3724 Defa Okundu

“Hem insanlar hem hayvanlar zarar görmesin” diyenlere ısrarla hayvanperest ve itperest diye hitap eden, insan ve çocuk sevmemekle suçlayanlara insanperest, çocukperest desek olur mu?

Olmaz! İyi o zaman niye böyle bir soru sorduk. Söyledikleri sözün ne kadar mesnetsiz olduğunu belki anlayan birileri çıkar diye!

Bu insan tipleri hayvanseverler ile hayvan sevmekle ilgisi olmayan bazı dernekleri de birbirine karıştırır altında rant ararlar.

Sahadaki hayvanseverler yapılması gereken yapılmadığı için büyük bir fedakarlıkla sokak canlarını beslemeye, tedavi ettirmeye çalışırlar.

Mesela bulaşıkçılık yapan bir hayvansever tabaktaki bir pirinç tanesini bile ayıklar, sokaktaki canlara yemek toplamak için!

Diğer bir hayvansever hayvanların doğal ortamında yaşama olanaklarını elinden alıp bizi onlar ile ilgilenmek zorunda bırakıp hayatlarımızdan çalanlar ile öbür dünyada hesaplaşacağız der!

Hiçbir hayvansever barınağın birinde ayakta duramayıp sürünecek duruma gelmiş, ayakları kesilmiş, benzinlikte açlıktan, korkudan ve geçirdiği hastalıktan tir tir titreyen bir can gördüğünde duyarsız kalamaz.

Varmak istediğim nokta hayvan düşmanları olmasa, hayvanları da korumaya gerek kalmayacak.

Diğer bir konu ülkemizde hayvanlar üzerinden çıkarılan kargaşaya körükle destek vermeleri.

Başıboş Köpek Sorunu adlı bir twitter adresinin peşinden giderek nasıl bir oyunun içine çekildiklerinin farkında bile değiller. Çünkü bu hesabı yönetenler acıları kullanarak sürekli “Devlet bir şey yapmıyor. Silahlanın” çağrısı etrafında devamlı dönmektedir. Bu kişilerin FETÖ ile işbirliği içerisinde oldukları bazı kaynaklara dayandırılarak söylenmektedir. Öyle ya da böyle hiç fark etmez Türkiye’de bir kaos çıkarmak için uğraştıkları çok açık ortadadır.

Bir Gazeteci olmamın ötesinde HAYKADER Başkanı olarak uzun araştırmalar sonucu hiçbir canlının zarar görmemesi amacıyla hazırlayıp kamuoyu ile paylaştığımız “Mancacılık 2022” projesini bir kez okumayıp sözde çözüm isteyenlerin suratına vursak yeridir. Hani hayvanlar da zarar görmesin istiyorlar ya, medyada yer almasından mütevellit bu projeden haberleri olduklarına eminim ve bunun için de rahatlık ile söylüyorum. Zaten okumuş olsalardı bu projenin hayvanlar üzerinden dernekler adı altında rant sağlayanların hiç işine gelmeyeceğini görürlerdi.

Kapı ardında destek vermekle de olmuyor bu işler!

Peki biz bu tiplere bir şey kanıtlamaya mecbur muyuz?

İnsanları ne kadar sevdiğimizi mesela!

Asla değiliz, bu kimsenin haddi değil, bir adım geri atsınlar.

Ancak masum canlar için mücadele etmeye mecburuz.

Maalesef bunlara medeniyetimizde hayvan sevgisini, Hz. Peygamber’in şefkatini, uygulamaları, projeleri anlatmak imkansız. Göz perdeleri kapalı.

Hiçbir dilden anlamayana artık söyleyecek bir şeyimiz yok. Yeterince anlarlar diye umut ettik. Geldiğimiz nokta vicdansızlığın sefaletinden başka bir şey değil.

Ben bu ülkenin bir vatandaşı olarak devletime sesleniyorum.

Köpekleri küçücük çocukların taciz ettiği duruma biz nasıl geldik?

Son zamanlarda köpek saldırılarının artması konusunda bir araştırma yapıldı mı?

Köpekleri önce kışkırtıp sonra saldırdı gibi gösterenler ile ilgili ne yapıldı?

Merdivenaltı köpek üretimi yapıp internetten satış yapanlar neden halen var?

Kısırlaştırma gibi talepler ile ortaya koyulan projeler niçin gerektiği karşılığı görmüyor?

4 yaşındaki minicik Asiye Ateş’e pitbul cinsi 2 köpeğin saldırısına ilişkin davada “olası kasıtla yaralama” ve “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçlarından tutuklu yargılanan 4 sanık nasıl tahliye edildi? (Önlem almayan, köpeğini sokakta tasmasız ve ağızlık takmadan bırakan kişi cinayete teşebbüsten yargılanıp en ağır cezayı almalıdır.)

Bu ve benzeri sorulara cevap vermemiz elzem.

Çünkü çözüm burada! Çözüm cümlesinin içine sıkıştırılan her kötü sözün sonunun çözümsüzlük olduğu aşikar.

Hayırsız Ada köpek katliamını yapanlar ile “25 adet komple köpek itlaf aracı satın alınacaktır” diyen Bedrettin Dalan’ın zihniyetinin bugün süslü merhamet cümlelerine itibar edilmemelidir.

“İhtiyaç sahibi biri var yardım etmemiz gerekir” denildiğinde nasıl duyarsız oldukları da çok iyi bilindiğinden merhametten bahsedip hayvan düşmanlığı yapanların gerçekte ne kadar insanları sevdiğini de biliyoruz.

Vicdan gerçekte hem insanların hem de hayvanların zarar görmemesini isteyenler ile birlikte hareket etmeyi gerektirir.

Vicdan pazarlamacılığı yapanların diline zaten insan olan rağbet göstermez.

 

 

Yorumlar