2824 Defa Okundu

Kelle koltukta çalışan sağlıkçılar için günlerce alkış yapıldı. 

Bugüne dek hasta yakınlarının yaptıkları saldırıları da unutmadık.

Hukuk karşısındaysa malpraktis ve komplikasyon ayrımı konusunda bazen korundular bazense yersiz suçlandılar. 

Çoğu hekim hiç bir ihmali olmadığı halde hastaları kollarında öldüğünde sarsıldığı gibi bazısının kendini aklaması da aylar sürmüştür.

***

Bugün ABD’de de tıbbi malzeme eksikliği tartışılıyor. Hem hekimleri hastalıktan korumak için, hem hastaları iyileştirmek için gereken malzeme eksikliği… Yani maske ve solunum cihazı. 

Sağlık sektörüne verilen $100 milyar  eksiği çözmeye yetmedi. Trump yönetimi ve firmalar stokçulukla suçlandı.

Test sonuç sürelerinin kısaldığını, FDA'ın 45 dakikalık testi onaylamasının ardından, Abbott'un üreteceği 15 dakikada sonuç veren testini onayladığını yazmıştım. 

Ekipmansız çalışmak ölüm

Türkiye maske ve solunum cihazı işinde şu an yol aldı. Ancak krizin başında bir aydır çok hasta görüldü.  Sadece maske değil gözlük gerektiği ortaya çıktı. 

Solunum cihazında Arçelik alkış aldı. 

Rumeli Türkleri Derneği 3D bağışlayarak siperlik desteği kampanyası yaptı. Ki bu siperlikle dalga geçildi ama burada da maske üzerine bundan takılmakta...

Ancak test sürelerinin uzunluğu sağlık çalışanı için ve onlar üzerinden vatandaş için risk. Nedenini açalım.

***

En üst risk grubu

Sağlık çalışanlarının sağlığının korunması kritik önemli. Hızlı teşhisi daha da önemli. Zira tarihte salgınları en çok bulaştıran, hekimler dahil sağlık çalışanları olmuş.

Önleyici tedavi olarak bir doz ilaç yapılmasını içeren protokol önerilerini gördük bazı hekimlerden gelen… Ama korumada efektif olmadığı çıktı ortaya.

Bugün COVID-19 olduğundan şüphelenenler, kendisinden sürüntü alacak sağlık çalışanının, kendisine virüs bulaştırabileceği endişesi taşıyor. Hastaneye gitmeyi geciktiriyor. Neden? Çünkü sağlıkçılar pozitif çıkmaya başladı. 

***

Sağlık çalışanlarının test edilmesi

Sağlık çalışanı en üst risk grubu. Herkes evde kalırken onlar işte. Sağlık çalışanları, özellikle görev yaptıkları hastane evlerine uzaksa, farklı bir sağlık kuruluşuna gittiklerinde, semptom göstermiyor diye test yapılmadan yollanmamaları en akılcı olan. 

Bunlar evlerine yakın sağlık merkezlerine gittiğinde, test yapmadan yollanırlarsa ne olur? Önce eve, ertesi gün işe giderler. Sonra meslektaşlarına ve hastalara hastalık bulaştırırlar. 

Covid testi veren bir hekimin de, acil semptompları yoksa ve yatırılmayacaksa, derhal eve yollanması en onemli önlemlerden. Testin sonuçlanması beklenemez izin almaları için. Hasta yoğunluğu, bunları nöbete yönlendirme gafletine düşürmemeli kimseyi. Bu, faciayı beraberinde getirir.

Sağlık personeline özel daha hızlı sonuç veren testlerden alınması mümkün olsa bu da kolaylaştırır.

COVİD'den iyileşen hekimin dönüşü

Ikincisi, "öldürmeyen Allah öldürmedi" diyerek, COVID19 tedavisi sonrası iyileşen sağlık personeline yeniden nöbet verilirken dikkat edilmeli. 

Özellikle yoğun acil servislerde ve COVID-19 ile ilgili servislerde calışanlara, tedavi süresince olmadıkları için adeta ceza gibi üst üste nöbet verilmemesi iyi olacaktır. Bu kişilerin bağışıklık sitemlerinin ikinci bir corona virus kapmaları halinde, bir kez daha bu kadar kolay iyileşemeyeceğine dair veriler var.

Uzun nöbet verilecekse aralıklarla verilmeli ve bünyeleri dinlenebilmeli. Canla başla kelle koltukta savaşırken hastalanmış kişiyi yine cephede en öne atmaya kalkmak olmaz. 

