26 °c

Her şey daha güzel olacak

Siz NATO zirvesindeki Trump’un çıkarmaya çalıştığı siyasi kriz efelenmelerine, Macron’un aradan yarım saat bile geçmeden ona cevap olan açıklamalarına ve bir kriz mi oluşturuluyor sorusuna takılabilirsiniz?

Yeni bakanlar kurulunun nasıl çalışacağına kafa yorabilirsiniz?

Ben hâlâ törendeyim… O gün akşam yapılan törende…

Beştepe’de Külliye’deki törende…

Yeni Türkiye’ye ilk adım atılırken yapılan törendeki farka baktınız mı?

Frak yoktu… Senfoni yoktu… Smokin yoktu…

Ne vardı?

Mehter Marşı vardı… İstiklal Marşı vardı… Dua vardı… Allah’ın kelamı vardı…

Erdoğan’ın Başkanlık töreninde yaptığı o konuşmayı dinlerken içiniz kıpır kıpır olmadıysa lütfen kendinize yeniden bir format atın…

Erdoğan o akşam, dünyanın şahit olduğu Türkiye elitlerinin, ileri gelenlerinin, seçilmişlerinin bulunduğu altı binden fazla davetlinin huzurunda…

Ekranlardan yapılan canlı yayınla ulusal ve uluslararası kanallar aracılığıyla dünyadaki yüz milyonların huzurunda…

Kendisine oy versin vermesin 81 milyonun Cumhurbaşkanı olarak bir ilke imza atıyordu…

Herkesin hayran kaldığı… Kıskananların hasetlikten eridiği…  Baş döndüren zirvede o “dua” ediyordu…

“Ya Rab bizi kibirden muhafaza eyle, hasetten muhafaza eyle, haksızlıktan, adaletsizlikten, zulümden beri eyle. Bizi ailemizi, yol arkadaşlarımızı, yolların tuzaklarından koru. Sen ki her şeye gücü yetensin. Bu mübarek günde dileğimiz o dur ki, bu milleti bir kez daha zaferle müjdele ya Rabbi. Bu kutlu yolculuğu Türkiye için, milletimiz için, insanlık için hayırlara vesile eyle. Allah’ım yalnız senden yardım dileriz. Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet. Amin, amin, amin.”

Yeni Türkiye’nin Başkanı işte buydu…

Ve işte NATO zirvesinde liderler Erdoğan ile görüşmek için birbiriyle yarışıyordu...

Çünkü o inandığını yaşayan; yerine ve konumuna göre değil inancına göre yerini ve konumunu belirleyen, bu samimiyeti sebebiyle de asıl halkının gönlünde taht kuran yerli ve milli bir liderdi…

İşte bu lider, herkesi bir kere daha şaşırtan, kimine hayrette bırakan, kimini hayran bırakan ama ister dost ister düşman herkesi “takdir” etme mecburiyetinde bırakan kararla açıkladı kabinesini…

Hemen hiçbirinin bakan olmaya ihtiyacı yoktu. Her biri alanında başarıyı yakalamış sahada marka olmuş isimlerdi.  Yani laf değil iş üreten isimler…

İşte 15 Temmuz hain darbe girişimi böyle bir Türkiye’ye geçmenin önünü kesmek istiyordu… Ama bu oyunun senaristleri Erdoğan’ın halkıyla kurduğu gönül köprüsünü çözememişti…

15 Temmuz’da sivil asker karışımı hain girişimi başlattıklarında Erdoğan’ın halkı meydanlara çağıracağını, halkının da meydanlara akın edeceğini hesap edememişlerdi…

Erdoğan’ın BAŞKAN’lığını Temmuz ayında ilan etmesi, 15 Temmuz 2016 demokrasi zaferinin yıldönümüne gelmesi bakımından da manidardır…

Bu vesileyle 15 Temmuz 2016’da tankların önüne yatarak, meydanlara akın ederek demokrasisine ve “Reis”ine sahip çıktığı gibi 24 Temmuz 2018 seçimleriyle iç ve dış hainlere ve algı operasyonlarına rağmen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı BAŞKAN seçerek yeni Türkiye’nin önünü açan yüce Türk milletine şükranlarımızı sunuyoruz…

Her şey daha güzel olacak…

 

YORUM YAZIN

adınız ve soyadınız ile yorum yapabilirsiniz
YAZIYA İLK YORUMU SİZ YAPIN

Diğer Yazıları

Tüm Yazıları

Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.
istiklal.com.tr bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.