Hayalden gerçeğe

Tarih, 30 Eylül 2019’u gösterdiğinde Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın konuşması kaç kişi için inandırıcı olmuş, ya da kaç kişi kıs kıs gülmüştür bilemeyiz. Ama kişisel kanaatim, kıs kıs gülenlerin sayısının hiç de az olmadığı yönünde.

Böyledir hayat, hayal etmeyenin gerçeği de olmaz...

Tarih, 30 Eylül 2019’u gösterdiğinde Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın konuşması kaç kişi için inandırıcı olmuş, ya da kaç kişi kıs kıs gülmüştür bilemeyiz. Ama kişisel kanaatim, kıs kıs gülenlerin sayısının hiç de az olmadığı yönünde.

O günkü toplantıda Albayrak, Türkiye'nin 2020-2022 dönemini kapsayan üç yıllık Yeni Ekonomi Programı'nı açıklamıştı.

Üç yıllık dönemi ilişkin büyüme, işsizlik, ihracat gibi makro hedeflerin arasında enflasyon da vardı. Bir önceki yıl, yani 2018’de yüzde 20’yi aşan enflasyon için Bakanın hedefi yüzde 12 idi.

Gerçi bir önceki yıla kıyasla enflasyon geriliyordu ama yüzde 12 hedefi hayli iddialıydı. Çünkü enflasyon bir önceki yılın kasım ayında yüzde 1.44, aralık ayında da yüzde 0.40 gerilemişti. Bu yıl da aynı aylarda benzer başarı elde edilebilir miydi?

İşte Bakan Albayrak’ın açıkladığı enflasyon hedefine kimilerinin inandırıcı bulmayarak, kıs kıs gülmüş olabileceğini bu nedenle tahmin ediyorum.

Ancak gelişmeler Bakanı haklı çıkaracak gibi. Zira eylülde enflasyon yüzde 0.99, ekimde ise yüzde 2 oranında arttı. Ekim ayı itibariyle yıllık artış yüzde 8.55 oldu.

2019 yılı enflasyonu için geriye iki ay kaldı, ancak daha önce de belirttiğim gibi geçtiğimiz yıl enflasyon kasımda yüzde 1.44, aralıkta ise yüzde 0.40 gerilemişti.

Bu yıl benzer tablo olmasa ve her iki ayda da enflasyon gerilemek yerine, cüzi oranda artsa bile yılsonu için hedeflenen yüzde 12’lik oranın gerçekleşmesi mümkün görünüyor...

İşsizlik, büyüme, enflasyon bunlar tabii ki bir ekonomi için en temel göstergeler. Ama ben enflasyonun bu üç temel gösterge arasında hayli önemli olduğunu düşünüyorum.

Çünkü, işsizlik ve büyümenin yolu da enflasyondan geçiyor. Türkiye enflasyonun ve faizlerin belini kırmadıkça, beklenen büyümenin sağlanması pek mümkün değil.

Çünkü öz kaynakları güçlü bir iş dünyasına sahip değiliz. Yatırımcı makul faiz oranlarıyla parasal kaynağa ulaşamadığı sürece yatırım da yapamıyor.

Görünen köy kılavuz istemez, bu yılki başlangıçtı. Hedeflendiği gibi enflasyonun 2020’de yüzde 8’lere, 2021’de de yüzde 5’lere inmesi yatırımların yeniden hızlanması anlamına geliyor.

Zaman, ekonomide yeni bir hikâye yazma ve nerde kalmıştık, deme zamanı.

 

Yorumlar