Bakanlık pozitif dönem sonrası, 14 gün izolasyon ardından yeni test çalışılması, ardından da testin tekrarı ile negatif gelmesi halinde, bu doktorların bağışıklık sistemini gözeten bir çerçeveyi netleştirmeli. Bu doktorların sağlıklarını, almış oldukları tedavinin yan etkileri de göz önünde bulunarak korumalı. Buna göre göreve dönmelerini garantilemeli. 

İhmallerin takibi ve zihniyet

Sağlık personeli ile ilgili gerek muayene olmaları ve test uygulanması noktasında gerek mesailerine dair ihmal gösteren hastaneler, hekimler ve yoneticiler takip edilmeli.

Bu, halkın da sağlığını riske atan uygulamlara göz yumulmasını önleyebilir.

 Disiplin işlerinin iyi soruşturulması hem sağlık calışanının haklarını, sağlığını korumakta hem hastaları onlardan gelecek enfeksiyona karşı korumakta onemli. 

***

Hekimler, ihmalden hastalık kaptıklarında haklarını arayabilecek durumda değil. 

Bugüne dek hukuk karşısında malpraktis ve komplikasyon ayrımı konusunda bazen korundular bazen yersiz suçlandılar. Ve bazısının kendini aklaması aylar sürdü. Küçük bir azınlık belki hatasını aklama derdine düşmüştür.

Turkiye tıp hukukunu daha iyi oturtmalı. Ve bu idari olarak doktoru koruyan, idareye karşı da doktor hukukunu koruyan bir sistem olmalı.

Bugünler bizim onların haklarını dile getirme günümüz. Her gün işe giderken “bunun için mi okuduk” diye kendilerine soruyorlar. Işlerini yapmak istemeseler işsiz kalacaklar, yapsalar ölebilirler…

Kendilerine en büyük desteği vermesi gereken de halkın sağlığını da düşünerek, yine kendi meslektaşları olmalı… 

Çünkü Sağlık Bakanlığı bu kaos sırasında tek tek vaka bazlı durumlarla ilgilenemeyebilir. Denge, sağlık yöneticileri ve çalışanları arasında, bir zihniyetin oturmasıyla sağlanacak.

Coronaya özel ek ödeme, aile hekimlerine kesinti hikayesi ve temizlikçiler

Sağlık çalışanlarına bu dönem gelen  ek mali desteğin, bu kişiler hastayken kesilmesi geçim telaşına dair kaygıya yol açar. Bu da hastaliklarını gizlemeyi, baskılayıp risk alarak çalışmayı beraberinde getirebilir. 

 Aile Hekimleri Federasyonu (AHEF) Başkanı Dr. Özlem Sezen, virüse yakalanan ya da şüphe nedeniyle 14 gün karantinaya alınan aile hekimlerinin maaşlarının çalışamadıkları gün oranında kesildiğini açıklamış. 

Bu eksik bir açıklama. Aile hekimleri zaten özel statüde bir ücret yönetmeliğine tabi. 2010'dan beri kendilerine ücretli izin hakkı 7 gün veriliyor. Raporlu olduklarında yerlerine bir hekim bulmazlarsa ücret kesiliyor. Korona zamanı sanki böyle bişey yapılmış gibi sunmak doğru değil. 

Bununla birlikte aile hekimleri genel olarak bu sisteme itirazda haklı. 

Kaç korona vakası, ilk önce aile hekimine gitti. Virüs kapan hekimler oldu. Onları ayırmak doğru mu? Eminim Sağlık Bakanlığı bu vesileyle bu durumu da gözden geçirecektir.

Bu insanlar eğer hasta olmadıkları halde korkudan kendilerine karantina yapıyorlarsa bu etik olmaz. Ancak COVID'li hasta gördülerse, başka sebeplerden risk altındalarsa (yakınlarında hasta olması, hastayla temas, yurtdışı geçmişi vs gibi (CDC'nin ((Hastalıkları Önleme ve Kontrol Merkezi)) belirttiği hususlar) durum farklı olmalı. Kendilerinin ve halkın sağlığı için evde kaldıkları sürede maaş alabilmeleri iyi olur. Zira çoğu yerlerine nöbet tutacak birine muhtaç kalmış oluyor ücret noktasında. Bu hiçbir SGK'lının başına gelmiyor.

***

Temizlik personeli 

Sağlık personeline bu dönem yapılan ek destek, hastanelerde büyük riskler alan temizlik ve hasta bakıcılara da sağlanmalı. Onlar olmasa krizi yönetmenin daha da zorlaşacağı açık.

Yorumlar