252 Defa Okundu

Mevla’l-‘Allame Ṣāḥibü’l-Ḳāmūs Mecdü’d-dīn Ebū Tâhir Muḥammed İbn Ya‘ḳūb bin Muḥammed eş-Şīrāzī el-Fīrūzābādī  (Mevlânâ Mecdü’d-dīn Ebū Muḥammed Sahibül-Kâmûsü’l-lüga)

Hz. Ebû Bekir soyundan geldiğini söyleyen Fīrūzābādī çok geniş bir kültüre ve kuvvetli bir hâfızaya sahipti. İbn Hacer el-Askalânî ’nin belirttiğine göre her gece 200 satır ezberlemeden uyumazdı. Sözlük çalışmalarından başka hadis, tefsir, fıkıh ve tarihle de meşgul olmuş, bu konularda da eser yazmıştır. Anadolu Topraklarına gelmiş Sultan’dan büyük taltifler görmüş Timur kendisine 5000 flori ihsan etmiş doğu ve batıyı bu para ile dolaştığı rivayet edilir.100 ile 150 arasında Hoca’nın dersine dâhil olmuştur. Hadis ve Lugatta mahir bir âlimdi. Yazdığı lugatı önce 6 cilt oluşturmuş sonra iki cilt olarak düzenlemiş tefsir yazdığı gibi Buhari’ye açıklamalar yazmıştır. Cebertiyye tarikatının kurucusu Şeyh İsmâil b. İbrâhim el-Cebertî’nin türbesine defnedildi. Kitaba meraklı olan Fīrūzābādī büyük paralar harcayarak çok sayıda kitap toplamış, fakat paraya ihtiyaç duyduğu zamanlarda kitap satmaktan da çekinmemiştir. El-Kâmûsü’l-muḥîṭ’in önsözünde bu eserin 2000 kitabın özeti olduğunu söylemektedir. Devrinde yaygın olan üslûbun etkisiyle eserlerinde hem secili bir dil hem de garip kelimeler kullanmış, bu sebeple el-Kâmûsü’l-muḥîṭ’in mukaddimesi birçok âlim tarafından ayrıca şerh edilmiştir.

Ruz u şeb çalışdılar iḥyā-yı dīn-i Ḥaḳḳ içün

Bellerin büküp ṭalebde ‘ömrler ḫarc itdiler[1]

 

Mehemmed Şah Çelebi İbn el-Mevla’l-‘Allame Şemsü’d-dīn el-Fenârî

 

On sekiz yaşında iken Bursa ’da Sultaniye müderrisi olmuş. Pek çok âlimin huzurunda onların sorularına cevap vermiş ve rüştünü ispatlamıştır. Meşhur Molla Fenari’nin evladıdır.

 

Mevlā Yûsuf Bālī bin el-Mevla’l-‘allame el-Fenari

 

Kardeşinden sonra aynı medreseye müdderis olmuş daha sonra kadılık görevi almıştır.

 

Mevlā Ḥasan Paşa İbn el-Mevlā ‘Alā’ü’d-dīn el-Esved  (Mevlana Ḥasan Paşa)

 

Önce babasından ilk eğitimini almış sonra Şeyḫ Cemâlü’d-dīn ’den ilim tahsil etmişlerdir. Bir gün Molla Fenari ile beraberlerken Şeyh Celaleddin’in medresesinde bulundukları sırada Şeyh talebelerinin hücrelerini gezerek onları kontrol etmektedir. Mevlana’yı görür ders müzakere etmektedir. Molla Fenari iki dizi üzerine oturmuş hem müzakere edip hemde kitabın yanına notlar almaktadır. Şeyh Hasan Paşa için İlimde zirveye çıkmasa da âlim olur. Merâtibi-i fazla yetişmez. Molla Fenari ise Faziletli bir âlim olması yanında ilimde zirve olur herkes onun ilmine yetişemez der. Dediği gibi de olur.[2]

 

[1] Gündüz gece çalıştılar hak dini ihya için

Belleri büküldü ilim talebinde ömürlerini harcamış oldular

[2] Mecma‘u’l-Eşrâf Tenkitli Metin – Hâkî’nin Şakâ’ik Tercümesi

Yorumlar