412 Defa Okundu

Horasan, öteden beri tasavvufun gelişmesinde önemli bir muhittir. Horasan’da meşhur bir sûfînin olmadığı bir yerleşim yeri, bir köy neredeyse yoktur. Tasavvufun ünlü simaları, seçkin eserleriyle ve tarikat uygulamalarıyla buradadır.Horasan tasavvufu, Anadolu'nun İslamlaşmasında da maya rolü oynamıştır. İslâm’ın yayılış hareketi Horasan karakteriyle Şark’tan Anadolu’ya yöneldi. Bu yayılış kuşkusuz Ahmed-i Yesevî (ö. 1166), Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî (ö. 1273) ve Ali Semerkandî (ö. 1456) gibi öne çıkan şahsiyetler eliyle gerçekleşti. Ekol, entelektüel anlamda Selçuklu medeniyet havzasını besledi. Osmanlının teşekkül sürecini başlattı ve Moğol işgalleri karşısında âlem-i İslâm'ın dağılan muhitini irfânî derinliğiyle yeniden kurdu.  Horasan Tasavvuf Ekolü ’nün özelliklerini; sema’, hângâh âdâbı, ilm-i bâtın, şeyhin belirleyiciliği, cömertlik ve fütüvvet, şiir, Ehl-i Beyt muhabbeti, adâlet ve özgürlükçü tutum ile melanetlik şeklinde sıralamak mümkündür. Bu ekol; bilimden estetiğe, teknikten sanat ve mimariye, medeniyetin bütün alanlarında kurucu yeteneği ile tanındı. islâmı tepeden tırnağa ruhu ile yaşayan bu ekol, Horasân Ricali, ayrımcılığın her türlüsünü reddedip insanlığı büyük bir aile olarak gördüler. Tasavvuf tarihinin en önemli kurumsal hareketi olan Horasân Ekolü; fütüvveti, şüttârî tasavvuf anlayışı, sema’ı, melâmetiliği, Hângâh kültürü, edebiyatı, şiiri, şeriata bağlılığı ve zulme karşı duruşu ile bin yıllık geçmişinde yeniden ele alınıp araştırılmalı, Türk dünyasındaki belirleyici vasıfları, bilinen-bilinmeyen bütün yönleriyle gün yüzüne çıkarılmalıdır. Horasân Ekolünde şiir, san’at ve edebiyatın önemli bir yeri vardır ve büyük tasavvuf şairlerinin hemen hepsi burada yetişmişlerdir.

Horasân Ekolünün Özellikleri

Sema: Tasavvufıstılahında ise sema’ duygusal heyecanlar etkisiyle deruni kükreme ve coşma, batıni vecd ve tutkuyu ifade eder. Marifet yolunun arifleri, hakikat yolunun saliklerine bu şekilde el verirler. Sema aynı zamandagünümüzde topluca yapılan bir zikir ayinidir. Bilhassa Türkiye’de sema’, dervişlerin geleneksel çalgılar eşliğinde toplu bir şekilde dönmesi olarak bilinmektedir. Sema’ ayini, 500 yıldan bu yana Mevlânâ’nın sevenleri ve müridleri arasında yaygınlaşan ve günümüze kadar devam eden özel âdâba ve erkâna riâyet edilerek gerçekleşir.

Hângâh Âdâbı:Horasân Tasavvuf Ekolü ‘nün belirgin özelliklerinden biri de hângâhın müfredatı ve sülûk ehlinin eğitim öğretimidir. Tarikat salikleri zikir, oruç, vird, namaz, itikâf, ilmihal, nefis tezkiyesi gibi uygulamaları da hângâhda öğrenmektedirler. Hângâh, tekkedergâh anlamına gelmektedir.

Fütüvvet: Fütüvvet ve Anadolu uygulaması Ahilik mesleği, yiğitlik ve cömertlik mefkûresi (ülküsü) olarak İslâm’ın doğuşu ve yayılması ile “Futuvva” (yiğitlik ve cömertlik) mefkûresinin henüz hicrî 2. yüzyılda özellikle Horasân ve Maveraünnehir’de etkili olarak yaygınlaştığı bilinmektedir. Horasânda gelişen bu kavram, “genellikle başkasını kendine tercih etmek, engin bir mürüvvete sahip olmak” demektir. Sözlük anlamıyla birlikte fütüvvet kavramı, tasavvuf çevrelerinde diğerkâmlık, cömertlik ve şefkati de içine alan bir terim olmuştur. Bu özellikleri taşıyanlara ise fetâ (yiğit, cesur, cömert)’ denir. Fütüvvet kavramı, Kur’an’daki ‘îsâr‘ kavramı ile irtibatlı ve yakın anlamlıdır. Îsâr, ele geçen bir şeyi tercihen başkalarının istifadesine sunmak, ele geçmeyen bir şey için de şükretmek demektir. Kısaca kişinin kardeşini kendi nefsine tercih etmesidir.

Şeyhin İrşadı: Şeyh, bir kabile veya grubun lideri, reis, yönetici, devlet adamı anlamlarına gelen bir tasavvuf ve hadis kavramıdır. Hângâh’daki etkinliklerde ve müritlerin yetiştirilerek kişisel gelişimlerinin sağlanmasında şeyhin olmazsa olmaz bir rolü vardır. Zira tasavvuf eğitimi bir düşünce ve teori eğitimi değildir. Uygulamadan ibaret bir nefis tezkiyesi, kalp tasfiyesidir. O halde tekke ve hângâhların mürşitsiz, rehbersiz işlemesi mümkün değildir.

Şiir: Sûfîlerin çoğu, oturum ve merasimlerde kendi iç dünyalarını manzum şeklinde dökmüş metinlerin yanında âdâb, gelenek ve mesajlarını iletmek için şiirden yararlanmışlardır. Horasân tasavvuf ekolünün bir diğer özelliği de şiir ve edebiyatın bu gelenekte özel bir yere sahip olmasıdır.

İlm-i Ledün: Horasân ekolünün özelliklerinden biri de ekol büyüklerinin ilm-i ledün’e verdikleri önemdir. Onlar duyu organlarımızla algıladığımız zâhirin yeterli olmadığını, âlemin ötesinde duyularımızla algılayamadığımız hakikatlerin bulunduğunu, bunların ancak kalp ile keşfedilebileceğini düşünürler. Horasân Tasavvuf Ekolü ‘nün belirgin özelliklerinden biri de kuşkusuz Dik duruşudur. Ehlibeyt’e muhabbet duymaları ve adâletten taviz vermeyen bir tutum içinde olmaları bundan kaynaklanmaktadır. Ekolün bu duruşu nedeniyle Horasân büyüklerinden bazıları idam, sürgün, tazib, hapis gibi uygulamalara maruz kalmışlardır. Haftaya görüşmek üzere kalın sağlıcakla

 

Yorumlar