184 Defa Okundu

Mevlana Safer Şah

Bu da devrin ilimlerini okumuş yetkin bir mertebeye erişmiş Şemseddin Fenari ve Molla Fenari’nin en kıymetli talebelerinden olmuştur. Şemseddin Fenari ona bazı ilmi meseleler sormuş aldığı cevaplar karşında çok memnun olmuştur.

Şeyḫ Şihābü’d-dīn es-Sivasī Aysulugi

Şeyh için bazıları Sivaslı demişlerdir. Asrının ilimlerini okumuş kendi asrındaki âlimlerden takdir görmüştür. Tasavvufa merak sarıp Şeyh Zeynüddin Hafi’nin talebelerinden Şeyh Muhammed’e derviş olur. Ondan hilafet alıp şeyhi ile beraber Aysuluğ’a gider. Oranın valisi Aydın Beydir. Bu beyle çok sohbetler olur. Bir kaç gün misafir olurlar. Burada vefat ederler. Bir Kur’an tefsiri vardır. Uyūnü’t-tefāsīr diye geçmektedir. Meşhur bir tefsir olmuştur. Ayrıca Risale-i Necât adlı bir eseri daha vardır.

Şeyḫ Kutbu’d-dīn el-İzniḳī 

Babasının adı Mehmed’dir. Aralarında Osmanlı veziri ve Arap dili âlimi Niksari Hasan Paşa’nın da bulunduğu çeşitli hocalardan ders aldı. Kaynaklar, diğer ilimlerin yanı sıra özellikle şer‘î ilimlere vukufundan ve tasavvuf yolunda önemli dereceler kat ettiğinden söz etmektedir. Timur’un Anadolu’yu işgali sırasında Kutbüddin İznikî’nin onunla buluşup kendisine önemli nasihatler etmiştir. Timur’a şöyle söylediği rivayet edilmiştir. “Sizin için hayırlı olanı tercih etmeniz faidelidir. Allah’ın kullarının kanlarını dökmeyiniz”. Timur bu söz üzerine Şeyh’e cevap verir “Sultanların âdetidir. Bir mahalde misal kışın Doğu’da konaklasam otağlarımızı çadırlarımız kurusak kışı orada geçirsek bir bakmışız yazın kendimizi Batı’da konaklamış buluruz. Ata binsem önümde elli altmış nefer düşer. Onları benden gayrı bir insan görmez. Peşlerine takılıp onlar ne emretseler onları yaparım. Kendi reyimle iş etmem.” Şeyh bu sözleri işitince “yazıklar olsun ben seni akıllı bir kimse bilirdim, şimdi bildim ki cahil imişsin ”Bunun üzerine Timur “Şeyh bizi cahillikle itham edip ne diye bize cahil dersiniz.” Şeyḫ  demiş ki:  “Zîrâ ol senin önünce düşüp dâimâ şer ve fesada seni götürenler şeytanlardır. Sen bunlar ile övünürsün ‘Âlim olsan şeytanlar ile velileri ve Allah’ın gizli kullarını ve gayb erenlerini bilir bunların hallerini fark ederdin. Ehlinden Kur’an ve Sünnete uygun yolu sorup bilüp ona göre iş işler, buna göre giderdin. Böyle yapınca hangi işlere sevk olunduğunu ölçüp tartardın Bunun  ‘akıbeti Allah’ın kahrına mazhar olmaktır.”  deyip ve Şeyh sözü keser. Aralarında başka konuşma geçmez. Bir birinden ayrılırlar.[1]

Dâimâ kan dökdürüben ‘arz-ı ifsâd eylemeñ‘Āḳil isen bunu fehm it ḥālet-i şeyṭānīdür

Dest-gir ol pādşāhum al elin üftādenüñ Şefḳat ü hilm ü teraḥḥum ṣūret-i Raḥmānidür

 

[1] Mecma‘u’l-Eşrâf Tenkitli Metin – Hâkî’nin Şakâ’ik Tercümesi

Yorumlar