25 °c

İnsan ve ilke

 

İnsan ve insanlık tarihi göstermiştir ki, sayısız düşünce, inanç, ideoloji ve sistemler var olageldiler. Ve insan olduğu sürece saydıklarımıza yeni halkalar eklenerek devam da edeceklerdir. Düşünce, inanç ve ideolojinizin ne olduğu kadar nereden beslendiği de yine bu olguların alacağı anlama önemli bir katkı sağlayacaktır. Bütün bunlara rağmen, yeni ya da eski olsun bir sistemin bütünlük arz etmesi, bütün toplumlarca kabul görmesi zaten olası değil. Ancak önemli bir kitleye hitap ediyor olabilmesi de önemli doğruları bünyesinde barındırması ile mümkündür. Zira fazlaca uçuk, ayakları yere basmayan, özellikle neşvü nema bulduğu coğrafyanın sosyolojik değerleri ile çelişen bir sistemin, alıcı bulması da aynı oranda pek mümkün değildir.

İlke

Doğrularınızın doğruluğu kadar kendinizi konumlandırdığınız, farklılıklara karşın takındığınız tavırda, değerler skalasında ki yerinizi belirleyen bir başka önemli etkendir. Faşizan bir tavır ve eda ile kendinizden başka ifade ve sistemlere takındığınız öteki yaklaşımı, sizin olgunlaşmaya ve sahiciliğinize de önemli bir sekte vuracağını belirtmeye gerek dahi görmüyorum. İşte tam da burada ilkesel duruşun altın değeri kendisine önemli bir alan bulmaktadır. İspat edildiğin de, kendi yanlışlarınıza karşın göstereceğiniz kabul, sizin ve doğrularınızın sahiciliğine ve saygınlığınıza katacağı önemli değeri göz ardı edemeyeceksiniz demektir. Zira sahip olduğunuz doğrularınızın saygınlığı ve inandırıcılığı, takındığınız ilkesel duruşunuzla önemli bir çarpana dönüşecektir. Bir başka deyişle salt kendi doğrularınıza olan bağlılığınız, beraberinde başka doğrulara da takındığınız sahiplenme ciddiyetiniz ile kabul görecektir.  Veya size ait yanlışların akıl, bilgi ve bilimle ispat edilişinden sonra ki göstereceğiniz tevazu ve kabul, beraberinde kendiniz, çevreniz ve gelişiminize ışık tutacaktır. Salt ego tatmini, salt ben vurgusu ile hareket edilmesi halinde, ortada ne inandırıcılık ve ne saygınlık kalmayacağı gerçeği ise, çıplak şekilde ortada durmaktadır artık.

İlkeli olmak ve inanmak

Bir doğrunun sizden olması ile olmaması arasında iç çekmeden sahiplenebiliyor olmanız, sizin fikri olgunluğunuzun önemli bir parametresidir. Veya tersi olarak sizin ve aidiyet hissettiğiniz topluluğun yanlışlarına göstereceğiniz tevazu da aynı şekilde sizin haysiyet ve ilkenizin değerini verecektir.  Ahlak, görmek demektir. Görmekle beraber sahiplenmek ve savunmaktır aynı zamanda. Bir doğruya ve bu doğrunun kimden ve hangi cenahtan geldiğine bakılmaksızın ona değer yüklemektir ahlak. Ve ahlaki duruşunuz sizin ilkelerinizi belirleyecek, ilkeli duruş ise inandırıcılık ve saygınlık kütlenizi verecektir. Bunun ötesi, zaman, mekana, ortama ve rüzgara göre yer belirlemektir ki, bunun yerinin ne olduğunu tanımlama ve belirleme işini de sizlere bırakıyorum…!

Hülasa, dininiz, inancınız, siyasi görüşünüz ve doğrularınızın bulacağı Pazar payının ölçütünü, ilkelsel tavrınızın ciddiyeti ortaya koymaktadır. İşte insan ve insanlık bu anafor etrafında sürüklenip durmaktadır. O sebeple ilkeli olun ilkeli…

YORUM YAZIN

adınız ve soyadınız ile yorum yapabilirsiniz
YAZIYA İLK YORUMU SİZ YAPIN

Diğer Yazıları

Tüm Yazıları

Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.
istiklal.com.tr bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.