğrencilerin adlarını söylediği sırada "kızların resimlerini de görüyoruz böylece çaktırma" dediği duyulmuştu.

 Videonun yayılmasından sonra büyük tepkiler gelince, hakkında soruşturma başlatılan dekan istifa etmiş. Doğru karar vermiş. Ancak sorun olan böyle bir zihniyete sahip kişinin nasıl dekan olduğudur!!!

RTÜK:

RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, şimdiye karar aldıkları kararlarda kimseden emir gelmediğini belirtirmiş. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatı olması durumunda ne yapacakları sorulduğunda ise “talimat ve telkinlerini emir telakki eder, başımızın üstüne deriz” diye açıklama yapıyor, sonra da olan oluyor.

Ne mi oluyor? Tek bir örnek vereyim. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘’tek adamlılıkla’’ suçlanmaya maruz kalıyor.

Şimdi ne alaka yani; “talimat ve telkinlerini emir telakki eder, başımızın üstüne deriz” gibi söylemler yoksa yaranmak için mi? Eğer ki ülkemize ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yaranmak istiyorsanız sayın başkan, işinizi güzel ve tarafsızca yapmanız yeterli olacaktır.

Her zaman diyorum; hükümete ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a en çok zararı veren kendi taraftarlarıdır.

Birilerinin hükümet ve Cumhurbaşkanı Erdoğan adına konuşmaları bu kadar kolay olmamalıdır.

Suçlu kim:

Adana'da, korona virüs tedbirleri kapsamında en fazla 7 kişinin taşınabileceği 14 kişi kapasiteli minibüsün içinden, sürücüyle birlikte 35 tarım işçisi çıkmış. Polis yapılan incelemelerin ardından minibüs sahibine, sürücüye ve tarım işçilerine toplamda 44 bin 452 TL para cezası kesmiş.

Peki, burada suçlu kim? İşveren mi, sürücü mü, minibüs sahibi mi, yoksa günlük yevmiye ile çalışan zavallı işçiler mi? İşçilerin olmadığı muhakkak çünkü bu şartlar altında hiç kimse çalışmak istemez, mecbur olmazsa. O vakit devletin günlük 50 ila 100 lira arasında yevmiye ile çalışan işçilere kesilen cezaları, ilgili kişiye veya kuruma ödetmesi lazım geliyor!!!

Anlamadıklarım:

Anlamadım gitti… Ülkemizde Bakan, Vali, Profesör, Dekan olmak ve doktora diplomaları almak, bir yerlere başkan olmak nasıl bu kadar kolay?

Anladıklarım:

Anladım ki… Ülkemizde Bakan, Vali, Profesör, Dekan olmak ve doktora diplomaları almak, bir yerlere başkan olmak çok kolaymış.

Kalın sağlıcakla.

 

 

Yorumlar